
Sorun biliniyor.
Çözüm uygulanmıyor.
Tanım tartışması bitmiştir.
Asıl soru şudur:
Bu sorun neden durdurulmuyor?
Bir ülkede
bir sorun sürekli anlatılıyorsa,
insanlar hâlâ aynı yerde duruyorsa,
orada eksik olan bilgi değildir.
Orada eksik olan iradedir.
Devlet dediğiniz yapı
sadece kanun yazmaz.
Uygular.
Denetler.
Korur.
Bu üçünden biri eksikse,
sistem işlemez.
Bugün eksik olan budur.
Kanun var.
Uygulama zayıf.
Yetki var.
Denetim yetersiz.
Sorumluluk var.
Sonuç yok.
Bu ne demek?
Sorumluluk üstlenilmiyor demek.
Bir kurum
kendi alanını korumazsa,
başka bir kurum müdahale etmez.
Sonuç bellidir.
Sorun ortada kalır.
İnsan ortada kalır.
Bir çalışan mobbinge uğradığında başvuru yapar.
Süreç başlar.
Hayat durmaz.
İş yeri devam eder.
Baskı devam eder.
Şiddet devam eder.
Bu tabloyu kabul eden sistem
tarafsız değildir.
Seyirci değildir.
Taraf olmuştur.
Geç müdahale eden bir yapı,
koruyucu değildir.
Görmezden gelen bir yapı,
masum değildir.
Bu yüzden mesele açıktır:
Mobbing sadece bir davranış değildir.
Mobbing, korunmayan bir alandır.
Korunmayan her alan,
şiddeti büyütür.
Denetlenmeyen her yapı,
sorunu kalıcı hale getirir.
Hesap sorulmayan her yer,
güç üretir.
Güç denetlenmezse,
suistimal edilir.
Bu bir istisna değildir.
Bu bir düzendir.
Bugün yaşanan budur.
İnsanlar konuşmuyor.
Konuşmanın karşılığı yok.
Başvuru yapılıyor.
Sonuç alınmıyor.
Sonuç alınmayan bir sistem,
güven üretmez.
Güven olmayan yerde
hak aranmaz.
Hak aranmayan yerde
adalet işlemez.
Adalet işlemiyorsa,
devlet eksiktir.
Soru nettir:
Devlet nerede?
Cevap da nettir:
Korunamayan her insan,
o boşluğun içinde kalmaktadır.
Bu bir ihmal değildir.
Bu bir tercihtir.
Devam edecek….













