
Kesinleşmiş hüküm şunu söyler:
Bu alan park olarak kalacaktır.
Bu alanın kullanım amacı değiştirilemez.
Bu alanda gelir getirici tesis kurulamaz.
Danıştay’ın yerleşik içtihadı açıktır:
“DOP kapsamında kamuya terk edilen park ve yeşil alanlar, plan değişikliği yapılmadan ve kamu yararı açıkça ortaya konmadan farklı kullanımlara açılamaz.”
Geçmişte aynı alanda bir büfe yapılmak istenmiştir.
Dava açılmıştır.
Mahkeme iptal etmiştir.
Danıştay onamıştır.
Yapı kaldırılmıştır.
Dosya kapanmıştır.
Bugün aynı yerde yeniden bir yapı vardır.
Adı değişmiştir.
“Emekli lokali.”
Tanımı değişmiştir.
“Geçici yapı.”
Sahaya bakıldığında “geçici” ifadesi ortadan kalkmaktadır.
Beton zemin vardır.
Elektrik bağlantısı vardır.
Su hattı vardır.
Kanalizasyon vardır.
Doğalgaz vardır.
Bu tablo geçici değildir.
Bilirkişi raporu bu noktada nettir:
“Yapı geçici nitelikte değildir, kalıcı özellikler taşımaktadır.”
Aynı raporda yer alan kritik tespit:
“İmar planı değişikliği yapılmadan fiilî uygulamayla plan değişikliğine gidilmesi yönünde girişim söz konusudur.”
Bu cümlenin sade karşılığı şudur:
Planı değiştirmeden planı değiştirmek.
İmar hukuku açıktır.
Plan değişmeden uygulama olmaz.
Uygulama varsa, plan ihlal edilmiştir.
Sahadaki en güçlü tanık ağaçlardır.
Kesilmiş gövdeler.
Yerinde duran kökler.
Beton altında kalan alanlar.
Uydu görüntüleri,
yeşil alanın zaman içinde nasıl seyrekleştiğini ve ardından boşaldığını göstermektedir.
Bilirkişi raporu:
“Alan üzerindeki bitki örtüsünde kayıp bulunmaktadır.”
Devam edecek













