• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aydan Baktır: “Kıskanırım Seni Ben, Kıskanırım Kendimden”

Aydan Baktır by Aydan Baktır
9 Ağustos 2026
in Yazarlar
0
Aydan Baktır: Norma Jeane’i kim öldürdü?
0
SHARES
60
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

“Kıskanırım seni ben, kıskanırım kendimden…Bu nasıl aşk Allah’ım, öleceğim derdimden…”

Bazı duygular vardır, psikoloji onları açıklamaya çalışır; edebiyat ise yaşatır.

Kıskançlık da onlardan biri.

Bir kelime söylersiniz ve arkasından koca bir insanlık tarihi açılır. Kabil çıkar karşınıza, Iago çıkar, Othello çıkar, Proust’un Swann’ı çıkar. Dante, Araf’ın bir katında gözleri demir telle dikilmiş kıskançları gösterir.

Çünkü kıskançlık yalnızca bir duygu değildir.

İnsanın başkasına bakarken kendisini kaybetme biçimlerinden biridir.

Yıllar önce dinlediğim bir TED konuşmasında kıskançlıkla haset arasında bir ayrım yapılmıştı.

Belki asıl mesele ayrımın kendisinden çok şu soruda:

Hayatımızı ne kadar başkalarının hayatına bakarak yaşıyoruz?

Birinin başarısını görüp “Ben de istiyorum” demek başka,

“Onun olmasın” demek başka.

İlki bizi kendimize döndürebilir.

Birinin cesaretini görürüz, kendi korkularımızı sorgularız. Bir sanatçıyı görürüz, belki içimizde susturduğumuz yaratıcı tarafı hatırlarız.

Bazen başkasının hayatı, bizim henüz yaşanmamış ihtimalimizin fragmanıdır.

Ama sonra cümle değişir:

“Ben de istiyorum”dan “O neden sahip?”e.

İşte orada kıskançlık kararmaya başlar.

Dante’nin kıskançlara verdiği ceza bu yüzden çok çarpıcıdır: Gözleri dikilmiştir.

Başkasının hayatına bakarak yaşayanlar artık göremezler.

Ne güçlü bir imge.

Bugün elimizde telefonlar var. Başkasının evini, bedenini, sevgilisini, başarısını, seyahatini görmek için kapı kapı dolaşmamıza gerek yok.

Dante’nin demir telleri yok belki ama ekranlar var.

Bakıyoruz.

Karşılaştırıyoruz.

Ve sonra kendi hayatımıza başkasının cetveliyle bakıyoruz.

Başkasının ışığını ölçerken kendi ışığımızı unutuyoruz.

Shakespeare’in Othello’su kıskançlığın başka bir yüzünü gösterir.

Önce küçük bir şüphe gelir. Sonra ihtimaller çoğalır. Bir süre sonra insan gerçeği değil, kendi zihninin kurduğu hikâyeyi yaşamaya başlar.

Proust’un Swann’ı da sevdiği insanın kendisine ait olmayan dünyasını keşfettikçe, aşkın içine sahip olma arzusunun nasıl sızdığını gösterir.

Belki kıskançlığın temelinde tam da bu vardır:

Ötekinin, bizden bağımsız bir hayatı olduğunu kabullenememek.

Oysa başkasının güzelliği bizim güzelliğimizi azaltmaz.

Başkasının başarısı bizim başarısızlığımız değildir.

Başkasının sevilmesi, bizim daha az sevildiğimiz anlamına gelmez.

Ama kendimizi sürekli bir sıralamanın içinde görüyorsak, her başkasının yükselişi bize kendi düşüşümüz gibi görünür.

Ve insan bir süre sonra başkasının hayatını izlemekten kendi hayatını yaşamaya vakit bulamaz.

Belki bu yüzden kıskançlık aslında bize başkasını değil, kendimizi anlatır.

Kimi kıskanıyorsak, belki orada kendimizin bir parçası saklıdır.

Birinin özgürlüğünü kıskanıyorsak, belki özgürlüğümüzü unutmuşuzdur.

Birinin cesaretini kıskanıyorsak, belki kendi cesaretimizi susturmuşuzdur.

Bir sanatçıyı kıskanıyorsak, belki bizim de söyleyecek bir sözümüz vardır.

Kıskançlık bazen kötü bir duygu değil;

yanlış okunmuş bir mektuptur.

Ama bir sınır var.

“Ben de istiyorum” ile “onun olmasın” arasındaki sınır.

İlki bizi büyütebilir.

İkincisi bizi küçültür.

Çünkü başkasını küçülttüğümüzde biz büyümeyiz.

Başkasının ışığını kısmak, bizim odamızı aydınlatmaz.

Belki olgunluk hiç kıskanmamak değildir.

Belki kıskandığımızı fark ettiğimiz anda kendimize dönmektir:

Ben onda ne görüyorum? Ben aslında ne istiyorum? Ve bunu kendim için yapabilir miyim?

Sonra o şarkı yeniden geliyor:

“Kıskanırım seni ben, kıskanırım kendimden…”

Belki insanın en büyük rakibi başka insanlar değildir.

Kendi içinde yaşayamadığı ihtimallerdir.

Ve belki hayatın en zarif sınavlarından biri şudur:

Başkasının ışığını seyrederken kendi ışığından utanmamak

Önceki Yazı

Duygu Şengül: Huzur

Sonraki Yazı

“Zorba” Balesi Hierapolis’te sahnelendi

Aydan Baktır

Aydan Baktır

Sonraki Yazı
“Zorba” Balesi Hierapolis’te sahnelendi

“Zorba” Balesi Hierapolis’te sahnelendi

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda  “Il Silenzio”yu tanıttı

Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda “Il Silenzio”yu tanıttı

23 Eylül 2026
Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

23 Eylül 2026
Av. Özge Özmen Korkut: Uygulamada En Sık Karşılaşılan Hukuki Hatalar – 2

Av. Özge Özmen Korkut: Uygulamada En Sık Karşılaşılan Hukuki Hatalar – 2

23 Eylül 2026
“Remembering the First Opera Night in İstanbul” İstanbul’daki İlk Opera Gecesini Hatırlamak / Rengigül Yaltırık Ural

“Remembering the First Opera Night in İstanbul” İstanbul’daki İlk Opera Gecesini Hatırlamak / Rengigül Yaltırık Ural

23 Eylül 2026

Son Yazılar

Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda  “Il Silenzio”yu tanıttı

Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda “Il Silenzio”yu tanıttı

23 Eylül 2026
Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

23 Eylül 2026
Av. Özge Özmen Korkut: Uygulamada En Sık Karşılaşılan Hukuki Hatalar – 2

Av. Özge Özmen Korkut: Uygulamada En Sık Karşılaşılan Hukuki Hatalar – 2

23 Eylül 2026
“Remembering the First Opera Night in İstanbul” İstanbul’daki İlk Opera Gecesini Hatırlamak / Rengigül Yaltırık Ural

“Remembering the First Opera Night in İstanbul” İstanbul’daki İlk Opera Gecesini Hatırlamak / Rengigül Yaltırık Ural

23 Eylül 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda  “Il Silenzio”yu tanıttı

Lug Von Siga Lug Von Siga, Milona moda haftası’nda “Il Silenzio”yu tanıttı

23 Eylül 2026
Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

Belgin Aksoy: Daha fazlasına değil, daha iyisine sahip olmak

23 Eylül 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.