• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

Aşkım Tan by Aşkım Tan
4 Temmuz 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir
0
SHARES
7
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

“Bir toplumun kaderini, yaptığı hatalar değil; aynı hataları kaç kez tekrarladığı belirler.”

— Aşkım Tan

BU BİR ÖSYM YAZISI DEĞİLDİR.

Bu bir iptal edilen sınav sorusu yazısı da değildir.

Bu, bir ülkede neden bu kadar çok “pardon” duyduğumuzu sorgulama yazısıdır.

Çünkü hiç kimse durup dururken “pardon” demez.

“Pardon”, yapılan bir hatanın ardından söylenir.

Bir yanlışın…

Bir ihmalin…

Yanlış bir tercihin…

Yanlış bir kararın ardından…

O hâlde asıl soru, neden bu kadar çok “pardon” duyduğumuz değildir.

Asıl soru, bizi sürekli “pardon” demek zorunda bırakan yanlışların neden değişmediğidir.

Bir sınav sorusu iptal edilir.

Bir cevap anahtarı değiştirilir.

Bir açıklama yapılır.

Bir özür dilenir.

Öyle sanılır.

Oysa hiçbir “pardon”, başladığı yerde değildir.

Her “pardon”, çok daha önce verilmiş yanlış bir kararın, ertelenmiş bir sorumluluğun ve görmezden gelinmiş bir uyarının gecikmiş itirafıdır.

Çünkü hiçbir “pardon”, tek başına doğmaz.

Ama belki de asıl acı olan, bir kez “pardon” denmesi değildir.

Asıl acı olan, aynı “pardon”ların yıllardır tekrar ediyor olmasıdır.

Çünkü aynı yanlışlar tekrar ediyorsa…

Aslında sorumluluk alınmıyor demektir.

Yalnızca aynı bedeller, farklı insanlara ödetiliyordur.

Neredeyse her güne yeni bir acıyla başlıyoruz.

Bir deprem…

Bir maden faciası…

Yanan ormanlar…

Kuruyan göller…

Zehirlenen topraklar…

Bir kadın cinayeti…

Bir çocuk istismarı…

Bir sağlık ihmali…

Bir adalet hatası…

Bir eğitim skandalı…

Yoksullaşan aileler…

Ülkesini terk eden gençler…

Göç eden bilim insanları…

Kapanan fabrikalar…

Üretimden vazgeçen çiftçiler…

Kaybolan yıllar…

Acılar değişiyor.

Alanlar değişiyor.

Mağdurlar değişiyor.

Ama değişmeyen tek şey…

“Pardon.”

Oysa hiçbir sonuç tek başına doğmaz.

Deprem öldürmez.

Denetimsizlik öldürür.

Maden öldürmez.

İhmal öldürür.

Ormanlar kendiliğinden yok olmaz.

Yanlış kararlar doğayı tüketir.

Kadınlar yalnızca katiller tarafından öldürülmez.

Korunamadıkları sistemde de ölür.

Çocuklar yalnızca istismar edilmez.

Korunamadıkları için kaybolurlar.

Gençler yalnızca iş bulamadıkları için gitmez.

Umutlarını kaybettikleri için gider.

Masum bir insan yıllar sonra özgürlüğüne kavuşabilir.

Ama çalınan ömrünü hangi “pardon” geri verebilir?

Çocuğunun büyüdüğünü göremediği yılları…

Anne babasının son nefesine yetişemediği günü…

Dağılan ailesini…

Çalınan hayatını…

Hangi “pardon” telafi edebilir?

Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değildir.

Hepsi, yanlış kararların farklı alanlardaki sonuçlarıdır.

Çünkü doğru tercihler güven üretir.

Doğru tercihler adalet üretir.

Doğru tercihler üretim üretir.

Doğru tercihler bereket üretir.

Doğru tercihler umut üretir.

Yanlış tercihler ise…

Eninde sonunda bir “pardon” üretir.

Belki de en büyük tehlike, sürekli “pardon” duymamız değildir.

Asıl tehlike, artık kimsenin “pardon” deme ihtiyacı bile hissetmemesidir.

Çünkü yanlışlar tekrarlandıkça normalleşti.

İhmaller sıradanlaştı.

Acılar kanıksandı.

Hesap sorulmaması alışkanlık oldu.

Toplum, yanlışa alıştırıldı.

Özür bile gereksiz görülecek kadar duyarsızlaşıldı.

Çünkü yanlışlar yalnızca yapıldıkları için büyümez.

Sorgulanmadıkları için büyür.

Konuşulmadıkları için büyür.

Hesabı sorulmadığı için büyür.

Belki de her “pardon”, zamanında söylenmeyen sözlerin, sorulmayan soruların ve bozulmayan suskunluğun gecikmiş itirafıdır.

İşte tam da bu yüzden…

Bugün yalnızca birbirimizden değil…

Cumhuriyet’in kurucusundan da özür borçluyuz.

Pardon Atam…

Bize emanet ettiğin aklı koruyamadık.

Bilimi hak ettiği yere koyamadık.

Liyakati gerektiği gibi savunamadık.

Kurumlarımızı güçlendiremedik.

Yanlışlarımızdan ders çıkarmak yerine, onları çoğu zaman görmezden geldik.

Belki de bugün duyduğumuz her “pardon”, emanetine sahip çıkamayışımızın gecikmiş itirafıdır.

Bir “pardon” da gelecek nesillerimize borçluyuz.

Çünkü onlara daha güvenli bir ülke bırakamadık.

Daha adil bir düzen kuramadık.

Daha güçlü kurumlar emanet edemedik.

Bilimin yol gösterdiği…

Hukukun koruduğu…

Üreten…

Düşünen…

Gençlerinin gitmek değil, kalmak istediği bir Türkiye’yi teslim edemedik.

Bugün ödediğimiz bedeller yalnızca bizim değildir.

Yanlış tercihlerimizin yükünü bizden sonra doğacak çocuklar da taşıyacaktır.

Ama hâlâ geç değildir.

Çözüm daha çok “ pardon” demek değildir.

Çözüm;

Liyakati yeniden esas almaktır.

Bilimi yeniden pusula yapmaktır.

Hukuku yeniden güvence hâline getirmektir.

Kurumları kişilere değil, ilkelere emanet etmektir.

Yanlışın bedelini özürle değil, hesap vererek ödemektir.

Gerçek özür, “pardon” demek değildir.

Gerçek özür, aynı yanlışı bir daha yapmamaktır.

Bir daha “pardon” demek zorunda kalmayacak bir düzen kurmaktır.

Bir ülkenin kaderini, söylediği “pardon”lar değil…

O “pardon”ları doğuran kararlar belirler.

 

 

Önceki Yazı

Semra Kosovalı: Miras kavgası

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

4 Temmuz 2026
Semra Kosovalı: Miras kavgası

Semra Kosovalı: Miras kavgası

4 Temmuz 2026
Beste Mum: “Zayıf görünen çocuklar da obezite riski taşıyabilir”

Beste Mum: “Zayıf görünen çocuklar da obezite riski taşıyabilir”

3 Temmuz 2026
Doğum Günü Kutlama Tarihçemiz / Rengigül Yaltırık Ural

Doğum Günü Kutlama Tarihçemiz / Rengigül Yaltırık Ural

3 Temmuz 2026

Son Yazılar

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

4 Temmuz 2026
Semra Kosovalı: Miras kavgası

Semra Kosovalı: Miras kavgası

4 Temmuz 2026
Beste Mum: “Zayıf görünen çocuklar da obezite riski taşıyabilir”

Beste Mum: “Zayıf görünen çocuklar da obezite riski taşıyabilir”

3 Temmuz 2026
Doğum Günü Kutlama Tarihçemiz / Rengigül Yaltırık Ural

Doğum Günü Kutlama Tarihçemiz / Rengigül Yaltırık Ural

3 Temmuz 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

Aşkım Tan: Hiçbir “Pardon” Tesadüf değildir

4 Temmuz 2026
Semra Kosovalı: Miras kavgası

Semra Kosovalı: Miras kavgası

4 Temmuz 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.