• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

Aşkım Tan by Aşkım Tan
27 Temmuz 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir
0
SHARES
15
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Bu bir siyasi parti değerlendirmesi de değildir.

Bu, Türkiye’de siyaset yapmaya ve ülkeyi yönetmeye talip olan bir partinin, kendisini hangi değerler ve hangi kurallar üzerine inşa ettiğini anlamaya çalıştığım bir tüzük okumasıdır.

Çünkü seçim meydanlarında söylenen sözler değişebilir.

Afişler değişebilir.

Sloganlar değişebilir.

Liderler değişebilir.

Ama bir siyasi partinin tüzüğü, değiştirildiği güne kadar o partinin kurumsal iradesini ortaya koyar.

Tüzük yalnızca bir teşkilat şeması değildir.

Bir partinin devlete, hukuka, demokrasiye, Cumhuriyet’e ve kendi içindeki iktidara nasıl baktığının resmî belgesidir.

Bu nedenle bu yazıda kişileri değil…

Tüzüğü okuyorum.

Okurken de yalnızca eksik aramıyorum.

Doğru bulduğum ifadeleri teslim ediyor, tartışılması gereken hükümleri sorguluyor, metinde açıkça yer almayan kavramların neden bulunmadığını anlamaya çalışıyorum.

Çünkü gazetecilik, bir belgeyi önceden verilmiş bir hükme uydurmak değildir.

Belgenin söylediklerini de söylemediklerini de aynı dikkatle kamuoyunun önüne koymaktır.

Tüzüğü okumaya başladığımda ilk dikkatimi çeken; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, demokrasiye, insan haklarına ve hukuk devletine yapılan vurgular oldu.

Metin; adalet, hakkaniyet, liyakat, şeffaflık, fırsat eşitliği, ifade ve ibadet özgürlüğü, toplumsal barış ve kamu kaynaklarının adil kullanılması gibi önemli hedefler de ortaya koyuyor.

Cumhuriyet ile demokrasiyi birbirini tamamlayan iki ayrılmaz değer olarak tanımlıyor.

İşkenceyi insanlık suçu kabul ediyor.

Yolsuzluktan arındırılmış, ilkeli ve temiz bir yönetim anlayışından söz ediyor.

Parti üyelerinin aidat borcu bulunmasının oy kullanmalarını ya da delege seçilmelerini engellemeyeceğini belirtiyor.

Anayasa Mahkemesi denetiminden geçen yıllık mali tablonun partinin resmî internet sitesinde yayımlanmasını öngörüyor.

Bunlar görmezden gelinecek hükümler değildir.

Bunları görmezden gelmek de…

Görüp söylememek de…

Gazetecilik olmazdı.

Fakat gazeteciliğin görevi yalnızca belgede yazılanları aktarmak değildir.

Yazılanların birbiriyle ne ölçüde örtüştüğüne ve hangi temel kavramların açıkça ifade edilmediğine de bakmaktır.

Çünkü bazen bir metni anlamlı kılan yalnızca içinde bulunan cümleler değil…

Bulunmayan kavramlardır.

Tüzükte;

“Millî ve manevi değerler” var.

“İnanç” var.

“Mukaddesat” var.

“Yüksek ahlak” vurgusu var.

Türk milletine bağlılık, millî birlik ve bütünlük, kardeşlik hukuku ve dayanışma kültürü var.

Cumhuriyet var.

Demokrasi var.

Hukukun üstünlüğü var.

Bütün bunlar partinin benimsediği değerler arasında açıkça ifade ediliyor.

Aynı dikkatle yaptığım okumada ise üç kavrama açık bir ifadeyle rastlayamadım:

Mustafa Kemal Atatürk…

Atatürk ilke ve inkılapları…

Laiklik…

Bu, tek başına bir hüküm vermek için yeterli değildir.

Bir tüzükte Atatürk’ün adının yazılması, o partinin Atatürk’ün düşüncelerini gerçekten uygulayacağının güvencesi değildir.

Bir kavramı yazmak, onu yaşatmaya yetmez.

Yazmamak da tek başına o değerin reddedildiğini kanıtlamaz.

Ama soru sormak için yeterlidir.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değildir.

Bir kurtuluş mücadelesinin ardından kurulmuş, kurucu iradesi ve temel nitelikleri Anayasa’yla güvence altına alınmış bir Cumhuriyettir.

Bu nedenle ülkeyi yönetmeye talip olan bir partinin, Cumhuriyet’in kurucusuna ve kurucu ilkelerine nasıl baktığı yalnızca parti üyelerini değil…

Bütün vatandaşları ilgilendirir.

Tüzük, “Cumhuriyet’in temel nitelikleriyle çatışan” siyaset anlayışını reddettiğini açıkça ifade ediyor.

Bu önemli bir hükümdür.

Ancak Cumhuriyet’in temel niteliklerinden biri olan laikliğin metinde neden adıyla yer almadığı da aynı açıklıkla sorulmalıdır.

Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e neden doğrudan atıf yapılmamıştır?

Atatürk ilke ve inkılapları neden açıkça ifade edilmemiştir?

Bunların yer almaması bilinçli bir tercih midir?

Yoksa farklı bir tüzük yazım anlayışının sonucu mudur?

Bu soruların cevabını ancak partinin kendisi verebilir.

Benim görevim ise hüküm vermek değil…

Soruyu kamuoyu adına sormaktır.

Burada başka bir hüküm daha dikkat çekiyor.

Tüzük, partinin amaçları arasında “inançlı, yüksek ahlaklı ve çağın gerektirdiği niteliklere sahip nesiller yetiştirmeyi” sayıyor.

İnanç özgürlüğünü savunmak ve ahlaklı bir toplum hedefi ortaya koymak, kuşkusuz meşru bir siyasi tercihtir.

Fakat ülke yönetimine talip bir siyasi yapı söz konusu olduğunda şu sorular da kaçınılmazdır:

“İnançlı nesil” tanımının sınırları nedir?

İnançlı olmayan vatandaş bu toplumsal tasavvurun neresindedir?

“Yüksek ahlak” hangi ölçülere göre ve kim tarafından tanımlanacaktır?

Ahlak yalnızca inanç üzerinden mi kurulacaktır?

Laikliğin açıkça yazılmadığı bir tüzükte, inançlı nesiller yetiştirme hedefinin bulunması nasıl bir devlet-toplum ilişkisine işaret etmektedir?

Bunlar yıkıcı sorular değildir.

Tam tersine…

Bir siyasi partinin kullandığı kavramların, bütün vatandaşlar açısından nasıl bir yönetim anlayışına dönüşeceğini açıklığa kavuşturma çabasıdır.

Tüzüğün Cumhuriyet, demokrasi, insan hakları ile din, inanç, ifade ve ibadet özgürlüklerine ilişkin olumlu hükümlerini teslim etmek ne kadar gerekliyse…

Bu kavramların birbirleriyle nasıl dengeleneceğini sormak da o kadar gereklidir.

Çünkü demokrasi yalnızca çoğunluğun değerlerini korumak değildir.

Kendisi gibi yaşamayanların haklarını da güvence altında tutmaktır.

Tüzüğü okumaya devam ettiğimde karşıma çıkan ikinci önemli başlık ise parti içi demokrasi oldu.

Metin, egemenliğin sahibinin millet olduğunu belirtiyor; aynı ilkenin parti içinde de uygulanmasını savunuyor ve “parti içi hegemonyayı ve lider sultasını hedef alan düzenlemeleri” demokrasinin temel ilkelerine aykırı kabul ediyor.

Bu da önemli ve demokratik bir beyandır.

Fakat bir tüzük yalnızca ilan ettiği ilkelere göre değil…

Kurduğu yetki düzenine göre de değerlendirilir.

Genel Başkan, disiplin kurulları dışındaki bütün parti organlarının doğal başkanı olarak tanımlanıyor.

Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantılarının yerini, zamanını ve gündemini belirliyor.

Kurulda oyların eşit çıkması hâlinde Genel Başkanın tercih ettiği görüş kabul ediliyor.

Kırk kişilik Danışma Kurulunun bütün üyeleri Genel Başkan tarafından belirleniyor.

Danışma Kurulunun çalışma konuları, toplantı zamanı, yeri ve gündemi yine Genel Başkanın kararına bırakılıyor.

Genel Başkan yeteri kadar başdanışman, danışman ve parti müfettişi görevlendirebiliyor.

Siyasi Etik Kurulunun başkan ve üyelerini görevlendirme ve görevden alma yetkisi de Genel Başkana veriliyor.

Genel Başkan yardımcılarının görev alanlarını ve yetkilerini belirleyebiliyor, değiştirebiliyor ve yeni görevler oluşturabiliyor.

Genelge ve benzeri talimatlar yayımlayabiliyor.

Milletvekili adaylarının belirlenmesinde de merkez adaylarını tespit etme yetkisine sahip bulunuyor.

Elbette her siyasi partinin karar alabilen güçlü bir yönetim yapısına ihtiyacı vardır.

Güçlü bir Genel Başkanlık makamı da tek başına demokratik ilkelere aykırılık anlamına gelmez.

Asıl mesele…

Bu gücün hangi bağımsız ve etkili mekanizmalarla dengelendiğidir.

İşte tüzüğün kendi içindeki asıl soru burada ortaya çıkıyor:

Bir tarafta parti içi hegemonyayı ve lider sultasını reddeden bir ilke…

Diğer tarafta toplantı gündeminden danışma kurullarına, denetim görevlilerinden etik kuruluna kadar uzanan geniş bir Genel Başkanlık yetkisi…

Bu iki yapı birbirini gerçekten dengeliyor mu?

Yoksa tüzüğün demokratik beyanı ile kurduğu yetki düzeni arasında açıklanmaya ihtiyaç duyan bir mesafe mi bulunuyor?

Bu soruyu sormak Genel Başkanın kişiliğini tartışmak değildir.

Çünkü bugün o makamda bir kişi bulunur…

Yarın başka biri.

Tüzükler kişilerin iyi niyetine güvenilerek değil, yetkinin kötüye kullanılma ihtimaline karşı denge kurularak yazılır.

Demokrasi de zaten burada başlar.

Bir makama kimin geldiğinde değil…

O makama kim gelirse gelsin, yetkisinin nasıl sınırlandırıldığında.

Yeni Türkiye Partisi tüzüğünde olumlu ve demokratik hükümler vardır.

Bunları teslim ediyorum.

Aynı metinde eksik gördüğüm ve açıklanmaya ihtiyaç duyduğunu düşündüğüm noktaları da not ediyor, kamuoyu adına sorularımı soruyorum.

Çünkü bir tüzüğün güçlü taraflarını söylemek, eksiklerini görmeye engel değildir.

Eksiklerini göstermek de bütününü değersizleştirmek anlamına gelmez.

Adil bir değerlendirme, ancak ikisini birlikte yapabildiğimizde mümkündür.

Bu yazıyla kimseyi suçlamadım.

Kimseye niyet yüklemedim.

Kimse adına hüküm vermedim.

Kamuoyuna açık bir belgeyi okudum.

Olumlu hükümlerini teslim ettim.

Eksik gördüğüm yerleri gösterdim.

Birbiriyle ne ölçüde örtüştüğü tartışılabilecek hükümleri yan yana koydum.

Sorularımı sordum.

Çünkü demokrasilerde vatandaşın görevi yalnızca alkışlamak ya da karşı çıkmak değildir.

Okumaktır.

Anlamaktır.

Karşılaştırmaktır.

Sorgulamaktır.

Belki de Türkiye’de artık siyasi partilerin yalnızca seçim vaatlerini değil…

Tüzüklerini de konuşmaya başlamalıyız.

Çünkü siyasi partiler meydanlarda vaatlerini anlatırlar.

Kendilerini ise tüzüklerinde ele verirler.

Unutulmamalıdır:

Okunmayan tüzükler, sorgulanmayan siyasetin en güvenli sığınağıdır.

 

Önceki Yazı

Hande Yener’in “Bu Yüzden”i Yaz turnesine damga vurdu

Sonraki Yazı

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

28 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

27 Temmuz 2026
Hande Yener’in “Bu Yüzden”i Yaz turnesine damga vurdu

Hande Yener’in “Bu Yüzden”i Yaz turnesine damga vurdu

27 Temmuz 2026
Mercan Köşk’ten yeni tanıtım

Mercan Köşk’ten yeni tanıtım

27 Temmuz 2026

Son Yazılar

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

28 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

27 Temmuz 2026
Hande Yener’in “Bu Yüzden”i Yaz turnesine damga vurdu

Hande Yener’in “Bu Yüzden”i Yaz turnesine damga vurdu

27 Temmuz 2026
Mercan Köşk’ten yeni tanıtım

Mercan Köşk’ten yeni tanıtım

27 Temmuz 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Esra Tanrıverdi: Bana Evliliğin Resmini Çizebilir misin Abidin?

28 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

Aşkım Tan: Bu bir yeni Türkiye Partisi yazısı değildir

27 Temmuz 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.