
Bir dosyada adı geçen kişi kim olursa olsun…
Sahip olduğu makam ne olursa olsun…
Toplumun beklediği tek şey vardır:
Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığını görmek.
Çünkü kamu gücünü kullananların sorumluluğu sıradan vatandaşlardan daha hafif değildir.
Daha ağırdır.
Bir polis memurunun yaptığı her işlem…
Bir savcının verdiği her karar…
Bir hekimin sisteme girdiği her kayıt…
Bir bilirkişinin attığı her imza…
Bir valinin verdiği her talimat…
Yalnızca kişisel bir tasarruf değildir.
Devlet adına yapılan işlemdir.
Bu nedenle kamu görevlileri “devleti korumak” adına denetimden kaçırılamaz.
Çünkü devleti korumak, kamu görevlisini korumak değildir.
Devleti korumak, hukuku kamu görevlisine de uygulamaktır.
Bir makamın itibarı, hakkında soru sorulmamasıyla korunmaz.
O sorulara açık, belgeli ve hukuka uygun cevap verilmesiyle korunur.
Bir kurumun saygınlığı, hatalarının saklanmasıyla büyümez.
Hatalarını ortaya çıkardığı ve sorumlular hakkında işlem yaptığı ölçüde büyür.
Çünkü hukuk…
Güçlüye göre eğilip bükülmeye başladığı gün hukuk olmaktan çıkar.
Hukukun terazisi makam tartmaya başladığı gün…
Adalet tartamaz hâle gelir.
Gülistan Doku dosyasında toplumun görmek istediği şey de budur:
Eski vali de olsa…
Polis de olsa…
Doktor da olsa…
Bilirkişi de olsa…
Nüfuz sahibi herhangi biri de olsa…
Gerçeğin önüne geçtiği yargı kararıyla belirlenen herkes hesap vermelidir.
Delil kararttığı belirlenen herkes hesap vermelidir.
Kayıt sildiği belirlenen herkes hesap vermelidir.
Görevini ihmal ettiği belirlenen herkes hesap vermelidir.
Soruşturmayı bilerek yanlış yöne sürükleyen herkes hesap vermelidir.
Kamu gücünü birilerini korumak için kullandığı belirlenen herkes hesap vermelidir.
Çünkü adalet, zayıfları yargılayıp güçlüleri seyretmenin adı değildir.
Adalet, gücün karşısında da aynı ciddiyetle ayakta kalabilmektir. Devam edecek…
Bir dosyada adı geçen kişi kim olursa olsun…
Sahip olduğu makam ne olursa olsun…
Toplumun beklediği tek şey vardır:
Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığını görmek.
Çünkü kamu gücünü kullananların sorumluluğu sıradan vatandaşlardan daha hafif değildir.
Daha ağırdır.
Bir polis memurunun yaptığı her işlem…
Bir savcının verdiği her karar…
Bir hekimin sisteme girdiği her kayıt…
Bir bilirkişinin attığı her imza…
Bir valinin verdiği her talimat…
Yalnızca kişisel bir tasarruf değildir.
Devlet adına yapılan işlemdir.
Bu nedenle kamu görevlileri “devleti korumak” adına denetimden kaçırılamaz.
Çünkü devleti korumak, kamu görevlisini korumak değildir.
Devleti korumak, hukuku kamu görevlisine de uygulamaktır.
Bir makamın itibarı, hakkında soru sorulmamasıyla korunmaz.
O sorulara açık, belgeli ve hukuka uygun cevap verilmesiyle korunur.
Bir kurumun saygınlığı, hatalarının saklanmasıyla büyümez.
Hatalarını ortaya çıkardığı ve sorumlular hakkında işlem yaptığı ölçüde büyür.
Çünkü hukuk…
Güçlüye göre eğilip bükülmeye başladığı gün hukuk olmaktan çıkar.
Hukukun terazisi makam tartmaya başladığı gün…
Adalet tartamaz hâle gelir.
Gülistan Doku dosyasında toplumun görmek istediği şey de budur:
Eski vali de olsa…
Polis de olsa…
Doktor da olsa…
Bilirkişi de olsa…
Nüfuz sahibi herhangi biri de olsa…
Gerçeğin önüne geçtiği yargı kararıyla belirlenen herkes hesap vermelidir.
Delil kararttığı belirlenen herkes hesap vermelidir.
Kayıt sildiği belirlenen herkes hesap vermelidir.
Görevini ihmal ettiği belirlenen herkes hesap vermelidir.
Soruşturmayı bilerek yanlış yöne sürükleyen herkes hesap vermelidir.
Kamu gücünü birilerini korumak için kullandığı belirlenen herkes hesap vermelidir.
Çünkü adalet, zayıfları yargılayıp güçlüleri seyretmenin adı değildir.
Adalet, gücün karşısında da aynı ciddiyetle ayakta kalabilmektir. Devam edecek…













