• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aydan Baktır: Görünmeyene bir biçim vermek

Aydan Baktır by Aydan Baktır
20 Eylül 2026
in Yazarlar
0
Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi
0
SHARES
11
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Bazı duyguların adı vardır, biçimi yoktur.

Özlem dersin, kırgınlık dersin, korku dersin. Ama insan çoğu zaman neye kırıldığını, neden daraldığını bilemez. Duygu, içeride dolaşan bir sis gibidir — vardır, ama nerede başlayıp nerede bittiğini kimse seçemez.

Ben dünyayı biraz böyle algılıyorum: Görünmeyene bir biçim vererek.

Bir ressam için bu belki doğal bir harekettir. Önce içimde tanımlayamadığım bir hâl oluşur; sonra o hâl bir renge, bir çizgiye, bir yüzeye dönüşür. Fırça tuvale değdiğinde içimde küçük bir kırılma olur — ve o an, taşıdığım şey artık yalnızca bana ait olmaktan çıkar, karşıma geçer. Ona bakabilirim. Mesafe koyabilirim. Bazen üstünü örterim, bazen koyulaştırırım, bazen başka bir renkle yan yana getirip her ikisini de değiştiririm.

İşte tam o anda, biçimsiz olan bir çerçeve kazanır.

Ama hikâye orada bitmez. Çünkü tuvaldeki renk, bakan kişide yeniden başka bir duyguyu uyandırır. Birinin gördüğü kırmızı, başka birine çocukluğunu hatırlatır; bir leke, unutulduğu sanılan bir anıyı geri çağırır. Çizgi yeniden söze döner, renk yeniden insanın iç dünyasına açılır.

Belki edebiyat da aynı hareketle çalışır. İnsanların doğrudan söyleyemediği, hatta kendilerinin bile tam olarak tanımlayamadığı şeyleri bir karakterin, bir evin, bir sokağın, bir olayın içine yerleştirir. Okur önce elle tutulur bir dünyayla karşılaşır; sonra yavaş yavaş onun altında duran duyguyu aramaya başlar. En sonunda bulduğu anlamı kendi hayatına taşır.

Mine Söğüt’ün Deli Kadın Hikâyelerinde kadınlar yalnızca bireysel hikâyelerin kahramanları değildir. Toplumun bastırdığı, susturduğu, adını koymaktan kaçındığı duyguların taşıyıcısına dönüşürler. Delilik burada yalnızca ruhsal bir durum olarak kalmaz; şiddetin, yalnızlığın, öfkenin, sıkışmışlığın aldığı biçim hâline gelir.

Beş Sevim Apartmanında da “deli” diye andığımız insanların tuhaf, absürt, yer yer gerçeküstü hâllerinin ardında çok gerçek acılar yatar. Davranışlarını anlamakta zorlanabiliriz; ama yalnızlıklarını, korkularını, çaresizliklerini tanırız.

Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölümünde aile, göç, yoksulluk ve değişim gerçekçi açıklamalarla değil; masalla, söylenceyle, korkuyla, gündelik hayatın dokusuyla iç içe anlatılır. Büyük toplumsal meseleler, evin içinde dolaşan bir sese, bir eşyaya, bir alışkanlığa dönüşür. Okur önce bu tuhaf dünyayı kabul eder; sonra sezgisel olarak altında yatan köksüzlüğü ve değişime direnişi hisseder.

Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesindeyse bu dönüşüm en çıplak hâliyle görünür. Aşk, kayıp, özlem, takıntı; bir küpeye, bir sigara izmaritine, bir tokaya, bir elbiseye dönüşür. Nesneler artık yalnızca nesne değildir; zamanın, hatıranın, yaşanmış bir aşkın taşıyıcısı olurlar. Sonra bu nesneler bizi yeniden bir insanın yokluğuna, geçmişe duyulan özleme, hatırlamanın verdiği o tuhaf acıya götürür.

Oğuz Atay’ın Tutunamayanlarında da Turgut’un Selim’i anlamaya çalışması yalnızca bir arkadaşın geçmişini araştırmak değildir. Bu arayış, insanın kendini ve çevresini anlamlandırma çabasına dönüşür. Selim’in hayatı notlarda, oyunlarda, parodilerde, birbirinden farklı seslerde parçalanır. Okur bu parçaları bir araya getirmeye çalışırken yalnızca Selim’i değil, anlaşılmamanın kendisini okur.

Bu yüzden bir romanı anlamak, yalnızca “Yazar burada ne demek istemiş?” sorusuyla sınırlı kalamaz.

Belki daha çok şunu sormak gerekir: Bu duygu, metinde hangi bedene büründü? Bu karakter neden böyle davranıyor? Bu eşya neden orada duruyor? Anlatı neden parçalanıyor, neden susuyor, neden gerçekle hayal arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor?

Edebiyat, anlaşılmama hâlini ortadan kaldırmaz. Onu görünür bir yere bırakır: Bir apartmanın dar koridoruna, bir kadının taşkınlığına, bir adamın aradığı aşka, bir sigara izmaritine, bir cümlenin suskunluğuna…

Okur kitabı kapattığında, o dünya geride kalmaz. Bir odanın ışığında, sokaktan geçen bir yabancıda, yıllardır saklanan bir eşyada yeniden belirir.

İçimizde uzun zamandır dolaşan, ama adını bilmediğimiz şey de belki böylece bir dile kavuşur. Kaybolmaz; fakat artık karanlıkta rastgele dolaşan bir sis değildir.

Bir yeri vardır.

Bir rengi.

Bir gölgesi.

Önceki Yazı

Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

Aydan Baktır

Aydan Baktır

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: Görünmeyene bir biçim vermek

20 Eylül 2026
Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

19 Eylül 2026
İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı

İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı

19 Eylül 2026
Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 için geri sayım başladı

Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 için geri sayım başladı

19 Eylül 2026

Son Yazılar

Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: Görünmeyene bir biçim vermek

20 Eylül 2026
Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

19 Eylül 2026
İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı

İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı

19 Eylül 2026
Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 için geri sayım başladı

Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France 2026 için geri sayım başladı

19 Eylül 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: Görünmeyene bir biçim vermek

20 Eylül 2026
Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

Duygu Şengül: Duygu’sal Poetika*

19 Eylül 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.