Lev Tolstoy’un devrimci idealizmden ahlaki radikalizme yönelişini belgeleyen romanı Dekabristler, Dekabrist Ayaklanması sonrasında Rus aristokrasisinin içinden çıkan devrimci subayların ve ailelerinin yaşadığı ahlaki ve insani çözülmeyi konu alıyor.
Tarih, büyük liderler tarafından değil; gündelik ahlaki tercihlerle şekillenir.
Dekabristler 1825’teki başarısız Dekabrist Ayaklanması’nın hemen sonrasından başlayarak, Rus aristokrasisinin içinden çıkan devrimci subayların ve ailelerinin yaşadığı ahlaki ve insani çözülmeyi konu alır. Devletin cezalandırıcı gücüyle bireyin vicdanı arasındaki gerilim, romanın arka planını oluşturur. Roman, isyanın kendisini değil bu isyanın ardından gelen sürgün, bekleyiş ve iç hesaplaşma sürecini anlatır.
Ayaklanmaya katılan subaylar idam edilmiş ya da Sibirya’ya sürgüne gönderilmiştir. Roman, bu yenilginin ardından hayatta kalanların yeni bir düzen kurma çabasını izler. Sürgündeki Dekabristler ağır doğa koşulları, yoksulluk ve devlet baskısı altında, bir zamanlar savundukları ideallerin günlük hayat içinde nasıl anlam değiştirdiğini sorgularlar. Politik amaçlar yerini ahlaki dayanıklılık, sabır ve insan onuru gibi daha temel değerlere bırakır.













