• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Psikolog İpek Erol: Sosyal medya kıskançlık duygusunu tetikliyor!

Güncel Kadın by Güncel Kadın
1 Mayıs 2026
in Güncel Haberler
0
Psikolog İpek Erol: Dijital içerikler dopamini sömürüyor!
0
SHARES
13
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Sosyal medya, bireylerde kıyaslama ve yetersizlik duygusunu artırabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun kıskançlığı daha görünür ve kronik hale getirdiğini söylüyor. 

İdealize edilmiş paylaşımların duygusal düzeyde gerçeklik gibi algılandığını aktaran Klinik Psikolog İpek Erol, “Burada özellikle ‘narsisistik yaralanma’ denilen süreç devreye girer. ‘Ben neden böyle değilim?’ sorusu, bireyin kendi değer algısını etkileyip erken dönem yetersizlik ve değersizlik şemalarının tetiklenmesine yol açabilir.” dedi. Sosyal medyada görülen davranışların ise takip etme, kaçınma ya da dolaylı kendini gösterme gibi farklı biçimlerde ortaya çıktığını dile getiren Erol, sorunun sosyal medyanın kendisinden değil, onunla kurulan ilişkiden kaynaklandığını vurguladı.

Sosyal medya, kıyaslama ve yetersizlik duygularını sürekli tetikliyor! 

Sosyal medyanın yaygınlaşmasının kimi zaman kıskançlık duygusunu da alevlendirdiğini aktaran Klinik Psikolog İpek Erol, “Sosyal medya, insanın doğasında zaten var olan kıyaslama ve yetersizlik hislerinin görünürlüğünü artırıyor ve bu hisleri sürekli tetikleyen bir ortama dönüşüyor.” dedi.

Kıskançlığın ilkel bir duygu olduğunu hatırlatan Erol, “Çocuklukta bakım verenle kurulan ilişkinin içinde filizlenir. Ancak bugün sosyal medya, bu duygunun yalnızca açığa çıkmasını değil, kronikleşmesini de kolaylaştırıyor. Çünkü birey artık yalnızca yakın çevresiyle değil, binlerce insanın hayat kesitleriyle kendini karşılaştırıyor. Bu da kıskançlığı anlık bir duygudan çıkarıp, süreklilik kazanan bir iç gerilime dönüştürebiliyor.” şeklinde konuştu.

Duygusal beyin, seçilmiş görüntüleri gerçeklik gibi işliyor! 

İnsanların kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğiliminin sosyal medyada daha güçlü hale gelmesinin temel nedeninin, maruz kalınan içeriğin doğası olduğunu savunan Klinik Psikolog İpek Erol, “Sosyal medya gerçekliği temsil etmez; idealize edilmiş, filtrelenmiş ve çoğu zaman yapay bir benlik sunumu içerir. Kişi bilinçdışı düzeyde bu görüntülerin seçilmiş olduğunu bilse bile, duygusal beyin bunu gerçeklik gibi işler.” dedi.

Burada özellikle ‘narsisistik yaralanma’ denilen sürecin devreye girdiğini kaydeden Erol, şunları söyledi:

“‘Ben neden böyle değilim?’ sorusu, bireyin kendi değer algısını etkileyip erken dönem yetersizlik ve değersizlik şemalarının tetiklenmesine yol açabilir.

Sürekli başkalarının başarılarını, tatillerini ve yaşam tarzlarını görmek bireyde sadece kıskançlık değil; eksiklik, değersizlik, suçluluk ve bazen de utanç duygularını tetikler. Özellikle hayatının durağan bir döneminde olan ya da içsel tatmin düzeyi düşük bireylerde bu etkiler daha yoğun hissedilir. Kişi kendi yaşamını bir ‘başarı projesi’ gibi görmeye başlar ve yeterince iyi olmadığını düşünür. Bu durum zamanla anksiyete, depresif duygu durum ve yaşam doyumunda azalma ile sonuçlanabilir. İlginç olan şu ki, kişi bu duygulara rağmen sosyal medyada kalmaya devam eder; çünkü aynı zamanda oradan bir onay ve aidiyet de arar.”

Bastırılan kıskançlık içsel gerilim olarak varlığını sürdürür!

Kıskançlık hissedildiğinde sosyal medyada ortaya çıkan davranışların oldukça çeşitli olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İpek Erol, “Bazı bireyler kıskandıkları kişiyi daha sık takip eder, hikâyelerini sürekli kontrol eder; bu   durum obsesif bir izleme davranışına dönüşebilir. Bazıları ise tam tersine engelleme, takipten çıkma gibi kaçınma stratejilerine yönelir. Daha örtük düzeyde ise pasif agresif yorumlar, imalı paylaşımlar ya da ‘kendini gösterme’ çabası artar. Yani kişi, hissettiği eksikliği telafi etmek için kendi hayatını daha parlak göstermeye çalışır. Bu da aslında kıskançlığın başka bir formda yeniden üretilmesine neden olur.” dedi.

‘Gizli kıskançlığın’ ise sosyal medyanın en dikkat çekici psikolojik dinamiklerinden biri olduğuna işaret eden Erol, “Bu kişiler açıkça kıskanç olduklarını kabul etmezler; aksine çoğu zaman destekleyici, beğeni veren ya da nötr görünen bir tutum sergilerler. Ancak içeriklere aşırı odaklanma, karşı tarafla kendini sürekli kıyaslama ve içsel huzursuzluk bu duygunun varlığına işaret eder. Psikolojik açıdan bu, kabul edilmesi zor olan bir duygunun bastırılması ve daha kabul edilebilir bir forma dönüştürülmesidir. Fakat bastırılan kıskançlık kaybolmaz; içsel gerilim olarak varlığını sürdürür.” açıklamasını yaptı.

Sorun sosyal medyada değil, onunla kurulan ilişkide… 

Bu kıyaslama tuzağından çıkmak için bireysel düzeyde yapılabilecek en önemli şeyin, maruz kalınan içeriğin seçici bir şekilde düzenlenmesi olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog İpek Erol, “Kişi kendine şu soruyu sormalı; ‘Bu içerik bana ne hissettiriyor?’. Eğer sürekli yetersizlik ve huzursuzluk yaratıyorsa, o içerikten uzaklaşmak gereklidir.” dedi.

Bunun yanı sıra, bireyin kendi hayatına dönmesi, içsel tatmin kaynaklarını artırması ve gerçek ilişkilerle temasını güçlendirmesinin de önemli olduğunu aktaran Erol, sözlerini şöyle tamamladı:

“Mindfulness temelli yaklaşımlar, kişinin otomatik kıyaslama düşüncelerini fark etmesine ve onlara kapılmadan geçmesine yardımcı olabilir. Çünkü sorun sosyal medyada değil, onunla kurulan ilişkide derinleşir.

Son olarak, sosyal medyanın kıskançlığı artırması yalnızca bireysel bir mesele değil; aynı zamanda toplumsal bir dinamiğin yansımasıdır. Bugün başarı, güzellik ve mutluluk belirli kalıplar üzerinden tanımlanıyor ve bu kalıplar sürekli yeniden üretiliyor. Medya, algoritmalar ve kültürel beklentiler bu süreci besliyor. Dolayısıyla bireyin yaşadığı kıskançlık duygusunu sadece kişisel zayıflık olarak görmek, meseleyi eksik anlamak olur. Bu, hem bireyin iç dünyasında hem de içinde yaşadığı kültürde kökleri olan çok katmanlı bir süreçtir.

Önceki Yazı

Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta

Sonraki Yazı

Aşkım Tan: Eser Park kesin hüküm var, sahada başka bir gerçek-3

Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sonraki Yazı
Aşkım Tan: Eser Park kesin hüküm var, sahada başka bir gerçek-3

Aşkım Tan: Eser Park kesin hüküm var, sahada başka bir gerçek-3

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

2 Mayıs 2026
Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

2 Mayıs 2026
TEGV, Trafik eğitimleriyle   48 binden fazla çocuğa ulaştı

TEGV, Trafik eğitimleriyle 48 binden fazla çocuğa ulaştı

2 Mayıs 2026
Çocuklar, dünyanın ödüllü eğlence merkezi Hupalupa’da buluştu

Çocuklar, dünyanın ödüllü eğlence merkezi Hupalupa’da buluştu

2 Mayıs 2026

Son Yazılar

Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

2 Mayıs 2026
Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

2 Mayıs 2026
TEGV, Trafik eğitimleriyle   48 binden fazla çocuğa ulaştı

TEGV, Trafik eğitimleriyle 48 binden fazla çocuğa ulaştı

2 Mayıs 2026
Çocuklar, dünyanın ödüllü eğlence merkezi Hupalupa’da buluştu

Çocuklar, dünyanın ödüllü eğlence merkezi Hupalupa’da buluştu

2 Mayıs 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

Aşkım Tan: 1 Mayıs’tan sonra meydan mı yasak, hak mı?

2 Mayıs 2026
Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

Psikolog Eda Ergür: Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

2 Mayıs 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.