KURTULUŞ YENİDEN CANLANIYOR !
TATAVLA’DA GEÇMİŞLE BUGÜNÜ BULUŞTURAN DİMİTRİA COŞKUSU
İstanbul’un tarihi Rum yerleşimi Tatavla, Kurtuluş Rum Vakfı’nın düzenlediği “Tatavla Şenliği” etkinlikleriyle üç gün boyunca kültür, inanç, spor ve dostluk buluşmalarına ev sahipliği yaptı. Her köşesinde ayrı bir hikaye ve geçmişten bir iz saklayan semtin tarihi sokaklarında başlayan program, Kurtuluş Spor Kulübü’nün 130. yıl kutlaması ve Aya Dimitri Kilisesi’ndeki yortu törenleriyle tamamlandı.
İstanbul’un kültürel tarihinde tarihi yapıları, farklı toplulukların bir arada yaşadığı geçmişi ve kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekleriyle önemli bir yere sahip olan Tatavla, bugünkü adıyla Kurtuluş, 24-26 Ekim tarihleri arasında geçmişle bugünü buluşturan özel bir programa ev sahipliği yaptı.
Kurtuluş Rum Vakfı tarafından, Vakıf Başkanı ve aynı zamanda İzmir Rum Ortodoks Toplumu Başkanı Yorgo Teodoridis’in öncülüğünde, Aya Dimitri Yortusu dolayısıyla “Tatavla Şenliği” etkinlikleri düzenlendi. Doğu Ortodoks Kilisesi geleneğinde önemli bir yere sahip olan ve Selanik’in koruyucu azizi kabul edilen Kutsal Büyük Şehit Aziz Dimitrios’un anısına her yıl 26 Ekim’de kutlanan yortu kapsamında, bu yıl Tatavla’da tarih, kültür, spor ve toplumsal dayanışmayı bir araya getiren bir program gerçekleştirildi.
Üç güne yayılan etkinliklerde semtin tarihi sokaklarında düzenlenen yürüyüş, Kurtuluş Spor Kulübü’nün kuruluşunun 130. yılına özel kutlama, Aya Dimitri Kilisesi’ndeki dini törenler ve toplumsal buluşmalar yer aldı. Güzel havanın da etkisiyle keyifli bir atmosferde gerçekleşen etkinlikler, Rum Ortodoks toplumu üyelerini, semtin eski sakinlerini ve İstanbul’un kültürel mirasına ilgi duyan katılımcıları bir araya getirdi. Farklı kuşakların buluştuğu etkinliklerde semtin geçmişi hatırlanırken, yıllardır yaşatılan gelenekler yeni dostluklarla geleceğe taşındı.
BİR SEMTİN HİKAYESİ SOKAKLARINDA ANLATILDI

Üç günlük programın ilk durağı, 24 Ekim Cumartesi günü düzenlenen Tarihi Tatavla Yürüyüşü oldu. Tatavla’nın Rum ve çok kültürlü geçmişi üzerine araştırmaları bulunan tarihçi ve araştırmacı Hüseyin Irmak’ın rehberliğindeki yürüyüş, semtin kalbi sayılan Aya Dimitri Kilisesi’nin bahçesinden başladı. Katılımcılar, yürüyüş boyunca Tatavla’nın sokaklarını, tarihi yapılarını ve mahalle kültürünü yerinde tanıma fırsatı buldu. Semtin geçmişteki yaşamı, mimari özellikleri, Rum toplumunun bölgenin gelişimindeki yeri ve kuşaklar boyunca süregelen gelenekler anlatıldı. Kimi zaman tarihi bir binanın önünde duruldu, kimi zaman eski bir sokağın hikayesi dinlendi. Günlük yaşamın bir parçası olan sokaklar ve yapılar, paylaşılan anılar ve anlatılarla katılımcılar için yeni anlamlar kazandı.
1896’DAN BUGÜNE KURTULUŞ SPOR
Etkinliklerin ikinci günü, semtin ve İstanbul spor tarihinin önemli simgelerinden Kurtuluş Spor Kulübü’ne ayrıldı. Tarihi adıyla Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü’nün 1896’daki kuruluşunun 130. yılı dolayısıyla 25 Ekim Pazar günü özel bir program düzenlendi. Programda kulübün kuruluşundan günümüze uzanan yolculuğu, sportif faaliyetleri ve yetiştirdiği sporcular hatırlandı. Kulübün 130 yıllık geçmişinin spor alanındaki başarılarının yanı sıra Tatavla’nın sosyal ve kültürel yaşamında taşıdığı öneme de dikkat çekildi. Kutlamaya, Atina’da faaliyet gösteren Tatavla Spor Kulübü Başkanı Tomas Arvanitidis, kulübün önceki dönem başkanı ile sporcuları da katıldı. Atina’dan gelen konukların İstanbul’daki bu önemli günde yer alması, aynı köklerden beslenen iki kulüp ve iki şehir arasındaki bağları bir kez daha görünür kıldı.
BELALİDİS: “130 YILLIK MİRASI GELECEĞE TAŞIMAK SORUMLULUĞUMUZ”
Kurtuluş Spor Kulübü Başkanı Dino Belalidis, açılış konuşmasında kulübün 130 yıllık geçmişine ve İstanbul ile Atina’daki iki kulübü birbirine bağlayan ortak değerlere değinerek şu ifadeleri kullandı:
“130 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan kulübümüzün bugünlere ulaşmasında emeği bulunan tüm yöneticilerimize, sporcularımıza ve destekçilerimize teşekkür ediyorum. Bu anlamlı yıl dönümünde farklı kuşakları bir arada görmek bizler için büyük bir mutluluk. Geçmişten devraldığımız bu değerli mirası gençlerimizle birlikte geleceğe taşımak en önemli sorumluluklarımızdan biri.”
İSTANBUL VE ATİNA ARASINDA ORTAK GEÇMİŞTEN YENİ İŞ BİRLİKLERİNE

İki kulüp arasındaki iş birliğinin önemini de vurgulayan Belalidis, “İstanbul ve Atina arasında spor ve kültür aracılığıyla kurulan dostluk bağları bizim için ayrı bir önem taşıyor. Ortak geçmişimizi yaşatmak, bu değerleri yeni kuşaklara aktarmak ve iki şehir arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmek istiyoruz. Karşılıklı ziyaretlerin, ortak etkinliklerin ve sportif buluşmaların bu dostluğun gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.
TEODORİDİS: KULÜP TOPLUMUMUZ İÇİN ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP
Açılış konuşmasının ardından söz alan Kurtuluş Rum Vakfı Başkanı Yorgo Teodoridis, kulübün köklü geçmişine, toplumsal dayanışmanın önemine ve gençlere yönelik hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
“1896 yılında kurulan Kurtuluş Spor Kulübü, 130 yıllık geçmişi boyunca sportif başarılarının yanı sıra kuşaklar boyunca yaşattığı dayanışma, saygı ve dostluk değerleriyle de toplumumuz için önemli bir yere sahip. Bu uzun yolculukta karşılaşılan tüm güçlüklere rağmen kulübümüzün varlığını sürdürmesinde emeği bulunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Özellikle Başkan Dino Belalidis’in yıllardır gösterdiği özverinin ve kulübümüze sağladığı değerli katkıların hepimiz için çok kıymetli olduğunu belirtmek istiyorum.”
VAKIF OLARAK DESTEK VERMEYE VE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU ÜSTLENMEYE HAZIRIZ
Vakıf Başkanı, sporun, eğitimin, kilise yaşamının ve toplumsal dayanışmanın Tatavla’daki toplum yaşamının temel unsurları olduğunu belirterek, “Bu nedenle spor kulübümüzün, vakfımızın ve diğer toplum kurumlarımızın düzenli, güçlü ve kalıcı bir iş birliği içerisinde olması büyük önem taşıyor. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin spora daha fazla katılmasını sağlamalıyız. Bunun için okullarımızla, ailelerimizle, eğitimcilerimizle ve toplum kurumlarımızla birlikte çalışmamız gerekiyor. Kurtuluş Rum Vakfı olarak bu yöndeki her türlü girişime destek vermeye ve üzerimize düşen sorumluluğu üstlenmeye hazırız” dedi.
ORTAK GEÇMİŞİMİZİ GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ

Konuşmasında Atina’dan gelen konukları da seslenenen Teodoridis, iki kulüp arasındaki ortak geçmişe ve gelecekte gerçekleştirilebilecek çalışmalara ilişkin şöyle konuştu:
“Bugün aramızda bulunan Atina Tatavla Spor Kulübü’nün değerli temsilcilerini ve sporcularını da sevgiyle selamlıyorum. İstanbul ve Atina’daki kulüplerimiz aynı tarihi köklerden besleniyor. Bu ortak geçmişin bizlere kazandırdığı dostluğu daha ileriye taşımak hepimizin sorumluluğudur. İki kulüp arasında ortak spor faaliyetleri, genç sporcu değişimleri, karşılıklı ziyaretler ve dostluk karşılaşmaları düzenlenmesini arzu ediyoruz. Bu buluşmaların özellikle gençlerimiz için yeni dostluklara ve deneyimlere kapı açacağına inanıyorum.”
130. YIL YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ DÖNEMİNİN BAŞLANGICI OLSUN
Konuşmasını kulübün geleceğine yönelik temennileriyle tamamlayan Teodoridis, “Dileğim, 130. kuruluş yıl dönümümüzün geçmişteki başarılarımızı andığımız bir kutlama olmanın yanı sıra çocuklarımıza ve gençlerimize yeni imkanlar sunacak güçlü bir iş birliği döneminin de başlangıcı olmasıdır. Bu değerli mirası hep birlikte koruyarak gelecek kuşaklara aktarmalıyız” diye konuştu..
AYA DİMİTRİ KİLİSESİ’NDE YORTU BULUŞMASI
Tatavla Şenliği’nin ikinci gününde gerçekleştirilen sportif ve kültürel etkinliklerin ardından program, 25 Ekim Pazar akşamı Aya Dimitri Kilisesi’nde düzenlenen Büyük Akşam Ayini ile devam etti. Rum Ortodoks toplumu açısından önemli dini günlerden biri olan Aya Dimitri Yortusu dolayısıyla gerçekleştirilen ayini, İstanbul Rum Patriği Bartholomeos’u temsilen Derkon Metropoliti Apostolos yönetti. Törene din insanları, cemaat üyeleri ve resmi davetliler katıldı. Şişli Belediye Başkan Vekili Ali İkram Tuna da törende hazır bulundu.
TEODORİDİS: “TATAVLA’NIN KÖKLÜ MİRASINI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMALIYIZ”

Büyük Akşam Ayini kapsamında konuşan Kurtuluş Rum Vakfı Başkanı Yorgo Teodoridis, Tatavla’nın tarihi ve kültürel geçmişine, Rum Ortodoks toplumunun geleneklerine, toplum kurumlarının üstlendiği sorumluluklara ve Aya Dimitri Kilisesi’nin toplum yaşamındaki önemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Tatavla, İstanbul’un tarihi semtlerinden biri olmasının yanı sıra bizim için çok özel anlamlar taşıyor. Burada nesiller boyunca ailelerimiz yaşadı, çocuklarımız büyüdü, insanlar sevinçlerini de üzüntülerini de birlikte paylaştı. İnancımızı, geleneklerimizi, kültürümüzü ve dayanışma anlayışımızı bugünlere kadar hep birlikte yaşattık. Kiliselerimiz, okullarımız, spor kulüplerimiz ve vakıflarımız bu süreçte çok önemli görevler üstlendi. Bir ibadet mekanı olmasının yanı sıra toplumumuz için bir buluşma noktası ve manevi sığınak olan Aya Dimitri Kilisemizin de hepimizin hayatında ayrı bir yeri var. Burada dualar ettik, bayramlarımızı kutladık, güzel günlerimizi paylaştık, zor zamanlarımızda birbirimize destek olduk. Bütün bunları yaşatmak ve çocuklarımıza aktarabilmek hepimizin ortak sorumluluğu.”
“İHTİYAÇ DUYAN İNSANLARIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Vakıf yönetiminin çalışmalarından da söz eden Teodoridis, sosyal dayanışmaya verdikleri önemi şu sözlerle anlattı:
“Vakıf olarak kiliselerimize, tarihi yapılarımıza ve bizlere emanet edilen değerlere sahip çıkmak için çalışıyoruz. Eğitime destek vermek, ihtiyaç sahibi insanlarımızın yanında olmak ve toplumumuzun sorunlarına çözüm bulmak da sorumluluklarımız ve önceliklerimiz arasında arasında. Bir insanın zor zamanında yanında olabilmek, ona yalnız olmadığını hissettirmek çok kıymetli. Çünkü her yardımın arkasında bir insanın hayatı, yaşadığı güçlükler ve korunması gereken bir onuru var. Biz de elimizden geldiğince insanlarımızın yanında olmaya, onlara destek vermeye devam edeceğiz.”
“GENÇLERİMİZİN BU TOPLUMUN İÇİNDE DAHA FAZLA YER ALMASINI İSTİYORUZ”
Genç kuşakların topluma daha yakın olmasının ve semtle kurulan bağların güçlendirilmesinin önemini vurgulayan Teodoridis, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin toplumumuzla daha yakın ilişkiler kurmasını çok önemsiyoruz. Onların kiliselerimizi, okullarımızı, geleneklerimizi tanımasını, burada kendilerini ait hissetmelerini istiyoruz. Gençlerimiz bizimle ne kadar çok bir araya gelir, etkinliklerimize ne kadar fazla katılırsa geleceğe de o kadar güvenle bakabiliriz. Bunun için hepimize görev düşüyor. Ailelerimizle, eğitimcilerimizle ve kurumlarımızla birlikte çalışarak gençlerimize daha fazla fırsat sunmalıyız. Bizden önceki kuşakların emek vererek bugünlere taşıdığı değerleri, şimdi biz de çocuklarımıza ve gençlerimize aktarmalıyız. Amacımız geçmişten devralınan mirası korurken Kurtuluş Rum toplumunun gelecek kuşaklar için de canlı ve etkin kalmasını sağlamak.”
“BU GÜZEL BULUŞMALARDA HEPİMİZİN EMEĞİ VAR”
Konuşmasında Metropolit Stefanos’a desteği ve iş birliği için teşekkür eden Teodoridis, vakıf yönetiminin ve organizasyonda görev alanların katkılarına da yer vererek şunları söyledi:
“Bu çalışmalarımızda bizlere destek veren Metropolit Stefanos’a içtenlikle teşekkür ediyorum. Vakıf yönetimindeki arkadaşlarıma, birlikte çalıştığımız herkese ve bu güzel etkinliklerin hazırlanmasında emeği geçen bütün dostlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Hepimiz Tatavla’nın değerlerini korumak, insanlarımızı bir araya getirmek ve toplumumuz için güzel işler yapmak amacıyla çalışıyoruz. Bu yılki kutlamalar, Tatavla’nın geçmişini anmanın yanı sıra toplumumuzun bugününü ve geleceğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bugün burada farklı kuşakları bir arada görmek bizleri mutlu ediyor. Dilerim bu birlikteliğimiz, dostluğumuz ve dayanışmamız önümüzdeki yıllarda da devam eder. Daha nice güzel günlerde hep birlikte buluşmayı diliyorum.”
KİLİSE AVLUSUNDA YORTU SEVİNCİ
Ayinin ardından kilise avlusunda bir araya gelen cemaat üyeleri ve davetliler, müzik, ikramlar ve sohbetler eşliğinde yortunun sevincini paylaştı. Çocukların neşesi avluyu doldururken, büyükler de Tatavla’da yaşanan eski yortuları ve çocukluk yıllarının mahalle buluşmalarını hatırladı. Farklı kuşakları aynı avluda buluşturan akşam, geçmişten bugüne uzanan dostlukların tazelendiği, duygulu ve samimi anlara sahne oldu. Kurtuluş Rum Vakfı’nın düzenlediği etkinlikler, semtin köklü mirasını koruma ve gelecek kuşaklara aktarma yönündeki çalışmalara da dikkat çekti. Tatavla’nın kültürel zenginliğini, mahalle dayanışmasını ve birlikte yaşama geleneğini katılımcılarla buluşturan organizasyon, Kurtuluş’un İstanbul’un kültür yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar kapsamında gerçekleştirildi. Vakıf yönetimi, tarihi değerlere sahip çıkarken farklı kuşakları ve toplulukları bir araya getiren çalışmalarla Kurtuluş’un canlı bir kültür ve yaşam merkezi olarak geleceğe taşınmasını hedefliyor. Aya Dimitri Kilisesi’nin avlusunda paylaşılan yortu sevinci, semtin geçmişinden gelen dostlukların yeniden buluşmasına ve yeni kuşakların bu geleneklere katılmasına da vesile oldu.
ÜÇ GÜNLÜK PROGRAM KUTSAL AYİNLE SONA ERDİ

Tatavla Şenliği’nin son günü olan 26 Ekim Pazartesi günü, Aya Dimitri Yortusu dolayısıyla Aya Dimitri Kilisesi’nde Kutsal Ayin düzenlendi. Metropolit Stefanos’un başkanlığında gerçekleştirilen törene Rum Ortodoks toplumu üyeleri ve davetliler katıldı. Üç günlük program, yortu günündeki ayinle tamamlanırken katılımcılar ortak inanç ve gelenekler etrafında bir kez daha bir araya geldi.
TATAVLA’DA GEÇMİŞLE BUGÜNÜ BULUŞTURAN KÜLTÜREL BAĞ
Osmanlı döneminden itibaren İstanbul Rum toplumunun önemli yerleşim alanlarından biri olan ve her köşesinde ayrı bir hikayeyle geçmişten bir iz saklayan Tatavla, kiliseleri, okulları, spor kulüpleri ve kendine özgü mahalle yaşamıyla kentin kültürel tarihinde önemli bir yere sahip. Zaman içinde adı Kurtuluş olarak değişen, nüfus yapısı ve günlük yaşamı farklılaşan semtte, Rum toplumunun geçmişten gelen birçok geleneği bugün de yaşatılıyor. Aya Dimitri Kilisesi çevresinde gerçekleştirilen dini ve kültürel buluşmalar da bu sürekliliğin örnekleri arasında bulunuyor.
YILLARDIR SÜREN DOSTLUKLAR TAZELENDİ, YENİ TANIŞIKLIKLAR KURULDU

Kurtuluş Rum Vakfı’nın düzenlediği etkinlikler, bu kültürel bağın korunması ve yeni kuşaklarla paylaşılması açısından anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı. Semtin eski sakinleri, Rum Ortodoks toplumu üyeleri ve İstanbul’un tarihine ilgi duyan katılımcılar, üç gün boyunca ortak bir geçmişin izlerini taşıyan mekanlarda bir araya geldi. Anılar paylaşıldı, yıllardır süren dostluklar tazelendi ve yeni tanışıklıklar kuruldu. İstanbul ile Atina arasında spor üzerinden kurulan bağlar da kutlamalara ayrı bir anlam kattı. Üç günlük buluşma, Tatavla’nın İstanbul’un kültürel yaşamındaki yerini, köklü geleneklerini ve kuşaklar arasındaki bağları bir kez daha görünür kıldı.












