Rahim abi, “Faik Hocamın 10. ölüm yıldönümünü ve babalar gününü saygı ile anıyorum” ifadeleri ile “Değerli Hocam Merhum Prof. Dr. Faik Yaltırık İle Bir Nostaljik Anım” yazısını ulaştırdığında anılarımız ve arşivimdeki bazı fotoğraflar ile ilgili yazılı sohbet ettik. Önce Prof. Dr. Rahim Anşin’in anısını okuyalım:
1971 yılının sonları, Orman Genel Müdürlüğü Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü Boyabat Orman İşletmesi Göktepe Orman Bölge Şefliği (şimdiki adıyla İşletme şefliği) görevindeyken, bir gazete ilanı ile haberdar olduğum asistanlık duyurusu üzerine girdiğim Orman Botaniği sınavında başarılı olup, 1972 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesinde, Türkiye’nin 2. Orman fakültesi olarak eğitim-öğretime başlayan Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsü (şimdiki adıyla Orman Botaniği Anabilim Dalı)’nın ilk kadrolu öğretim elemanı olarak göreve başladım.
Derslerimiz Üniversitenin diğer bölümleri gibi “uçan profesörler” olarak adlandırılan öğretim üyeleri tarafından veriliyordu. Bu bağlamda, benim de lisans öğrenimimden çok sevdiğim değerli hocam merhum Prof. Dr. Faik Yaltırık, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinden gelerek Açık ve Kapalı Tohumlu Bitkiler derslerimizi veriyordu. Ben de kendilerine ders ve uygulamalarda yardımcı oluyordum.
Bir süre sonra, bir başka değerli hocam merhum Prof. Dr. Burhan Aytuğ’un başkanlığında oluşturulan bir jüri tarafından yapılan doktoraya giriş sınavını kazanarak doktora tezime başladım.
Sıra tez konusunun belirlenmesine gelmişti. O sıralar İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsü Başkanı olan değerli merhum hocam Prof. Dr. Hayrettin Kayacık’ın yönetiminde, Prof. Dr. Faik Yaltırık hocamla çalışmam kararlaştırıldı. Çünkü o yıllar üniversitelerde etik olarak kürsü başkanının onayı alınmadan tez çalışmaları yönetmek pek olağan değildi. Aslında olay tam da benim istediğim gibi gelişti. Faik hocamla çalışmayı çok istiyordum.
Tez konusu olarak, 1970’li yıllarda ki adıyla Meryemana Araştırma Ormanı Florası’nı çalışacak ve alt flora ile bonitet sınıfları arasındaki ilişkileri inceleyecektim.
Sevgili Faik hocam, bir hafta derse gelip Trabzon’dan dönerken benden bir ön çalışma yapmamı istedi. Meryemana yöresinden bitkiler toplayıp, kurutacak ve hocam tekrar Trabzon’a geldiğinde teşhis çalışmalarına başlayacaktık. Müthiş bir heyecan içindeydim.
Hemen büyük bir istekle Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü’nden araç talep ederek arazi çalışmasına başladım. Çok sayıda bitki örnekleri toplayıp kuruttum. Hocam döndükten sonra bir ders aralığında, heyecanla kuruttuğum ve Orman Botaniği öğrenci laboratuvarındaki fayanslı masalara sıraladığım örneklerimi hocama göstermek için birlikte laboratuvara indik. Çok heyecanlıydım. Faik bey hocam önce bitkilere sırayla baktı. Ben teşhise başlamak için can atıyordum. Hocam ani bir refleksle bitki örneklerini teker teker kucaklayıp çöpe atmaya başladı. Adeta çıldırmıştı. Yıllar boyu son derece sakin olarak bildiğim Faik hocam tamamen başka biri olmuştu; Hiç konuşmuyor bitkileri çöpe atmaya devam ediyordu.
Ben tam bir şok yaşıyordum, ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, hocam hiçbir şey söylemeden laboratuvardan hızlıca çıktı. Ben de arkasından çıkıp tekrar derse girdik.
Gözlerime inanamıyordum, hocam gayet sakin ve güler yüzle ders konularını o akıcı üslubuyla anlatmaya devam ediyordu. Benden ders materyali getirmemi istedi. O arada olup bitenleri çözmek için zaman kazanmış oldum, sevgili Faik hocam bitkileri yöntemine uygun iyi kurutamadığım için bu tepkiyi verdiği kanısına vardım. Zaten durum apaçık belliydi. Örneklerin birçoğu kararmış, nemli iklimin de etkisiyle küflenmişti. Ancak ders sonrası bu konuyu hiç konuşmadı. Olgunluğu ve sevecenliği aynen devam etti.
Bir sonraki dönüşünde bana Herbaryum tekniği ve bitki toplayıcılarına tavsiyeler adlı makalesini getirdi. Bu benim akademik yaşamımda incelediğim ilk bilimsel makalem oldu. Çünkü o yıllar kürsü yeni kurulmuş, tüm kuruluş çalışmalarını bizzat benim yapmam gerekiyordu. Sonra hızla literatür ve kitap alımları ile işe başladım. Tez çalışmam için binlerce bitki toplayıp kuruttum. Teşhislerini yaptım. Bu örnekler 1973 yılında tarafımdan kurulan, bugün yaklaşık 20 000 örnek sayısına ulaşan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Herbaryum (KATO)’unun çekirdeğini oluşturdu. Bu arada 1976 yılında tez çalışmamı başarı ile tamamlayıp Orman İlimleri Doktoru unvanını aldım.
Bu benim akademik yaşamımda hiç unutmadığım ve çok öğretici bir anım oldu. Yılarca öğrencilerime anlatarak, bitki toplamanın ve kurutmanın floristik araştırmalar ve Herbaryum oluşturmak için son derece ciddi bir konu olduğunu vurgulamaya gayret gösterdim.
RE Books Arts Arşivimizdeki Fotoğraflar ve Açıklamaları

Fotoğraf Arkası: Eylül 1990. OST Berlin. AC. plz

Fotoğraf Arkası: Eylül 1990. Berlin.
“İyi akşamlar Rengigül Hanım. Bana gönderdiğiniz fotoğraflar çok güzeller, 08-15 Eylül 1990 yılında Berlin’de yapılan 5. OPTIMA Kongresinde çekilmişti. Fotoğrafta bizlerden başka rahmetli hocamız Prof. Dr. Hüsnü Demiriz ve eşi ile bir diğerinde Prof. Dr. Tuna Ekim bulunuyor. Onları zaten tanıyorsunuzdur.

Fotoğraf Arkası: Sayın Hocam, sizin ve ailenizin yeni yılınızı en iyi dileklerimizle kutlar, sağlık ve mutluluk dileklerimizle saygılar sunarız. Hazire ve Rahim Anşin Çığlıkara – Antalya
Benim rahmetli babana gönderdiğim yeni yıl kartı ise 22-27 Ekim 1990 yılında Antalya’da gerçekleştirilen Sedir Sempozyumunda, Antalya- Elmalı ilçesi sınırlarında bulunan ünlü Çığlıkara ormanlarında tarafımdan çekilen bir fotonun arkasına yazılan bir fotoğraftır. Rahmetli Faik hocam söz konusu toplantıya katılamamıştı. Kendisine bir anı olarak tarafımızdan Hazire ablanla birlikte imzalamıştık. Gelelim sizin Trabzon’da bizi ziyaretinize. Siz 1972 yılı olarak hatırlıyorsunuz. Doğrudur. Ben de 1972 yılı yaz başlarında Trabzon’da göreve başlamıştım. O bakımdan uyuşuyor. Tekrar size ve değerli Ersin beye sevgi ve selamlarımı iletiyorum. İyi akşamlar.” Prof. Dr. Rahim Anşin, 2026 Temmuz

Fotoğraf Arkası: 16-21 Sept, 1985, Edinburgh

Fotoğraf Arkası: 16-21 Sept, 1985, Edinburgh
Prof. Dr. Hüsnü Demiriz, Ümran Demiriz, Güler Yaltırık, Prof. Dr. Faik Yaltırık. Üsteki fotoğrafı babam, alttaki fotoğrafı Rahim abi çekmiş
“1985 yılında Edinburgh Royal Botanic Garden (İskoçya) ev sahipliğinde, Türkiye’deki bitki bilim çalışmaları açısından dönüm noktası olan Flora of Turkey and the East Aegean Islands eserinin 9. ve son ana cildi tamamlanmıştır. Eserin editörü Prof. Dr. Peter Hadland Davis önderliğinde, Edinburgh’da bu devasa projenin bitişi onuruna uluslararası katılımlı geniş çaplı bir sempozyum düzenlenmiştir. [1, 2, 3]
Projenin Önemi ve Detayları
- Kapsam: Türkiye’de doğal olarak yetişen tüm bitki türlerini sistematik olarak derleyen en kapsamlı ve temel İngilizce botanik eseridir. [1, 2]
- Tarihçe: 1965-1985 yılları arasında yayınlanan 9 cilt ile Türkiye florası kayıt altına alınmış, daha sonra 1988’de 10. cilt (ek) eklenmiştir. [1, 2]
- Türk Botanikçilerle İşbirliği: Eserin hazırlanma sürecinde ve sonrasındaki ek çalışmalarda Türkiye’den Prof. Dr. Turhan Baytop ve Prof. Dr. Faik Yaltırık gibi önemli isimler doğrudan katkı sağlamıştır. [1, 2]
- Edinburgh Bağlantısı: Araştırma için toplanan binlerce örnek, bugün Royal Botanic Garden Edinburgh Herbaryumu’nda korunmaya ve sergilenmeye devam etmektedir. [1, 2]” AI
RE Books Arts arşivimizde fotoğraf bölümü; gerek aile büyüklerimizin meslekleri gerekse ilgileri dolayısıyla hayli geniş yer tutmakta. Bir çalışma odamı taradığımda bu konu ile ilgili fotoğraf arkaları şöyle: 1-6 Eylül 1985, Paris, 6-13 Sept 1985, London, 16-21 Sept, Edinburgh, 25-30 Eylül 1985 Münih. Annemle babam genelde en az bir aylık yurt dışı seyahati yaparlardı, sempozyum, kongreler tarihlerine denk getirirlerdi. Yurt içi seyahatleri, yaz tatillerimiz de bu temada olurdu. Babam bilimsel seyahatleri çok severdi, özellikle Edinburgh’ta çok mutlu olduğunu gözlemlerdim. Bizleri de “Ufkunuz açılsın diye” götürdüğünü dile getirirdi. Evde tatil olduğumuz günlerde ise zaman zaman babam Prof. Dr. Faik Yaltırık’ın ekskürsiyonlarda çektiği fotoğrafları dia makinesinden ailece izlerdik. Prof. Dr. Hüsnü (Demiriz) amcanın Gümüşsuyu’ndaki evinde de bu âdet devam ederdi. Evlerde hem birlikte zaman geçirir, hem de yeni bilgiler edinirdik.
Edinburgh Üniversitesi Kraliyet Botanik Bahçesi’nde (The Royal Botanic Garden) yazılmaya başlanan, 10 ciltlik “Flora of Turkey”in 1961 yılından itibaren ilk Türk botanikçisi babam. Dr. Davis ve ekibi Dr. Zohary ile kıyaslayarak, çeşitli tatbiki sınavlardan geçirerek seçmişler ve babamla çalışmaya devam etmek istediklerini bildirmişler.
“Prof. Dr. Faik Yaltırık, Türkiye’nin orman ağaçları ve otsu bitkileri üzerinde 40 yılı aşkın bir süreden beri araştırmalarda bulunmuş, ülkemizde yetiştiği bilinmeyen çok sayıda ağaç türü ve varyetelerini ortaya çıkarmış ve bunlara yeni isimler vermiştir. Dâima yabancı botanikçiler ile yazışarak fikir alışverişinde bulunmuştur. Organisation for the Phyto-Taxonomical Investigation of the Mediterranean Area (Akdeniz Bölgesi Bitki Sistematiği Araştırmaları Organizasyonu OPTIMA:); International Dendrology Society, London (Uluslararası Dendroloji Derneği) ve International Oak Society, U.S.A. (Uluslararası Meşe Derneği, A.B.D.), L’Accademia İtaliana di Scienze Forestali – Firenze, (İtalyan Bilimler Akademisi) üyeliğine seçilmiştir.” Prof. Dr. Gökhan Eliçin.
Gökhan amca, babam emekli olduğunda onuruna “Kasnak Meşesi ve Türkiye Florası Sempozyumu” düzenlemiş, ardından da bir yazı kaleme almıştı. Bu sempozyum ile ilgili dokümanlar arşivimizde. Rahim abi Danışma Kurulu’nda idi ve bir bildiri sunmuştu.

“Türkiye’de “Dendroloji” denilince ilk akla gelen ve bu konuda sayısız çok değerli çalışmaları ile ismini yurt dışına taşıyan ve ülkemizin tanınmasına büyük katkıları olan Prof. Dr. Faik Yaltırık’ın fiili hizmet süresini doldurması nedeniyle Orman Botaniği Anabilim Dalı öğretim üye ve elemanları tarafından düzenlenen “Kasnak Meşesi ve Türkiye Florası Sempozyumu” 21-23 Eylül 1998 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde yapılmıştır.
Sempozyuma Türkiye’mizin çeşitli orman fakülteleri ile fen, eczacılık fakültelerinden çok sayıda bilim adamı ve araştırmacı katılmıştır. Bu bilimsel toplantıya 47 bildiri, 5 poster sunulmuş ve tartışılmış ve sempozyumun son günü ise Atatürk Arboretumu’nda genel değerlendirme yapılmıştır. Böyle bir toplantıya vesile olan ve dendroloji bilimine büyük katkıları olan Prof. Dr. Faik Yaltırık’a hepimiz şükran borçluyuz.
Sempozyumun gerçekleşmesinde maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen başta İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere İ.Ü. Orman Fakültesi Dekanlığı’na, Atlas Dergisi yönetimine, Çekül Vakfı’na ve Hunca Kozmetik’e teşekkür borçluyuz.
Fakültemizde düzenlenen bu sempozyum bildirilerini kitap halinde yayınlamak bizleri son derece mutlu etmektedir. Sempozyuma emeği geçen tüm meslektaşlarımıza ve baskı işini üstlenen Çantay Matbaası’na teşekkür ederiz.
Sempozyum Düzenleme Komitesi Adına: Prof. Dr. Gökhan Eliçin, Orman Botaniği Anabilim Dalı Başkanı
Onursal Başkan: Prof. Dr. Faik Yaltırık
Sempozyum Düzenleme Kurulu:
Başkan: Prof. Dr. Gökhan Eliçin
Prof. Dr. İsmet Şanlı
Prof. Dr. Asuman Efe
Yrd. Doç. Dr. Ünal Akkemik
Araş. Gör. Mesut İnan
Araş. Gör. Yılmaz Balcı
Sempozyum Danışma Kurulu:
Prof. Dr. Yıldırım Akman
Prof. Dr. Rahim Anşin
Prof. Dr. Ayten Aydın
Prof. Dr. Burhan Aytuğ
Prof. Dr. Asuman Baytop
Prof. Dr. Turhan Baytop
Prof. Dr. Ali Çırpıcı
Prof. Dr. Tuna Ekim
Prof. Dr. Ziya Gerçek
Prof. Dr. Abdullah Gezer
Prof. Dr. Nermin Gözükırmızı
Prof. Dr. Adil Güner
Prof. Dr. Hayrettin Kayacık
Prof. Dr. Nesime Merev
Prof. Dr. Göksel Olgun
Prof. Dr. Muazzez Önal
Prof. Dr. Neriman Özhatay
Prof. Dr. Engin Özhatay
Prof. Dr. Muzaffer Selik
Prof. Dr. Betül Tütel
Açılış Töreninde Yapılan Konuşmalar:
Prof. Dr. Saim Üstündağ
Prof. Dr. Gökhan Eliçin
Prof. Dr. H. Can Başer
Prof. Dr. Hayrettin Kayacık
Prof. Dr. Burhan Aytuğ
Prof. Dr. İsmet Şanlı
Prof. Dr. Asuman Efe
Prof. Dr. Metin Sözen
Prof. Dr. Zekai Bayer
Prof. Dr. Tuna Ekim
Prof. Dr. Ziya Gerçek
Prof. Dr. Nihat Uluocak
Rengigül Ural
Sedat Can
Sempozyum Bildirileri:
Prof. Dr. Tuna Ekim, Türkiye’nin Endemik Bitkileri
Prof. Dr. Faik Yaltırık, Prof. Dr. Gökhan Eliçin, Dr. Salih Terzioğlu, Küçük Kozalaklı Katran Ardıcı’nın Yeni Bir Varyetesi (Juniperus oxycedrus L. supsp. oxycedrus var. spilinana Yalt-Eliçin-Terzi.)
Dr. Hasan Akan, Prof. Dr. Adem Tatlı, Beşkarış (Kütahya) Baraj Alanının Florası
Dr. Gürcan Güleryüz, Dr. Hülya Arslan, Uludağ Milli Parkı Sarıalan Mevkii Vejetasyon Mozaiği
Dr. Musa Doğan, Türkiye Graminelerinin Sınıflandırılmasında Biyocoğrafik Verilerin Önemi
Prof. Dr. Neriman Özhatay, Andrew Byfield, İstanbul Florasının Önemi ve Tehdit Altındaki Türler
Prof. Dr. Turhan Uslu, Dilek Yarımadası (Aydın) Bitki Türleri
Prof. Dr. Rahim Anşin, Prof. Dr. Ziya Gerçek, Prof. Dr. Nesime Merev, Doç. Dr. Zafer Cemal Özkan, Arş. Gör. Salih Terzioğlu, Arş. Gör. Bedri Serdar, Arş. Gör. Turgay Birtürk, Türkiye’deki Gürgen Yapraklı Kayacık (Oysrya carpinifolia Scop.)’in Yayılışı, Floristik ve Fitososyolojik Özellikleri
Prof. Dr. Faik Yaltırık, Yrd. Doç. Dr.Güler Dalgıç, Edirne ve Çevresinin Doğal ve Egzotik Ağaç ve Çalı Türlerinin Envanteri ve Türkiye Trakyası’nın Anıt Ağaçları
Prof. Dr. Adem Tatlı, Dr. Ahmet Zafer Tel, Kureyşler Baraj Sahasının (Kütahya) Vejetasyonu
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Var, Yrd. Doç. Dr. Shima Kazuto, Prof. Dr. Chiba Kyozo, Dr. Cengiz Acar, Rize-Pazar İlçesinde Bambu Plantasyonları ve Bu Bitkinin Doğu Karadeniz Bölgesi İçin Önemi
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Var, Dr. mahir Küçük, Kuzeydoğu Karadeniz Bölgesinde Kamu Kuruluşlarının Bahçelerinde Yer Alan Odunsu Taksonlar ve Kullanıcı İstekleri Üzerine Araştırmalar
Doç. Dr. Hakan Altınçekiç, Çilingoz Koyu Doğal Bitki Örtüsünde Bulunan Bazı Otsu Bitkilerin Saptanması ve Peyzaj Planlamasında Değerlendirme Olanakları

Kart Arkası: Değerli Hocam, Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, saygılarımı sunarım. R. Anşin – Rahim abi kartın arkasındaki “Karadeniz Yaylaları” yazısının üzerini çizmiş, “Düzköy (Kalenema) (Pinus pinea)” yazmış.

“Ertuğrul Şehitlerini Anma ve Sakura Kirazı Etkinliği”, NGBB, 2018, Nihat Gökyiğit daveti, Ersin, ben, Hazire abla, Rahim abi. Arşivimizde Nihat Bey amcanın dosyasını düzenledim. Babama saygı duyan, kadirşinas çok kıymetli bir büyüğümüzdü, nur içinde yatsın.
“Size, İsviçre Alplerini göstereceğim.” Prof. Dr. Faik Yaltırık
Hayatımda iki kez Trabzon’a gitme şansım oldu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi ile ilgili anım; 1972 yılının yazında, babam “Size, İsviçre Alplerini göstereceğim” diyerek bizi Trabzon’a götürdüğünde, KTÜ Orman Fakültesi yeni kuruluyordu ve “pır pır” dedikleri uçaklarla gidip geliyorlardı hocalar. 1971-1972 öğretim yılında aktif olarak KTÜ Orman Fakültesi’nde dersler başlamıştı. İ.Ü. Orman Fakültesi’nden hocalar dersler veriyorlar, kurucu kadro oluşturmaya çalışıyorlardı.
Prof. Dr. Hayri Bayraktaroğlu İ.Ü. Orman Fakültesi’nin dekanıydı. Hayri amca ailesi ile birlikte Levent, Nispetiye mahallemizde köşe apartmanımızda oturuyordu. Ailece görüşüyorduk ve gerçekten bir aile gibi olmuştuk. Hayri amca ve ailesi hafızam beni yanıltmıyorsa Çamlıhemşinliydiler. Ord. Prof. Dr. Asaf Irmak’ın hayat hikâyesini TOD’un 100. Yılı dolayısıyla Orman ve Av Dergisi’ne yazarken Barem’den “Cumhuriyete Kanat Gerenler” belgeselini rica etmiştim. Hayri amcanın ses belgeseli de bu vesile ile arşivimde yer almıştı. Ses kaydını hayata geçireceğim. KTÜ Orman Fakültesi Dekanlığı da yapmıştı.
Prof. Dr. Selçuk Bayoğlu da hem İÜ hem KTÜ Dekanı olmuştu. İÜ’de babam Dekan Yardımcı idi o yıllar. Selçuk amcanın eşi Sümer teyze de yanılmıyorsam Trabzonlu idi. Beyoğlu Olgunlaşma’nın kıymetli bir hocasıydı ve ben misafir öğrenci olarak Boğaziçi Üniversitesi’ndeki derslerimin olmadığı bazı günlerde gidiyordum. İtalyan ve Fransız Kültürlere, Amerikan ve İngiliz Konsolosluğu kütüphanelerine (1977-1996) devam ettiğim dönemler.
KTÜ’ye giden hocalardan Volkan teyzeyi hatırlıyorum. Prof. Dr. Volkan Şölen’i andığım makalemi yayınlamıştım. Burhan amca da KTÜ’ye emek vermişti. Prof. Dr. Burhan Aytuğ’un Türk folkloruna da ciddi katkıları olduğunu biliyorum. İÜ Orman Fakültesi Dekanlığı yaptığı dönemde ben rektör Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu ile çalışıyordum, Halkla İlişkiler Müdür yardımcılığı, İÜ Bülteni Yazı İşleri müdürlüğü görevlerini üstlenmiştim.
Trabzon’a otobüsle Karadeniz sahili boyunca hayli uzun süren bir yolculukla vardık. KTÜ kampüsünde kaldık. Çok aydınlık bir lojman dairesi idi. Büyük bir salonu vardı. Sade ve modern döşenmişti. Kampüsün bahçeleri düzenli, yeşili boldu.
Bir Baron’un çift olarak yaptırdığı köşklerden biri olan Atatürk’ün köşkünü ziyâret etmiştik. Diğer köşk de çok etkileyici idi. Levent komşumuz Nejat – Firuzan Ongan’a ait köşktü. Nejat Bey amca İngiltere Oxford mezunu idi. Oğlu Ferdi abi de babası gibi İngiltere’de yüksek tahsil yapmış ve çok güzel, zarif bir İngiliz ile evlenmişti. Soğuksu’daki köşklerinde ağırlanmış, etkileyici bahçesinde hoşça vakit geçirmiştik. Babam Nejat Bey amca ile çalışma odasında sohbet etmişlerdi. Ortak konuları hayli kesişmekteydi. Firuzan teyze bir gün bizi Trabzon panoramasına hâkim şık bir lokantada nefis bir öğle yemeği davet etmişti. Etkileyici ferah ve yemekleri çok lezizdi.
Firüzan teyze gibi Rahim (Anşin) abi ve Hazire abla da bizleri babam ve anneme hürmetiyle gönülden ağırlamıştı. Birkaç fakülte mensubu aileye de misafirliğe gittiğimizi hatırlıyorum. Hoşça vakit geçirmiştik.
Pazarındaki yöresel tatları, enfes balığı, “Muhlama” ve “Kaygana”sı, mis gibi çayı, peşkirleri, telkârileri, esprili insanları, dinamik folkloru, kemençe ve horonu, bedesteni, Boztepe ve Soğuksu’nun gizemi ile dimağımda yer eden müze kentlerimizden biri, Trabzon. Önce Of ardından da Rize’ye götürmüştü bizi babam.
Trabzon ile ilgili damak tadıma gelince: Sabah kahvaltısında tereyağı ve Anzer balı. Yıllar içinde Trabzon ekmeğini, balını İstanbul’da da tadabilmek imkânlarımız oldu, dostlarımızın kadirşinaslığıyla. Fındık ezmesini ilk kez Trabzon’da tatmıştım. Müthişti. Bir de Of’ta içtiğimiz çayın tadı, kokusu, rengi damağımda, dimağımda hâlâ.
İkinci kez Trabzon’a özel uçağı ile Semahat (Arsel) Hanım götürmüştü. 2010’lu yıllarda. Bizi bayimiz Erol Tuna Bey, ekibi ve eşi Neşe Hanım çok güzel ağırlamışlar, arkeolojik, turistik yerleri, cami, bedesten ve antikacıları ziyaret etmiş, denize nazır bir lokantada balık ağırlıklı nefis bir öğle yemeği yemiştik, evlerinde beş çayında ağırlanmıştık.
Babam ve annem yıllar içerisinde çeşitli organizasyonlar dolayısıyla Karadeniz seyahatleri yaptılar diye hatırlıyorum. Bir tanesi FEST ile idi, fotoğrafları arşivimizde.
Dünyada deniz (su) ve ormanın birleştiği yöreler etkileyici oluyor ve büyük ferahlık veriyor bana.













