Türk yatırımcıların Avrupa’da yatırım yoluyla oturum programlarına ilgisi hız kesmeden devam ediyor. Son veriler, Yunanistan’ın Golden (Altın) Vize programında Türk vatandaşlarının Çinlilerden sonra ikinci büyük yatırımcı grubu haline geldiğini ortaya koydu.
Yunanistan Göç ve İltica Bakanlığı verilerine dayandırılan güncel istatistiklere göre, Yunanistan’ın Golden (Altın) Vize programından yararlanan Türk yatırımcı sayısı son bir yılda %160 artış göstererek 3.291’e ulaştı. Böylece Türk vatandaşları, program kapsamında Çinli yatırımcıların ardından ikinci sıraya yükseldi.
Yunanistan’ın Avrupa Birliği içerisinde yatırım karşılığında oturum hakkı sunan en erişilebilir programlardan biri olmaya devam etmesi, Türk yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Özellikle Schengen bölgesinde serbest dolaşım imkânı, Euro bazlı varlık çeşitlendirmesi ve aile bireylerini kapsayan yapısı programı öne çıkarıyor.
Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Son veriler, Türk yatırımcıların Avrupa’da alternatif yaşam ve yatırım planları oluşturma konusunda her zamankinden daha aktif hareket ettiğini gösteriyor. Yunanistan’ın Golden (Altın) Vize programında Türk vatandaşlarının Çinlilerden sonra ikinci büyük yatırımcı grubu haline gelmesi, bu talebin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.”
Ergut sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün yatırımcılar yalnızca oturum hakkı elde etmeyi değil, aynı zamanda varlıklarını farklı para birimlerinde çeşitlendirmeyi, çocuklarına uluslararası eğitim fırsatları sunmayı ve geleceğe yönelik alternatif yaşam planları oluşturmayı hedefliyor. Bu nedenle Golden (Altın) Vize programları, sadece bir göç aracı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir aile ve yatırım stratejisinin parçası haline geliyor.”
Harvey Law Group uzmanlarına göre Avrupa’da yatırım yoluyla oturum programlarına olan ilgi önümüzdeki dönemde de devam edecek. Özellikle bazı ülkelerin programlarını sonlandırması veya kapsamını daraltması, yatırımcıların daha güçlü ve sürdürülebilir programlara yönelmesine neden oluyor.













