• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

Aşkım Tan by Aşkım Tan
12 Haziran 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?
0
SHARES
11
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

BU BİR CHP YAZISI DEĞİLDİR.

Bu bir AK Parti yazısı da değildir.

Bu, bir ülkenin önceliklerini kaybetmeye başlamasının yazısıdır.

Bu, yangın çıkan evde perde rengini tartışanların yazısıdır.

Bu, dünyanın yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye’nin neden yerinde saydığını sorgulama yazısıdır.

Dünyaya bakalım.

Ortadoğu yeniden yanıyor.

İran ile İsrail arasındaki çatışma bölgesel savaş riskini büyütüyor.

Amerika doğrudan sahaya iniyor.

Petrol piyasaları sarsılıyor.

Enerji dengeleri değişiyor.

NATO yeni güvenlik mimarisini tartışıyor.

Türkiye’nin NATO içindeki önemi yeniden konuşuluyor.

Amerikan Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “olağanüstü lider”, “ güçlü insan” ve “iyi dostum” ifadelerini kullanıyor.

Dünyanın en güçlü ülkesinin başkanı Türkiye’yi stratejik denklemin önemli aktörlerinden biri olarak tanımlıyor.

Türkiye ise kendi iç tartışmalarına sıkışıyor.

Çin yeni üretim merkezleri arıyor.

Yapay zekâ yeni ekonomik düzenin merkezine yerleşiyor.

Dünya yeniden kuruluyor.

Şimdi Türkiye’ye bakalım.

Kurultay.

Butlan.

Disiplin.

İhraç.

Karşılıklı suçlamalar.

Mahkemeler.

Kasetler.

Açıklamalar.

Karşı açıklamalar.

Soruyorum:

85 milyonluk bir ülkenin gündemi gerçekten bu mudur?

Bir başka soru soruyorum:

İç kavgalarla kalkınmış tek bir ülke gösterebilir misiniz?

Aynı gün içerisinde çok daha önemli gelişmeler yaşanıyor.

Merkez Bankası faiz kararı açıklıyor.

Bankaların takipteki alacak oranları yükseliyor.

Şirketler borçlarını çevirmekte zorlanıyor.

Sanayi alarm veriyor.

Tarım alarm veriyor.

Esnaf alarm veriyor.

Genç işsizliği alarm veriyor.

Siyaset ise hâlâ birbirini konuşuyor.

BYD yatırımını askıya alıyor.

Bazıları bunu yalnızca bir şirket haberi sanıyor.

Yanılıyorlar.

Mesele BYD değildir.

Mesele Türkiye’nin yatırım iklimidir.

Mesele güvendir.

Mesele öngörülebilirliktir.

Mesele rekabet gücüdür.

Üstelik bu ilk örnek değildir.

Aylarca Chery konuşuldu.

Samsun’da milyar dolarlık yatırım konuşuldu.

Yıllık yüz binlerce araç üretilecek denildi.

Binlerce kişilik istihdam vaat edildi.

Bugün gelinen noktada hâlâ görüşmelerden söz ediliyor.

Ortada çalışan bir fabrika yok.

Ortada üretim bandı yok.

Ortada ihracat yok.

Ortada gerçekleşmiş yatırım yok.

Soruyorum:

Türkiye yatırım alan bir ülke mi oluyor?

Yoksa yatırım haberi alan bir ülke mi oluyor?

Ekonomide umut açıklamayla ölçülmez.

Gerçekleşmeyle ölçülür.

Temeli atılmayan fabrikanın ekonomiye katkısı yoktur.

Açılmayan fabrikanın istihdamı yoktur.

Üretilmeyen aracın ihracatı yoktur.

Bir başka gerçeği de konuşmak zorundayız.

Artık yalnız yabancı yatırımcı gitmiyor.

Türk yatırımcı da gidiyor.

Türk sanayicisi de gidiyor.

Fabrikalar taşınıyor.

Siparişler taşınıyor.

Sermaye taşınıyor.

Sermaye duygularla hareket etmez.

Sermaye slogan sevmez.

Sermaye alkış sevmez.

Sermaye hesap yapar.

Güven arar.

İstikrar arar.

Öngörülebilirlik arar.

 

Bir ülkenin kendi yatırımcısı başka ülkelere gitmeye başlamışsa durup düşünmek gerekir.

Bu artık ekonomik veri değildir.

Bu alarmdır.

Bazı gerçeklerle yüzleşmek cesaret ister.

Türkiye artık ucuz üretim merkezi değildir.

Türkiye artık bölgesindeki rakiplerine göre belirgin üstünlük taşıyan bir ülke değildir.

Mısır daha ucuzdur.

Ürdün daha ucuzdur.

Romanya daha rekabetçidir.

Polonya daha caziptir.

Macaristan daha agresif teşvikler sunmaktadır.

Gerçeklerle kavga edilmez.

Gerçeklerle yüzleşilir.

Bir başka cephede savaş büyüyor.

İran.

İsrail.

Amerika.

Suriye.

Doğu Akdeniz.

Petrol.

Enerji.

Ticaret yolları.

Bütün bu başlıklar Türkiye’nin ekonomisini doğrudan etkiliyor.

Peki biz neyi tartışıyoruz?

Birbirimizi.

Hiçbir çiftçi butlan kararıyla ürün yetiştiremez.

Hiçbir esnaf disiplin soruşturmasıyla kira ödeyemez.

Hiçbir genç kurultay tartışmalarıyla iş bulamaz.

Hiçbir yatırımcı televizyon tartışmalarıyla fabrika kuramaz.

 

Gerçekler inatçıdır.

Görmezden gelindiklerinde ortadan kaybolmazlar.

Yalnızca büyürler.

Bugün kapımızı çalan gerçek şudur:

Türkiye zaman kaybediyor.

Hem de dünyanın en hızlı değiştiği dönemde.

Çözüm nedir?

Daha fazla hukuk.

Daha fazla liyakat.

Daha fazla üretim.

Daha fazla bilim.

Daha fazla teknoloji.

Daha fazla eğitim.

Daha fazla verimlilik.

Daha fazla kurumsallık.

Daha fazla öngörülebilirlik.

Yatırımcı nutuk dinlemez.

Piyasalar hamasetle çalışmaz.

Ekonomi alkışla büyümez.

Gençler vaatlerle ülkede kalmaz.

Bir ülkenin geleceği parti içi savaşlarla kurulmaz.

Bir ülkenin geleceği mahkeme koridorlarında kurulmaz.

Bir ülkenin geleceği televizyon ekranlarında kurulmaz.

Bir ülkenin geleceği fabrikalarda kurulur.

Laboratuvarlarda kurulur.

Üniversitelerde kurulur.

Adalet sisteminde kurulur.

Tarlalarda kurulur.

 

Dünyanın beklemeye niyeti yok.

Çin beklemiyor.

Amerika beklemiyor.

Avrupa beklemiyor.

Teknoloji beklemiyor.

Sermaye beklemiyor.

Gelecek beklemiyor.

Biz hâlâ birbirimizi tartışırken…

Başkaları yarını inşa ediyor.

Biz hâlâ koltukları konuşurken…

Başkaları ekonomiyi konuşuyor.

Biz hâlâ kişileri konuşurken…

Başkaları sistem kuruyor.

Biz hâlâ günü kurtarmaya çalışırken…

Başkaları geleceği satın alıyor.

Tarihin acımasız bir kuralı vardır:

Geleceği konuşmayan toplumlar, başkalarının geleceğinde figüran olur.

Üretmeyen ülkeler bağımlı hale gelir.

Yatırım çekemeyen ülkeler yoksullaşır.

Bilimi ihmal eden ülkeler geriler.

Adaleti zayıflayan ülkeler güven kaybeder.

Güven kaybeden ülkeler sermaye kaybeder.

Sermaye kaybeden ülkeler zaman kaybeder.

Zaman kaybeden ülkeler gelecek kaybeder.

Bir ülke bir gecede çökmez.

Önce önceliklerini kaybeder.

Sonra zamanını kaybeder.

Sonra fırsatlarını kaybeder.

En sonunda geleceğini kaybeder.

Türkiye’nin önündeki tehlike rakipleri değildir.

Türkiye’nin önündeki tehlike zamanın kendisidir.

Mesele artık hangi partinin kazanacağı değildir.

Mesele Türkiye’nin kaybetmeye devam edip etmeyeceğidir.

Türkiye dünyanın yeniden kurulduğu masada mı oturacak?

Yoksa başkalarının kurduğu masanın hesabını mı ödeyecek?

 

 

Önceki Yazı

Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenme düzeni için 10 öneri

Sonraki Yazı

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

12 Haziran 2026
Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

12 Haziran 2026
Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenme düzeni için 10 öneri

Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenme düzeni için 10 öneri

12 Haziran 2026
Tango rüzgarı AKM’de esiyor

Tango rüzgarı AKM’de esiyor

12 Haziran 2026

Son Yazılar

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

12 Haziran 2026
Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

12 Haziran 2026
Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenme düzeni için 10 öneri

Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenme düzeni için 10 öneri

12 Haziran 2026
Tango rüzgarı AKM’de esiyor

Tango rüzgarı AKM’de esiyor

12 Haziran 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

Banu Özgen Yılmaz: Dünya bankası kredisiyle kentsel dönüşüm fırsatı

12 Haziran 2026
Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

Aşkım Tan: Dünya yeniden kuruluyor, Peki Türkiye neyi konuşuyor?

12 Haziran 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.