• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Devletin hafızası satılırsa…

Aşkım Tan by Aşkım Tan
21 Temmuz 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?
0
SHARES
70
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

BU BİR VERİ YAZISI DEĞİLDİR.

Bu bir operasyon yazısı da değildir.

Bu, vatandaşından her gün güven isteyen bir devletin, kendisine emanet edilen hayatları ne kadar koruyabildiğini sorgulama yazısıdır.

Devlet…

İnsan doğduğu gün onun kimliğini ister.

Okula başladığında bilgilerini ister.

Hastaneye gittiğinde sağlık kayıtlarını ister.

Vergi verirken gelirini ister.

Araç alırken plakasını ister.

Seyahat ederken sınır geçişlerini kaydeder.

Telefonunu bilir.

Adresini bilir.

Ailesini bilir.

Kısacası…

Hayatımızın neredeyse tamamını bilir.

Biz de bütün bunları veririz.

Mecbur olduğumuz için değil yalnızca…

Devletin onları koruyacağına inandığımız için.

Çünkü vatandaş ile devlet arasındaki görünmeyen sözleşmenin adı…

Güvendir.

Bugün ortaya çıkan iddialar yalnızca bir suç dosyası değildir.

İddiaya göre bazı kamu görevlileri…

Suç kayıtlarını…

Aranma ve yakalama bilgilerini…

Araç kayıtlarını…

Gümrük ve sınır geçiş bilgilerini…

Devletin koruması gereken kişisel verileri…

Suç örgütlerine satmıştır.

Eğer doğruysa…

Mesele birkaç memurun para kazanması değildir.

Mesele, devletin vatandaşına verdiği en temel sözün içeriden bozulmuş olmasıdır.

Bir devletin kasası soyulabilir.

Parası yeniden kazanılır.

Silahı kaybolabilir.

Yenisi alınır.

Binaları yıkılabilir.

Yeniden yapılır.

Ama devletin hafızası satılmaya başlanırsa…

İşte o zaman satılan yalnızca bilgiler değildir.

Devletin otoritesi, güvenilirliği ve vatandaşını koruma iddiası da pazara çıkarılmış olur.

Şimdi kendimize dürüstçe şu soruları sormak zorundayız:

Bu bilgiler kaç yıldır el değiştiriyordu?

Kimler bundan yararlandı?

Kaç kadın, gizli kalması gereken adresi nedeniyle yeniden şiddetin hedefi oldu?

Kaç tanığın güvenliği tehlikeye girdi?

Kaç gazeteci…

Kaç hâkim…

Kaç savcı…

Kaç polis…

Kaç sıradan vatandaş…

Bilgilerinin artık yalnız devlette olmadığını hiç bilmeden yaşamaya devam etti?

En önemlisi…

Bu sistem kurulurken kim neredeydi?

Kim denetlemekle görevliydi?

Kim görmedi?

Kim gördü de sustu?

Kimlerin şifresi kullanıldı?

Kimlerin imzası vardı?

Bu bilgiler yalnızca satıldı mı, yoksa bazı suçların işlenmesinde de kullanıldı mı?

Kaç suçun arkasında, devletin içinden sızdırılmış bir bilgi vardı?

Devlet, vatandaşından dürüstlük ister.

Vergisini doğru beyan etmesini ister.

Adresini doğru bildirmesini ister.

Kimliğini gizlememesini ister.

Mal varlığını açıklamasını ister.

Kanuna uymasını ister.

Ama devlet, vatandaşından hiçbir bilgi isteme hakkını kendiliğinden kazanmaz.

O hakkı, o bilgileri koruyabildiği sürece taşır.

Peki…

Vatandaş bütün yükümlülüklerini yerine getirirken, devlet ona ait bilgileri koruyamıyorsa…

Bu güven sözleşmesini ilk bozan kimdir?

Vatandaş mı?

Yoksa vatandaşın bilgilerini koruyamayan devlet mi?

Devletin görevi, vatandaşın bilgisini yalnızca toplamak değildir.

Asıl görevi, topladığı bilgiyi korumaktır.

Koruyamıyorsa…

Vatandaşının güvenini kaybeder.

Artık savaşlar yalnızca toprak için yapılmıyor.

Bilgi için yapılıyor.

Çünkü bilgiyi ele geçiren…

İnsanı ele geçiriyor.

Veriyi elinde tutan…

İnsanı tanır.

İnsanı tanıyan…

Onu yönlendirir.

Onu korkutur.

Onu tehdit eder.

Onu susturur.

İşte bu yüzden…

Kişisel veri, artık yalnızca teknik bir mesele değil; milli güvenlik meselesidir.

Çünkü devletin elindeki bilgi, suç örgütünün eline geçtiği anda kayıt olmaktan çıkar, silaha dönüşür.

Adres silah olur.

Telefon numarası silah olur.

Sınır geçişi silah olur.

Yakalama kaydı silah olur.

Devletin koruması gereken her bilgi, suçlunun elinde vatandaşa çevrilmiş bir namluya dönüşür.

Bir devlet…

Sınırlarını koruyabilir.

Ordusunu güçlendirebilir.

En gelişmiş silahları satın alabilir.

Her sokağı kameralarla izleyebilir.

Her kuruma güvenlik kapıları koyabilir.

Ama kendi memurunun hangi bilgiye, ne zaman, neden ulaştığını denetleyemiyorsa…

Asıl güvenlik açığı dışarıda değil, içeridedir.

Çünkü güvenlik…

Sadece sınır kapılarında başlamaz.

Bir kamu görevlisinin sisteme girdiği ilk şifrede başlar.

O şifre denetlenmiyorsa…

Devletin en görünmez kalesi çoktan düşmüş demektir.

Bu nedenle yapılması gereken yalnızca operasyon düzenlemek değildir.

Önce, bu çürümeye hangi kapının açıldığını bulmak gerekir.

Devlet önce şunu açıklamalıdır:

Vatandaşın bilgilerine kim erişti?

Kaç yıldır erişti?

Kim denetledi?

Kim denetlemedi?

En önemlisi…

Vatandaş, bir daha aynı şeyin yaşanmayacağına neden inansın?

Çünkü denetlenmeyen yetki, bir süre sonra suça dönüşür.

Hiçbir kamu görevlisi, kullandığı yetkinin hesabını vermekten muaf olmamalıdır.

Kişisel verileri kötüye kullanan herkes, yalnızca bir suçlu olarak değil…

Vatandaş ile devlet arasındaki güveni hedef alan biri olarak yargılanmalıdır.

Çünkü devleti güçlü yapan, suçluyu yakalaması değil…

Vatandaşını suça karşı koruyabilmesidir.

Devlet vatandaşından kimliğini ister.

Adresini ister.

Telefonunu ister.

Geçmişini ister.

Bugününü ister.

Çünkü yarınını koruyacağına söz verir.

O söz tutulmuyorsa…

Ortada yalnızca bir veri skandalı yoktur.

Ortada bozulmuş bir devlet-vatandaş sözleşmesi vardır.

Bir ülke sınırları delindiği için yıkılmaz.

Devletin hafızası satılmaya başladığında çözülür.

Çünkü o gün suç örgütleri yalnızca bilgi satın almaz.

Devletin içine girer.

Vatandaşın hayatına girer.

Hukukun içine girer.

En sonunda…

Devletin yerine geçmeye başlar.

Çünkü devlet, sınırları aşıldığında değil…

Vatandaşının güveni içeriden satıldığında işgal edilir.

İşte o gün…

Çalınan yalnızca bilgiler değil…

Devletin kendisidir.

 

 

Önceki Yazı

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nün 2026 Yılı Sahipleri belirlendi

Sonraki Yazı

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

21 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?

Aşkım Tan: Devletin hafızası satılırsa…

21 Temmuz 2026
Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nün 2026 Yılı Sahipleri belirlendi

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nün 2026 Yılı Sahipleri belirlendi

21 Temmuz 2026
Bergüzar Korel “Hatırladıkça” konseriyle ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda

Bergüzar Korel “Hatırladıkça” konseriyle ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda

21 Temmuz 2026

Son Yazılar

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

21 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?

Aşkım Tan: Devletin hafızası satılırsa…

21 Temmuz 2026
Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nün 2026 Yılı Sahipleri belirlendi

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü’nün 2026 Yılı Sahipleri belirlendi

21 Temmuz 2026
Bergüzar Korel “Hatırladıkça” konseriyle ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda

Bergüzar Korel “Hatırladıkça” konseriyle ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda

21 Temmuz 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

Semra Kosovalı: Üniversite sonuçları ve ülkemin durumu

21 Temmuz 2026
Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?

Aşkım Tan: Devletin hafızası satılırsa…

21 Temmuz 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.