Kişiler ve kavramların arasındaki farkları çözebilseydi insanlar, birçok sorun kendiliğinden çözülmüş olacaktı.
Hiçbir zaman kişilere takılmadım, ya da kişileri çok da muhatap almadım, çünkü benim için kavramlar çok daha önemliydi daima.
Kişilere önem verseydim eğer sonuçlar çok üzerdi.
Çünkü insanlar fazlasıyla bencil ve kolaylıkla kötü olmayı seçebiliyorlar.
Lakin kavramlar daha farklı, onlar için sonsuza dek mücadele edebilirim.
Örneklerle açıklayayım, ne demek istediğim daha iyi anlaşılabilir.
Benim için kadın kimliği ve kadın kavramı önemli, kadın topluluğunun sorunlarını çözebilmek adına uzun yıllar ciddi mücadele verdim ve çalışmalar yaptım. Fakat isim olarak Semra için Ayşe için Fatma için çalışsaydım ve nankörlükleriyle karşılaşsaydım verdiğim emeğe çok üzülürdüm.
Benim için Türk kavramı Devlet Millet kavramı çok önemli ve bu kavramların zarar görmemesi için mücadele ediyorum yazıyorum anlatıyorum.
Türk kavramını lekelemiş x isim ya da milletine devletine zarar vermiş olan herhangi x isimleri önemsemiyorum. Bu kadar önemli kavramlar içinde elbette kötüler çıkacak onlara takılmıyorum, yaptıklarına takılmıyorum. Benim için Türk kimliği, Türk Devleti ve Türk milleti kavram olarak değerli içindekilerin bazılarının kötü olması bu kavramların önüne geçemez.
Benim için Samsun şehir olarak önemli. Samsun adını yüceltmek için her platformda çaba gösteriyorum. Samsun’un içinde yaşayan iyi ya da kötü olan kişiler değil Samsun kavramı önemli.
Benim için aile kavramı önemli, aile bireyleri içinde sorun çıkaranlara takılmıyorum, aile kavramını korumaya çalışıyorum.
Benim için insanlık kavramı önemli, insanlığın daha iyi noktalara çıkabilmesi için neler mümkün bunu bulmaya çalışıyorum. İnsanlık kavramı içindeki çok kötü insanlara takılmıyorum. Onlarla denk gelirsem bireysel cevabımı veriyorum ve yine insanlık kavramına katkı sağlamaya çalışıyorum.
İnsanlara, o kişiye şu kişiye veya bu kişiye değil de kavramlara odaklandığımızda bakış açısı başka bir boyuta geçmiş oluyor ve sonra kişilere takılmıyorsun…
Çünkü kişilere takılı kalmak ilerlemeyi engelliyor.
Gecenin bir vakti kalkıp birkaç ergenin yaptığı taşkınlığı durdurmaya gitmemin tek nedeni, o ergenlerin taşkınlık yaparak topluma zarar veremeyeceklerini öğretmek içindi. Toplum içinde nasıl yaşamaları gerektiğini halk kavramını öğretmek içindi mesela…
Güçlü olmak, zengin olmak ya da şımarık olmak, bencil olmak toplumun temel yapısını oluşturan kavramları bozma hakkını kimseye vermiyor.
Dürüst olmak bir kavramdır, ahlaklı olmak bir kavramdır, adaletli olmak bir kavramdır, insan olmak da öyle ve bunları başaramayanlara odaklanırsak bu şekilde ilerleyemeyiz.
Bireylere kişilere takılmadan toplumun temel yapısını oluşturan kavramlara odaklanmalıyız ve o kavramların zarar görmemesi için çaba göstermeliyiz.
Bunu başarsaydık eğer bu kadar ayrışmazdık, kişiler etrafında değil kavramlar etrafında toplanırdık.
Çünkü insanlığı ve toplumu kurtaracak olan kişilerin peşinden gitmek değil, doğru değerlerin arkasında dimdik durmaktır.












