• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü

Ayşe Demir by Ayşe Demir
8 Mart 2026
in Yazarlar
0
Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü
0
SHARES
7
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Yarın unutulacak bir “kutlama” daha yaklaşıyor: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Yarın birileri pembe kartlar bastıracak, kurdeleler kesilecek, kürsülerde alkışlanan cümleler uçuşacak: “Cennet annelerin ayakları altındadır”, “Kadınlar başımızın tacıdır”, “Kadınlar başardı, daha da başaracak”… Ve ertesi gün her şey, yine kaldığı yerden devam edecek.

Oysa 8 Mart, çiçek günü değil. 8 Mart, bir “hesap günü”.

Çünkü bu gün, tarihte hakları için ayağa kalkmış, bedel ödemiş, yakılmış, öldürülmüş, susturulmuş kadınların günüdür. Romantik bir jest değil; direnişin, isyanın, yüzleşmenin günüdür.

## Rakamlardan Utanıyoruz, Sözlerden Değil

Bugün bu ülkenin dört bir yanında kadınlar;

– Evde,

– Sokakta,

– İş yerinde,

– Okulda,

yalnızca “kadın” oldukları için şiddete uğruyor. Kimisi mahkemede, kimisi karakolda, kimisi sosyal medyada ikinci kez yargılanıyor. “Neden oradaydın?”, “Neden öyle giyindin?”, “Neden sustun?”, “Neden konuştun?”

Kelimeler değişiyor, soru aynı kalıyor: Suçlu yine kadın.

Oysa suçlu; korumadığı halde “koruyorum” diyen sistem,

Ceza vermediği halde “adalet yerini buldu” diyen kararlar,

Bir yandan “kadınlar değerlidir” deyip diğer yandan onları eve, mutfağa, sessizliğe hapsetmek isteyen zihinlerdir.

İş gücüne katılım oranlarına bakıyorsun, utanç.

Eşit işe eşit ücret diyorlar, bordroya bakıyorsun, yalan.

“Kadınlar yönetime gelsin” diyorlar, yönetim kurullarına bakıyorsun, sembolik.

Bugün hâlâ;

– Kadınların eğitim hakkı tartışılıyor,

– Çalışma hayatı “evine göre ayarla” mantığıyla konuşuluyor,

– Karar mekanizmalarında kadın sayısı istatistikte bile yer kaplamıyor.

Ama 8 Mart’ta ne eksik? Büyük laflar, süslü cümleler, parlak etkinlik afişleri…

## Şiddetin Gölgesinde Bir “Kutlama” Olur mu?

Bir ülke, her gün bir köşeden kadın cinayeti, kadın istismarı, taciz haberi duyuyorsa;

8 Mart’ta “kutlama” kelimesi ağza alınırken bile insanın dili tutulmalı.

Bu ülkenin kadınları;

– Ölmemek için mücadele ediyor,

– Kendisini anlatabilmek için mücadele ediyor,

– Var olabilmek için mücadele ediyor,

– Sokakta yürürken, toplu taşımada ayakta dururken, gece evine dönerken tedbiri elden bırakmamak zorunda kalıyorsa,

orada önce alınması gereken şey çiçek değil; sorumluluktur.

Her “kadınlar günü kutlu olsun” cümlesi, arkasına somut bir adım koymuyorsa; o cümle, bir kartpostal süsünden ileri gitmez.

## Kadının Adı Var Ama Söz Hakkı Yoksa

Ekranda, sosyal medyada, toplantı masalarında herkes kadınlardan bahsediyor. Kadın haklarından, özgürlüklerden, ilerlemeden…

Peki bu cümleler kurulur,

paneller düzenlenirken,

hashtag’ler açılırken;

– Kadının masadaki sandalyesi nerede?

– O toplantıda, o yönetim kurulunda, o karar mekanizmasında kaç kadın var?

– Kadın sadece fotoğrafta mı var, yoksa gerçekten söz hakkı olan bir özne mi?

Toplum, kadını “fedakâr anne”, “iyi eş”, “evini çekip çeviren kadın” tanımlarının içine sıkıştırdıkça;

Kadının bireyliğini, yurttaşlığını, söz hakkını, karar gücünü görmezden gelmeye devam ediyor.

Kadın; rol değil, insandır.

Kadın; “birinin bir şeyi” değil, kendi hayatının sahibidir.

Eğer bir toplumda kadın hâlâ “önce baba evi, sonra koca evi” arasında tanımlanıyorsa,

orada özgürlükten değil, devreden-devir alınan bir yaşamdan söz ediyoruz.

## 8 Mart: Aynaya Bakma Günü

8 Mart’ta gerçekten yapmamız gereken tek bir şey var: Aynaya bakmak.

– Evdeki dilimizi…

– İş yerindeki ciddiye alınmayan fikirleri…

– Sokakta görmezden geldiğimiz tacizi…

– “Aile işi, karışmayalım” deyip sessiz kaldığımız şiddeti…

– “Ne olacak canım, şakaydı” diye normalleştirdiğimiz cinsiyetçi esprileri…

Bir günlüğüne bile olsa dürüstçe sorgulamak.

Çünkü kadına yönelik eşitsizlik yalnızca manşetlerde, raporlarda, mahkeme salonlarında değil; evin salonunda, mutfakta, WhatsApp grubunda, toplantı odasında, espri yaparken, susarken, görmezden gelirken başlıyor.

8 Mart, tam da bu yüzden; “biz aslında ne yapıyoruz?” diye sorabilme cesaretinin adıdır.

## Çiçeği Değil, Hesabı Getirin

Bugün bir kadına çiçek götürmek istiyorsanız,

önce şu sorularla yüzleşin:

– Onun hayatını gerçekten kolaylaştırmak için ne yaptım?

– Onun güvenliğini, hakkını, emeğini savunmak için ne zaman ses çıkardım?

– Kendi çevremde, ailemde, işimde haksızlık gördüğümde kaç kere görmezden geldim?

Çünkü kadınlar;

– Çiçek sevmiyor değil,

– Güzel söz duymak istemiyor değil,

ama önce insanca yaşamak istiyor.

Eşit işe eşit ücret,

Güvenceli çalışma,

Sokakta, evde, işte şiddetsiz bir hayat,

Söz hakkı, karar hakkı, temsil hakkı…

Bunlar sağlanmadan, verilen her çiçek aslında şu cümlenin sembolü gibi:

“Bugün sus, bugünlük idare et.”

## Son Söz: 8 Mart’ı Hak Edecek miyiz?

8 Mart, kadınlara ait olduğu kadar,

onlara borçlu olan bir toplumun da sınavıdır.

Bu sınavdan geçmek;

bir güne sığdırılmış etkinlik programlarıyla,

sosyal medyada paylaşılan hazır mesajlarla,

kurumsal maille gönderilen “Değerli kadın çalışanlarımız” cümleleriyle mümkün değil.

Gerçek soru şu:

9 Mart sabahı ne değişecek?

Eğer hiçbir şey değişmeyecekse;

Bugün söylenen her süslü söz,

aslında sessiz bir itiraf:

“Biz bu gerçeği biliyoruz ama değiştirmeyi seçmiyoruz.”

8 Mart’ı gerçekten “kutlamak” istiyorsak,

önce o kutlamayı hak eden bir ülke, bir toplum olmamız gerekiyor.

Ve bunun yolu da şu üç basit ama ağır cümlede saklı:

– Dinleyeceğiz.

– Göreceğiz.

– Değiştireceğiz.

Kadınların hayatını değil, yükünü hafiflettiğimiz zaman…

İşte o zaman 8 Mart gerçekten kutlu olacak.

 

Önceki Yazı

Dr. Bahar Zeynep Barut: Kadın Olmanın Bedeli ve Direnci: Görünürlük, Mücadele ve Var Olma Cesareti

Sonraki Yazı

Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

Ayşe Demir

Ayşe Demir

Sonraki Yazı
Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

8 Mart 2026
Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

8 Mart 2026
Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

8 Mart 2026
Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü

Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü

8 Mart 2026

Son Yazılar

Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

8 Mart 2026
Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

8 Mart 2026
Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

Gülçin Güloğlu: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Eşitliğin Cesareti, Dayanışmanın Gücü

8 Mart 2026
Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü

Ayşe Demir: 8 Mart çiçek değil, hesap günü

8 Mart 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

Aydan Baktır: Kadın olmak, dünyaya yalnızca gelmek değil, dünyayı yeniden kurmaktır

8 Mart 2026
Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

Belgin Aksoy: Afrika’nın Kadınları: Acının içinden doğan umut

8 Mart 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.