Kadın yaşamının doğal dönüm noktalarından biri olan menopoz, çoğu zaman sanıldığı gibi bir anda başlayan bir süreç değildir. Aksine, vücut bu döneme yıllar öncesinden çeşitli hormonal dalgalanmalarla hazırlanır ve pek çok kadında ilk sinyaller yavaş yavaş ortaya çıkar. Bu değişimleri doğru okumak, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığın korunması açısından önemlidir.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, menopozun yalnızca adet kesilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar çoğu zaman belirtileri fark etse de bunu menopozla ilişkilendirmeyebiliyor. Oysaki vücut genellikle sürecin başladığını önceden haber verir.” diyor.
“Menopozdan önce başlayan geçiş dönemi gözden kaçabiliyor”
Menopozdan önceki yılları kapsayan perimenopoz dönemi, hormonal dalgalanmaların en yoğun yaşandığı evrelerden biridir. Bu süreçte yumurtalık fonksiyonları yavaşlamaya başlar ve östrojen seviyelerindeki iniş çıkışlar vücutta çeşitli değişimlere yol açar.
Bu dönemin çoğu kadın tarafından fark edilmeden geçirilebildiğini belirterek, menopoz belirtilerinin bazen hafif başlayıp zamanla belirginleşebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle 40’lı yaşların ortalarından itibaren ortaya çıkan yeni şikayetlerin bütüncül şekilde değerlendirilmesi öneriliyor.
“Adet düzensizliği çoğu kadında ilk alarmdır”
Menopoza yaklaşırken en erken fark edilen değişimlerden biri adet düzenindeki farklılıklardır. Daha önce düzenli seyreden döngünün aralıklı hale gelmesi, kanama miktarında belirgin artış veya azalma ya da bazı aylar adet görülmemesi menopoz geçişinin habercisi olabilir.
“Her adet düzensizliği menopoz anlamına gelmez; tiroit hastalıkları, stres, kilo değişimleri veya farklı jinekolojik nedenler de benzer tablo oluşturabilir. Bu nedenle özellikle 40 yaş sonrası gelişen değişimlerde hekim değerlendirmesi önemlidir.”
“Sıcak basmaları menopozun en bilinen ama tek olmayan belirtisidir”
Ani sıcak basmaları menopozun en çok konuşulan belirtilerinden biri olsa da, aslında tablonun yalnızca bir parçasıdır. Genellikle yüz, boyun ve göğüs bölgesinde ani ısı artışı, terleme ve zaman zaman çarpıntı hissiyle ortaya çıkan bu ataklar, özellikle gece yaşandığında uyku kalitesini belirgin şekilde bozabilir.
Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, sıcak basmalarının şiddetinin kişiden kişiye değiştiğini belirterek, yaşam kalitesini etkileyen durumlarda destek alınmasının süreci kolaylaştırabileceğini ifade ediyor.
“Uyku problemleri ve yorgunluk menopozun gizli eşlikçileridir”
Menopoz geçiş döneminde birçok kadının fark ettiği ancak çoğu zaman yoğun tempoya bağladığı bir diğer durum uyku kalitesindeki bozulmadır. Gece sık uyanma, yüzeysel uyku, sabah yorgun kalkma ve gün içinde enerji düşüklüğü bu dönemde sık görülebilir.
Hormonal değişimlerin uyku düzenini doğrudan etkileyebileceğini belirten Op. Dr. Soypaçacı, uzun süren uyku sorunlarının hem ruh hali hem de metabolik sağlık üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.
“Duygusal dalgalanmalar menopoz sürecinin parçası olabilir”
Menopoz yalnızca fiziksel değil, psikolojik değişimleri de beraberinde getirebilir. Nedensiz huzursuzluk, tahammülsüzlük, ani duygu değişimleri, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık hissi bu dönemde bazı kadınlarda belirginleşebilir.
Uzmanlara göre bu belirtiler çoğu zaman günlük stresle karıştırıldığı için menopozla bağlantısı geç kuruluyor. Özellikle daha önce benzer şikayetleri olmayan kadınlarda ortaya çıkan yeni duygu durum değişimlerinin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
“Vajinal kuruluk ve idrar yolu şikayetleri de görülebilir”
Östrojen seviyesindeki düşüş, vajinal dokuda incelme ve kuruluğa yol açabilir. Bu durum bazı kadınlarda ilişkide rahatsızlık hissi, hassasiyet veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları şeklinde kendini gösterebilir.
Op. Dr. Soypaçacı, bu şikayetlerin çoğu zaman dile getirilmediğini ancak yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirterek, uygun yaklaşımlarla büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ifade ediyor.
“Menopoz tanısı geriye dönük olarak konur”
Toplumda menopozun tek bir testle hemen anlaşılabileceği düşünülse de, tıbbi tanım daha nettir. Menopoz, başka bir nedene bağlı olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi ile geriye dönük olarak değerlendirilir.
Bu nedenle, erken yaşta adet kesilmesi yaşayan kadınların mutlaka uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, kişiye özel takip planının önemine dikkat çekiyor.
“Menopoz kadın yaşamının doğal bir evresidir ve doğru bilgiyle yönetildiğinde sağlıklı bir şekilde geçirilebilir. Adet düzeninde belirgin değişiklik yaşayan, sıcak basmaları artan veya yaşam kalitesi etkilenen kadınların gecikmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması, hem sürecin konforlu ilerlemesi hem de olası risklerin erken saptanması açısından önemlidir.”












