Tan Sağtürk sanat yönetmenliğinde kurulan topluluk Genç Bale Tan Sağtürk Akademi, Türkiye’de bir ilke imza atarak klasik baleyi hip hop ile buluşturan çarpıcı bir projeyle sahnede. Gençlerin sanata olan ilgisinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde hayata geçirilen “SWANS”, Kuğu Gölü’nü bambaşka bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Duende Global yapımcılığında hazırlanan ve yoğun ilgi gören yapım, Dünya Dans Günü kapsamında 28–29 Nisan tarihlerinde PARİBU Art sahnesinde izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken, artan talep üzerine 16 Mayıs’ta yeni bir seansla yeniden sahnelenecek. Dans, müzik ve teknolojiyi bir araya getiren “SWANS”, klasik kalıpların ötesinde genç ve güçlü bir sahne dili sunuyor.
Genç Bale Tan Sağtürk Akademi’den yıllardır büyük emekler verilerek yetiştirilen 57 öğrencinin sahne alacağı “SWANS”, Volkan Ersoy tarafından modern ve neo-klasik bale estetiğini dinamik bir kurgu içinde sahneye koyuluyor. Tchaikovsky’nin zamansız besteleri, günümüz sahne anlayışına uygun şekilde yeniden kurgulanırken; klasik bale dansçılarına eşlik eden hip hop sanatçıları esere ritim, enerji ve fiziksel güç katıyor. Yaklaşık 75 dakika süren SWANS, iki perdeden oluşuyor.
GENÇ KUŞAĞIN PARLAYAN İSİMLERİ SAHNEDE
Genç yıldızların rol alacağı “SWANS”da ödüllü başbalerin Nilay Tahiroğlu konuk sanatçı olarak başrolde yer alacak. Uluslararası Moskova, Seul yarışmalarının ikincisi ve İstanbul Bale yarışmasının birincisi yıldız sanatçı İngiltere’de 7 ayrı şehirde Kuğu Gölü eseri ile 29 temsile imza attıktan sonra Genç Bale Tan Sağtürk Akademi topluluğu ile birlikte sahnede yer alacak. Diğer başrol Prens Siegfred rolünü canlandıracak balet Bartucan Şimşir ise Prix Lausenne, Bosphorus Bale Festivali ve İstanbul Bale yarışmalarında ödül sahibi.
ROTHBART’A DÜNYA ŞAMPİYONU YORUMU
Bu yorumda Rothbart ve onun dünyası, yalnızca bir karakter değil, karanlığın sahnedeki kolektif temsiline dönüşüyor. Dünya Breaking Şampiyonluğu ile Avrupa Hip Hop Şampiyonluğu ünvanlarına sahip Ceylin Han Çinkitaş’ın hayat verdiği Rothbart, güçlü grup sahneleri ve fiziksel performansla hikâyenin çatışmasını daha görünür kılıyor. Beyaz ve siyah kuğular arasındaki karşıtlık ise sahnede etkileyici bir görsel dile dönüşüyor.
Klasik anlatıya sadık kalan “SWANS”, prens ve Odette arasındaki aşkı merkezine alırken; soytarılar ve akrobatik koreografilerle anlatıya hareket, özgürlük ve çağdaş bir ritim katıyor. Bale, hip hop ve çağdaş dansın iç içe geçtiği bu özgün yapı, izleyiciye hem tanıdık hem de sürprizlerle dolu bir deneyim vadediyor. Köklerinden beslenen ama bugünün diliyle konuşan “SWANS”, iyiliğin ve sevginin karanlığa galip geldiği umut dolu finaliyle sahneden ayrılıyor.













