• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

Semah Tugsel by Semah Tugsel
6 Ekim 2026
in Yazarlar
0
Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı
0
SHARES
8
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

“Disiplinler arası” kavramının açılımı; farklı alanların bilgilerini ve yöntemlerini birleştirmekdir. Örneğin müzikal bir performans; dans, şarkı müzik, oyunculuk, metin ve dramaturiji disiplinlerini kullanarak oluşur. Tüm bunların yanısıra ışık, dekor ve kostüm de eklenir. Bu saydığımin tümü ayrı ayrı kendi içinde uzmanlık gerektiren disiplinlerdir.

Dans sanatına bakacak olursak; çağdaş ( modern) dans içinde klasik bale, modern dans teknikleri, oyunculuk, edebiyat, şiir, resim, müzik, ritmik, solfej, dramaturiji, sanat tarihi, koreografi, anatomi, nefes ve ses tenikleri gibi yine herbiri ayrı bir disipline ait unsurları olmazsa olmaz barındıran bir sanattır.

Bir dansçının (klasik bale veya Çağdaş) anatomi bilmesi, bedeninin, kaslarının kemiklerinin nasıl çalıştığını bilmesi bilinçli hareket etmeyi ve minimum sakatlanma riskini getirir.

Edebiyat, şiir, sanat tarihi hatta felsefe hayata bakışını değiştirip, geliştireceğinin yanısıra sanatında olmazsa olmaz bir vizyona ve özgün bir bakış açısına sahip olmasını sağlar.

Müzik, ritmik, solfej zaten en başta disiplinlerdir. Tüm bunların yanısıra nefes ve ses teknikleri ikinci sırayı alır.

Yaşamımızın devamını sağlayan nefesimizi doğru kullanmamız için, doğduğumuzda doğalımızda var olan ama sonra unuttuğumuz diyafram kasının doğru kullanımı hem hareket ederken hem de konuşurken bedenin yeterince oksijen almasına yardımcı olur.

Beden aynı zamanda bir düşünme aracıdır. Düşünce ise beyinde oluşur, beden bir araçsa bu aracı iyi kullanmak için tekniğin yanısıra beynin gücüne de ihtiyaç vardır. Bu güç nasıl oluşur?

Edebiyat, şiir, resim, sanat tarihi, felsefe okuyarak oluşur. Bu disiplinler; eğer sanatın gücüne inanıyorsak, dünyaya bize sunulan bakış açılarının dışında bakabilmeyi, bizden önce yaşamış sanatçıların duygu ve bilgi birikimlerinden yararlanmayı, tüm bu bilgilerin ışığında kendi özgün bakış açımızı oluşturmayı ve bu bakış açısının getirdiği düşünceyi bedene geçirdiğimizde, sadece dans tekniğini kullanarak hareket etmekten çok farklı bir noktaya ulaşmış oluruz.

Dünya sanat tarihinde bunun en önemli örneği Leonardo da Vinci dir. Vinci ; filozof, astronom ,mimar, mühendis, matematikçi, heykeltraş, yazar hatta müzisyen olduğunu söyleyebilirz. Dünyaca ünlü bilim adamlarınım biyografilerini incelerseniz bunun bir çok örneğine rastlarsınız. Peki tek bir disiplinin yanı sıra farklı disiplinlere odaklanmak yaşantımızda ne gibi değişiklikler yapar? Düşünme yeteneğimizi geliştirir, karşılaştığımız problemlere farklı çözüm yolları bulabiliriz. Ayrıntıları daha iyi farkeder, hızlı düşünür ve farklı yeteneklerimizi ortaya çıkartabiliriz. Farklı alanlara duyduğumuz ilgiyi araştırma, sorgulamayla geliştirebilir çok yönlü ve donanımlı biri haline gelebiliriz. Böylece son dönemde sıkça bahsedilen “ömür boyu öğrenmeye yatkın bireyler” olabiliriz.

Yüzyılımızda, aslında çok çeşitli kaos ortamlarında yaşıyoruz. İklim değişikiği, çevre problemleri, teknolojinin etkileri gibi pek çok konuyu düşündüğümüzde, farklı disiplinlerde çalışan insanların birbirini daha iyi anlaması gerekiyor.

21. yy eğitim anlayışı da en az bir alanda derinlemesine uzmanlaşmayı gerektiren diğer alanlarda da bilgi ve yetenek sahibi olmayı kaçınılmaz kılıyor. Üstelik bilişsel becerilerin yanı sıra empati kurabilen, iletişim becerilerine sahip, takım çalışmasına uyumlu, sorumluluk sahibi ve sosyal zekaya sahip bireylerin yetiştirilmesinide öngörüyor.

Disiplinler arası öğretim yaklaşımı deyince ülkemizde en iyi uygulama modellerinden biri 1935 de kurulan Köy Enstütüleri öğretim programıdır. Programlar çocukların günlük yaşamda karşılaştıkları problemleri, öğrendikleri bilgileri kullanarak çözebilmelerini sağlayacak biçimde planlanmıştır. Örneğin matematik dersinde öğretilmesi gereken “alan ve çevre” hesaplamaları, bahçe ziraatında uygulamalı olarak işlenir. Kısacası matemetik dersinde temel alınan bir konu, fen ve sosyal bilimlerin farklı alan ve alt alanlarıyla bütünleştirilir. Bilginin bir araç olarak ele alındığı programda uygulamaya dönüşmeyen her bilgi, bir yığın olarak kabul edilir. Bu eğitimde çocukların önüne çıkan problemlerin ancak tek bir medodla çözülemeyeceği, farklı derslerde öğrenecekleri kavram, yöntem ve bilgilerle çözüm şekillenebilir. Problem ya da konu belirlendikten sonra beyin fırtınası yapılabilir. Böylece belirlenen konu değişik açılardan ele alınabilir. Ortaya bunu yazdığımızda ilişkili olduğunu düşündüğümüz her bir bölümü de etrafında detaylandırabiliriz. Sonuçta bir kavram haritası oluşur. Ardından her kavramın altındaki ayrıntıları da yazarak sistematik bir yol oluşturulabilir, her bir disiplinde ortak olan ve olamayan durumları belirleyebiliriz.

Öğrendiklerimiz ne işe yarayacak?…

Bu aşamada çocukların aklına gelecek en önemli sorudur. Oysa disiplinler arası öğretim yaklaşımında çocuklar bu soruların yanıtlarını kendileri bulacaklardır. Öğrendiklerini uygulama sırasında birleştirme ve ilişkilendirme fırsatına sahip olacaklardır. Bu öğretim biçimi sadece bir program değildir ayrıca aralarında tartışmalara da olanak sağlar.

Bir hikâyenin yarattığı merak, bir oyunun heyecanı, okuduğumuz bir kitap, izlediğimiz bir film bu eğitim programının içeriğine dönüşebilir.

Köy Enstitülerinden yetişen önemli sanatçılar; Fakir Baykurt ( yazar), Talip (yazar),Dursun (yazar) , Ümit Kaftancıoğlu (yazar), Mustafa Ozan(şair, ressam), Mehmet başaran ( şair), lütfü Özsoy ( ressam).

Yukarıda yazdıklarımın çoğu şu soruların cevabı olabilir sizin için. Dans bölümünün, ressamları, yazarları, şairleri daha doğrusu sanat tarihini bilmeleri çok da gerekir mi?

Evet gerekir. Böyle bir vizyona sahip olan sanatçılar; yalnızca iyi hareket eden değil, hareketi, müziği, tiyatroyu, görsel sanatları ve düşünceyi birbirine bağlayabilme yetisine sahiplerdir.

Güçlü beden farkındalığı; bedenini yalnızca teknik bir araç olarak değil duygu ve düşüncenin ifade aracı olarak kullanabir. Ağırlık, denge, nefes, ritm ve mekân ilişkisini iyi hisseder.

Oyunculuk ve sahne varlığı; bir hareketin nasıl yapıldığından çok neden yapıldığını araştırır. Bakış, jest, susma, tempo ve partnerle ilişki üzerinden anlam yaratılabilir.

Müzikalite; müzik yalnızca ritm olarak değil, dinamik yapı, atmosfer ve duygu olarak algılanır. Hatta müzik olmadan da içsel bir ritm oluşturulabilir.

Doğaçlama ve yaratıcılık; hazır koreografiyi uygulamanın ötesinde anlık karar verebilir, risk alabilir ve hareket üretebilir.

Mekân bilinci; sahneyi yalnızca üzerinde hareket eilen bir zemin olarak görmez. Boşluk, mesafe, yön, seviye ve mimariyle ilişki kurar.

Partnerle iletişim; partnerin bedenindeki ağırlık değişimini, nefesini ve niyetini okuyabilir. birlikte hareket ederken sürekli fiziksel ve zihinsel iletişim kurar.

Görsel düşünme; resim ve heykelden etkilenmiş dansçı, bedenin çizgi, biçim, kompozisyon, ışık ve perspektifle ilişkisini daha rahat kurabilir.

Düşünsel merak; bir koreografiyi yalnızca öğrenmez, bu hareket ne anlatıyor? Neden böyle? Başka nasıl olabilir? Diye sorular oluşturmak.

Sonuç olarak, başkasına benzeyen bir danscı olmaktan çıkıp, kendi hareket dilini ve kendi bakışını geliştiren bir sanatçı haline gelir.

Tek disiplinli eğitim çoğu zaman şunu sorar; bu hareketi doğru nasıl yaparım. (tabi ki hareketi doğru yapmak da önemli ama tek başına değil)

Disiplinler arası eğitim çoğu zaman şunu sorar:

Bu hareketi neden yapıyorum ve seyirciye ne hissettiriyorum.

İşte bu arada danscıdan sanatçıya geçiş başlar.

Bunların hepsi bir araya geldiğinde, danscıda bedensel zeka, oyunculuk, yaratıcılık, ilişki kurma ve sahne bilinci gelişir.

 

 

 

 

Önceki Yazı

Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

Semah Tugsel

Semah Tugsel

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

6 Ekim 2026
Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

6 Ekim 2026
Duygu Şengül: Nehrin doğası: Akışta kendini var etmek

Duygu Şengül: Nehrin doğası: Akışta kendini var etmek

5 Ekim 2026
Loft Art’ın 5. Yılına özel “Arşiv” Sergisi kapılarını açtı

Loft Art’ın 5. Yılına özel “Arşiv” Sergisi kapılarını açtı

5 Ekim 2026

Son Yazılar

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

6 Ekim 2026
Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

6 Ekim 2026
Duygu Şengül: Nehrin doğası: Akışta kendini var etmek

Duygu Şengül: Nehrin doğası: Akışta kendini var etmek

5 Ekim 2026
Loft Art’ın 5. Yılına özel “Arşiv” Sergisi kapılarını açtı

Loft Art’ın 5. Yılına özel “Arşiv” Sergisi kapılarını açtı

5 Ekim 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

Semah Tuğsel: Sanatta ve hayatta “Disiplinler Arası” kavramı

6 Ekim 2026
Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

Günsu Saraçoğlu: Bazı vedalar zamana sığmaz…Betül Ketenci’ye ithafen…

6 Ekim 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.