• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

Esra Tanrıverdi by Esra Tanrıverdi
7 Ekim 2026
in Yazarlar
0
Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı
0
SHARES
10
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Onur, gurur, vicdan, haysiyet, şeref… Bu kelimeler hâlâ dilimizde dolaşıyor ama hayatımızda ne kadar yerleri kaldı? İnsanlar bir gün söylediklerinin ertesi gün tersini savunuyor; dün elini sıktığına bugün çelme takıyor. Çıkarı değişince sözü, dostluğu, safı da değişiyor. Sonra bütün bunlara “hayatın şartları” deyip geçiyor.

Hayır. Her şeyin bir adı var. Sözünden dönmenin adı döneklik. Menfaati için insan harcamanın adı fırsatçılık. Haksızlığı görüp susmanın adı korkaklık. Bunları cilalayıp “strateji”, “uyanıklık” ya da “değişen koşullara uyum” diye sunmak, gerçeği değiştirmiyor. Sadece insanın kendi yüzüne bakmasını zorlaştırıyor.

Fikrini değiştiren insanı suçlamıyorum. İnsan öğrenir, yanılır, düşünür ve değişir. Ama dün savunduğunu bugün çıkarı için inkâr ediyorsa; dün “asla” dediğini bugün hiçbir açıklama yapmadan yapıyorsa, bu değişim değil, ilkesizliktir. İnsan yanıldığını söyleyebilir. Özür dileyebilir. Ama her dönüşünü akıllılık diye pazarlayanın adı akıllı değil, güvenilmezdir.

Hannah Arendt, kötülüğün yalnızca canavarca görünen insanların işi olmadığını; düşünmeden, yargılamadan ve sorumluluğu başkasına bırakarak da kötülüğe ortak olunabileceğini gösterdi. “Kötülüğün sıradanlığı” kavramı, kötülüğü hafife almak değildi. Arendt’in uyarısı şuydu: İnsan yaptığı şey üzerine düşünmeyi bıraktığında, başkasının acısını görmezden geldiğinde, “Ben sadece işimi yaptım” diyerek sorumluluktan kaçtığında vicdan da susabilir.

Bugün de herkesin ağzında hazır bir kaçış cümlesi var: “Herkes böyle yapıyor.” “Ben mecbur kaldım.” “Şartlar değişti.” “Kendimi düşünmek zorundaydım.” İnsan, yaptığı haksızlığı açıklamak için cümle bulmakta zorlanmıyor; yalnızca onun sorumluluğunu üstlenmekte zorlanıyor. Mazeret üretmek kolay. Aynaya bakıp “Evet, bunu ben yaptım” demek zor.

Aristoteles, karakterin tekrar edilen davranışlarla oluştuğunu söyler. Her küçük yalan, her tutulmayan söz, her çıkar için yutulan itiraz insanın karakterine eklenir. Omurga bir günde eğilmez. İnsan önce küçük bir haksızlığa susar, sonra kendi çıkarı için verdiği sözü çiğner, ardından yaptığına kılıf bulur. Bir bakmışsınız, dün eleştirdiği ne varsa bugün kendisi olmuştur.

Kant’ın sorusu da insanı kaçacak yer bırakmadan yakalar: Herkes senin yaptığın gibi davransa, nasıl bir dünyada yaşardık? Herkes çıkarı değişince sözünden dönse, kime güvenirdik? Herkes işine gelmediğinde haksızlığa sırtını çevirse, adalet kimin için kalırdı?

Gurur, başkasını ezmek değildir; kendi değerini ucuza vermemektir. Haysiyet, güçlüye yaranıp zayıfı ezmek değil, kimse görmüyorken de doğru kalabilmektir. Şeref, yüksek sesle kendini anlatmakla kazanılmaz. Verdiğin sözün arkasında durduğunda, yanlış yaptığında kabul ettiğinde, çıkarına dokunsa bile haksızlığa ortak olmadığında görünür.

Şimdi soralım: Yirmi birinci yüzyıl kişiliksizliğin, omurgasızlığın yüzyılı mı olacak? Eğer döneklik “uyanıklık”, vicdansızlık “güç”, başkasını kullanmak “başarı” diye alkışlanırsa, evet; tarih bu çağın insanını sözüne güvenilmeyen, her değeri çıkarına göre eğip büken biri olarak hatırlayabilir.

Ama kimse “Çağ böyle” diyerek kendini temize çıkaramaz. Çağ kimseyi zorla dönek yapmıyor. Kimseyi zorla yalancı, vefasız, vicdansız kılmıyor. Herkes bir noktada seçim yapıyor: Ya sözünün arkasında duruyor ya da işine gelmediğinde sözünü çöpe atıyor. Ya haksızlığın karşısında duruyor ya da kendi rahatını korumak için susuyor.

İnsan parasını, makamını, çevresini kaybedebilir. Ama kendine duyduğu saygıyı kaybettiğinde, elinde ne kalır? Herkes tarafından alkışlanıp kendi vicdanında mahkûm olmak mı?

Sözünden dönenler kendilerine “akıllı” diyebilir. Vicdanını susturanlar kendilerine “güçlü” diyebilir. Ama insanın kendine taktığı ad, gerçeği değiştirmez. Karaktersizliğin yeni bir adı yok. Sadece daha iyi saklanmaya çalışıyor.

Önceki Yazı

Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

Esra Tanrıverdi

Esra Tanrıverdi

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

7 Ekim 2026
Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

7 Ekim 2026
Ecz. Ebru Zavalsız: Yuttuğumuz ilaçların kaderini karaciğer mi belirliyor?

Ecz. Ebru Zavalsız: Yuttuğumuz ilaçların kaderini karaciğer mi belirliyor?

6 Ekim 2026
Semra Kosovalı: Yiyin efendiler yiyin!

Semra Kosovalı: Yiyin efendiler yiyin!

6 Ekim 2026

Son Yazılar

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

7 Ekim 2026
Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

7 Ekim 2026
Ecz. Ebru Zavalsız: Yuttuğumuz ilaçların kaderini karaciğer mi belirliyor?

Ecz. Ebru Zavalsız: Yuttuğumuz ilaçların kaderini karaciğer mi belirliyor?

6 Ekim 2026
Semra Kosovalı: Yiyin efendiler yiyin!

Semra Kosovalı: Yiyin efendiler yiyin!

6 Ekim 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

Esra Tanrıverdi: Sözünden dönenlerin, vicdanını susturanların çağı

7 Ekim 2026
Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

Layering Nedir? Sonbahar İçin Katmanlı Giyim İpuçları

7 Ekim 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.