Muşamba örtülü masalarda
soğuyor kutulardaki yemekler,
Porselen tabaklar çoktan unutuldu.
Bir plastik kapağın altında
artık tüm içkiler.
Kimsenin uzun cümlelere
ayıracak zamanı yok.
İncelikler geçer akçe değil,
Özen çoktan tedavülden kalkmış.
“Çok acelem var” cümlesi
çağın cebinde kağıt bir mendil.
Dantelli,
Beyaz kumaş örtünün yerinde yeller esiyor.
Ne zaman düştü ağzından
ilk kez “seni seviyorum” cümlesi?
Bir duvar takviminin
koparılmış yaprağı kadar eski
ve o kadar belirsiz.
Kimse tarihini tutmuyor artık
bazı güzel şeylerin.
“Demişim ya,” diyor biri,
sanki bir sözü söylemek
onu sonsuza kadar yaşatırmış gibi.
Oysa bazı cümleler
söylendikleri gün eskimeye başlar.
Bazılarıysa,
Hatırlanmadıkça eksilir.
Hayat kaldığı yerden
acele ediyor.
Sana ilk ne zaman
“seni seviyorum” dediğimi
ben de hatırlamak istemiyorum şimdi.













