Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından derlenen dört sergiyi aynı rota üzerinde buluşturan ücretsiz rehberli turlar düzenliyor. 21 Ekim, 11 Kasım ve 9 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk” başlıklı turlar, Osmanlı-Avrupa ilişkilerinden Osman Hamdi Bey’in sanatına, Anadolu’nun dört bin yıllık ticaret tarihinden Kütahya çiniciliğine uzanan geniş bir kültürel panorama sunuyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, koleksiyon sergilerini bir arada keşfetmeye olanak tanıyan “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk” başlıklı ücretsiz rehberli turlarını sürdürüyor. 21 Ekim, 11 Kasım ve 9 Aralık 2026 tarihlerinde saat 18.00’de gerçekleştirilecek turlarda ziyaretçiler, Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar, Osman Hamdi Bey, Ağırlık ve Ölçü Sanatı ve Sıradışı Minas sergilerini rehber eşliğinde gezecek. Böylece ziyaretçiler, farklı dönemlere ve temalara odaklanan dört sergiyi tek bir tur kapsamında rehber eşliğinde keşfetme olanağı bulacak.
Diplomatik temaslardan kültürler arası karşılaşmalara
17. ve 19. yüzyıllar arasında Osmanlı ile Avrupa arasındaki diplomatik ve sanatsal ilişkileri inceleyen Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisi, dönemin elçilerini, sanatçılarını ve iki dünya arasındaki etkileşimi odağına alıyor. Resimler, gravürler ve belgeler aracılığıyla çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Böylece ziyaretçiler, Osmanlı-Avrupa ilişkilerine siyasi tarih kadar sanat ve temsil üzerinden de bakma olanağı buluyor.
Bir Osmanlı aydınının yaşamı ve sanatı
Osmanlı döneminin öncü müzecisi, arkeoloğu ve ressamı Osman Hamdi Bey’in sanatsal üretimine odaklanan Osman Hamdi Bey sergisi, sanatçının çok yönlü kimliğini ve kültürel mirasa katkılarını eserleri üzerinden ele alıyor. Figüratif kompozisyonlar üzerinden Doğu-Batı ilişkileri ve modernleşme süreci tartışmaya açılıyor. Sergi, Osman Hamdi Bey’i yalnızca kurum kurucusu ve kültür insanı olarak değil, resim sanatına tutkuyla bağlı bir sanatçı olarak da yeniden değerlendirmeye açıyor.
Ölçmek, tartmak ve dünyayı anlamlandırmak
Anadolu’nun dört bin yıllık sosyal ve ekonomik tarihini ağırlık ve ölçü kavramları üzerinden ele alan Ağırlık ve Ölçü Sanatı, farklı coğrafya ve dönemlerden nesneler aracılığıyla ölçünün yalnızca teknik bir gereklilik değil; ticaret, güven ve toplumsal düzenle ilişkili bir kültürel değer olduğunu gösteriyor. Anadolu’nun dört bin yıllık ticaret tarihi, nesneler ve onların taşıdığı anlamlar üzerinden okunuyor.
Gelenek ile yenilik arasında Kütahya çiniciliği
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Kütahya çiniciliğinde yaşanan dönüşümü, usta sanatçı Minas Avramidis’in eserleri üzerinden ele alan Sıradışı Minas başlıklı sergi, gelenek ile yenilik arasındaki ilişkiye odaklanıyor. “Genovefa Hikâyesi” tasvirli tabak serisi gibi örnekler üzerinden üretim pratiklerindeki değişimi görünür kılıyor.













