14 yaşında Ballet Nacional de España’ya katılan, üç yıl içinde başdansçılığa yükselen ve 30 yaşında kurum tarihinin en genç sanat yönetmeni olarak tarihe geçen Aída Gómez, tutkunun ve özgürlüğün zamansız simgesi Carmen’i İstanbul’a getiriyor. İspanyol dansının dünyaca tanınan yıldızı ve topluluğu, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 4 Ekim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde sahne alacak.
Edebiyatın, operanın ve sahne sanatlarının en güçlü kadın karakterlerinden Carmen, İspanyol dansının uluslararası yıldızı Aída Gómez’in çarpıcı koreografik yorumuyla İstanbul’a geliyor.
Georges Bizet’nin hafızalara kazınan müziklerini, dünyaca ünlü flamenko gitaristi ve besteci José Antonio Rodríguez’in bu yapım için bestelediği eserlerle buluşturan gösteri; Carmen’in tutku, aşk, kıskançlık ve özgürlükle örülü hikâyesini flamenkonun ateşi ve İspanyol dansının güçlü sahne diliyle yeniden anlatıyor.
Aída Gómez ve topluluğu, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 4 Ekim 2026’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, dansın yalnızca bedensel değil, dramatik ve dönüştürücü gücünü de ortaya koyan özel bir geceye imza atacak.
14 yaşında ulusal baleye, üç yıl sonra başdansçılığa
Aída Gómez’in İspanyol dans tarihindeki sıra dışı kariyeri henüz 14 yaşında Ballet Nacional de España’ya katılmasıyla başladı. Yalnızca üç yıl içinde kurumun başdansçılığına yükselen Gómez; Antonio Gades, Joaquín Cortés ve Maurice Béjart gibi önemli isimlerle çalışarak klasik İspanyol dansından flamenkoya uzanan kendine özgü sahne dilini geliştirdi.
Kariyeri boyunca Londra’daki Royal Albert Hall, New York’taki Radio City Music Hall ve Milano’daki Teatro alla Scala gibi dünyanın önemli sahnelerinde izleyiciyle buluştu.
30 yaşında tarih yazdı
Aída Gómez, 1998 yılında henüz 30 yaşındayken Ballet Nacional de España tarihinin en genç sanat yönetmeni olarak göreve getirildi. Kurumun başında bulunduğu dönemde İspanyol dansının köklü mirasını çağdaş sahne estetiğiyle buluşturan Gómez; gelenek ile yenilik, disiplin ile özgürlük arasında kurduğu dengeyle Ballet Nacional de España’nın sanatsal tarihinde güçlü bir iz bıraktı.
İspanyol dansını yalnızca korunan bir kültürel miras değil, değişen dünya ile birlikte yeniden yorumlanabilecek yaşayan bir sanat olarak ele aldı.
Antonio Gades’ten Carlos Saura’ya uzanan bir kariyer
Aída Gómez, kariyeri boyunca dans, sinema, müzik ve tiyatro dünyasının en önemli yaratıcılarıyla çalıştı. Antonio Gades, Maurice Béjart, Joaquín Cortés, Antonio Canales, Vicente Amigo, Emilio Sagi ve Carlos Saura gibi uluslararası isimlerle gerçekleştirdiği projeler, sanatçının disiplinler arası üretim anlayışını güçlendirdi.
Carlos Saura’nın sahne yönetmenliğini üstlendiği Salomé, Gómez’in dansçı ve koreograf kimliğini sinemanın diliyle buluşturdu. Sanatçı daha sonra Saura’nın İspanyol dansına adadığı Iberia filminde de yer aldı.
1997 yılında Madrid’deki Teatro Real’in yeniden açılışında, Manuel de Falla’nın müzikleri ve Pablo Picasso’nun tasarımlarıyla sahnelenen El sombrero de tres picosta La Molinera rolünü yorumladı. Bu performansıyla En İyi Kadın Dansçı Max Ödülü’ne değer görüldü.
Ulusal Dans Ödüllü Aída Gómez’den özgürlüğün simgesi Carmen
İspanyol dansına yaptığı katkılarla 2004 yılında İspanya Kültür Bakanlığı tarafından Premio Nacional de Danza – Ulusal Dans Ödülü’ne değer görülen Aída Gómez, kariyerinin en önemli yapımlarından Carmen ile İstanbul’a geliyor.
İlk kez 2006 yılında Festival de Jerez’de sahnelenen ve Avrupa’dan Asya’ya uzanan uluslararası turneler gerçekleştiren yapımda Gómez, Carmen’i aşkın ve kıskançlığın merkezindeki trajik bir karakter olmanın ötesinde; kendi seçimlerini yapan ve bedeli ne olursa olsun özgürlüğünden vazgeçmeyen güçlü bir kadın olarak yorumluyor.
Aída Gómez imzalı Carmen, 4 Ekim 2026’da Atatürk Kültür Merkezi’nde İstanbul seyircisiyle buluşacak.













