Bir zamanlar bir sanat projesi için bir isim düşünmüştüm:
Herkesin Kırmızısı Farklı.
Aradan zaman geçti ama bu cümle aklımdan hiç çıkmadı.
Çünkü gerçekten öyle.
Hepimiz kırmızının ne olduğunu biliyoruz.
Ama hepimiz aynı kırmızıyı mı görüyoruz?
Baudelaire’in correspondances’ından beri biliyoruz ki renkler de kokular gibi, sesler gibi birbirine karışır; hiçbiri yalnız başına durmaz zihnimizde.
Birinin kırmızısı çocukluğunda annesinin giydiği bir elbisedir.
Bir başkasınınki ilk aşkının dudağı.
Bir başkasınınki öfkedir.
Kan. Nar. Gelincik.
Bir gün batımı. Bir ayrılık. Bir zafer. Bir utanç.
Aynı renge bakarız. Ama içimizde başka hikâyeler uyanır.
Latife Tekin’in dünyasında bir çöp yığını bile büyülü bir hikâyeye dönüşebiliyorsa, belki …
Sanatçılar Hakkında
Vincent van Gogh (1853–1890) — Hollandalı post-empresyonist ressam. Hayatının erken döneminde vaizlik yapmayı düşünmüş, dini bir çağrı arayışı içinde olmuştur; bu arayış sonradan resme yönelmiştir. Ayçiçekleri, Yıldızlı Gece ve Buğday Tarlası serileri gibi eserlerinde renk kullanımı, dönemin natüralist ressamlarından ayrılarak duygusal ve neredeyse mistik bir yoğunluk taşır.
Charles Baudelaire (1821–1867) — Fransız şair, Kötülük Çiçekleri (Les Fleurs du Mal) kitabının yazarı. Correspondances (Bağlantılar) şiirinde renkler, kokular ve seslerin birbirine karıştığı, duyular arası bir evren tarif eder.
Orhan Pamuk (1952–) — Nobel ödüllü Türk yazar. İstanbul: Hatıralar ve Şehir başta olmak üzere pek çok eserinde şehri, hafızayı ve öznel algıyı işler.
Jorge Luis Borges (1899–1986) — Arjantinli yazar. Babil Kütüphanesi gibi eserlerinde okurun metni tamamlama, yeniden yorumlama fikri merkezi bir yer tutar.
Lev Tolstoy (1828–1910) — Rus yazar. Sanat Nedir? adlı denemesinde sanatı, yaşanmış bir duygunun bilinçli biçimde başkasına aktarılması olarak tanımlar.
Latife Tekin (1957–) — Türk yazar. Berci Kristin Çöp Masalları adlı romanında gerçekçilikle büyülü anlatımı iç içe geçirerek, sıradan ve yoksul yaşamları masalsı bir dille anlatır.
Haruki Murakami (1949–) — Japon yazar. Norveç Ormanı romanında aynı aşkı, aynı kaybı yaşayan iki karakterin (Naoko ve Midori) o duyguyu tamamen farklı biçimlerde taşıması, öznel algının en çarpıcı örneklerinden biridir; eser hafıza, yas ve gençlik üzerine derin bir katman taşır.
Nazım Hikmet (1902–1963) — Türk şair. “Davet” şiirinde hayatı hem bireysel bir özgürlük hem de toplumsal bir dayanışma olarak tanımlar; “bir ağaç gibi tek ve hür / bir orman gibi kardeşçesine” dizesi bu ikili duruşun özetidir.












