Bu bir devir değildir.
Bu bir el koymadır.
İzmir’de olan bir idari işlem değildir.
İzmir’de olan,
yerel iradeye yapılan açık bir müdahaledir.
Bir bina tartışılmıyor.
Bir tabela tartışılmıyor.
Bir yetki alınıyor.
BU BİR FABRİKA DEĞİL
Meslek Fabrikası,
bir kurs merkezi değildir.
Bir cevaptır.
Bu cevap şimdi el değiştirmektedir.
2016 yılında
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından
işsizliğe karşı verilmiş bir cevaptır.
Kadına, gence, işsize…
“Kendi ayakların üzerinde durabilirsin” diyen bir modeldir.
Bu yapı:
- On binlerce insana ulaşmıştır
- Yüzlerce alanda üretim sağlamıştır
- Yerelin çözüm üretebildiğini göstermiştir
Bu yüzden mesele geçmiş değildir.
Mesele, bu gücün kimde olacağıdır.
Cemil Tugay NEDEN ORADA?
Bir belediye başkanı nöbet tutuyorsa,
orada normal bir süreç yoktur.
Bu bir görüntü değildir.
Bu, bir dirençtir.
Bir belediye başkanı kendi kurumunun kapısında duruyorsa,
orada tartışma bitmiştir.
Mesele açıktır: Yetki alınmaktadır.
ADINI DOĞRU KOYALIM
Bu bir düzenleme değildir.
Bu bir devralma değildir.
Bu, yerelin alanını daraltma girişimidir.
Devlet adına yapılan her işlem meşru değildir.
Meşruiyet hukuktan doğar.
Hukuk yoksa,
geriye sadece güç kalır.
ASIL MESELE: KONTROL
Burada hizmet konuşulmuyor.
Burada verimlilik tartışılmıyor.
Burada tek bir şey yapılıyor:
Kontrol tek elde toplanıyor.
Yerel yönetim güçlenirse,
demokrasi büyür.
Yerel yönetim zayıflatılırsa,
karar merkezileşir.
Bu kadar net.
BU SADECE İZMİR DEĞİL
Bugün İzmir’de olan,
yarın başka bir şehirde olur.
Çünkü bu bir şehir meselesi değildir.
Bu, sistem meselesidir.
SON SÖZ YOK
Bir fabrika alınmıyor.
Bir model alınıyor.
Bir bina devredilmiyor.
Bir irade sınırlandırılıyor.
Artık bu ülkede asıl soru şudur:
Kim hizmet edecek değil,
kim yönetecek?












