• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: ÇED’siz Maden: Devletin “Gerekli Değil” Dediği şey, Doğanın Hayat Damarıdır

Aşkım Tan by Aşkım Tan
21 Şubat 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: ÇED’siz Maden: Devletin “Gerekli Değil” Dediği şey, Doğanın Hayat Damarıdır
0
SHARES
21
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Bir kararın arkasındaki büyük soru: Kamu yararı kimindir?

Türkiye’de doğa, çoğu zaman yalnızca kartpostallarda korunur. Orman, turizm broşürlerinde “değer”dir; ruhsat masasında “alan”. Dere, şiirde “serinlik”tir; proje tanıtım dosyasında “mevsimsel akış”. Zeytinlik, bayram sofrasında “bereket”tir; haritada “yakın çevre unsuru”.

Bu ülkede tabiatın kaderi çoğu kez tek cümleye sığdırılır:

“ÇED Gerekli Değildir.”

Bu cümle, kâğıt üzerinde idari bir karar gibi durur.

Gerçekte ise bir rejim cümlesidir: “İncelemeye gerek yok. Sorgulamaya gerek yok. Kamu adına bakmaya gerek yok.”

Akbük’te yaşanan tam da buydu.

Aydın Valiliği, Didim (Yenihisar) Akbük Mahallesi’nde planlanan “kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi” için 23.07.2025 tarihinde “ÇED Gerekli Değildir” dedi. Bir orman alanında. Tarım alanlarının, zeytinliklerin, yerleşimin, turizmin kıyısında.

Sonra bir yurttaş çıktı ve dedi ki:

“Ben bu cümleyi kabul etmiyorum.”

Yılgınların ağzına yerleşen o cümle de geldi elbette: “Memlekette hukuk mu var hocam?”

Aydın 2. İdare Mahkemesi, 2025/1240 Esas ve 2026/205 Karar sayılı ilamıyla bu soruya hukuk adına cevap verdi.

Mahkeme açılan iptal davası sonucunda Aydın Valiliği’nin “ÇED Gerekli Değildir” işlemini iptal etti.

Bu, tek bir dosyanın sonucu değildir.

Bu, ÇED’sizliğin normalleştirilmesine karşı verilmiş bir hukuk cümlesidir.

DEVLET NE DEDİ, MAHKEME NEYİ DURDURDU?

Bilirkişi heyeti kuruldu.

Kurum savunmaları yapıldı.

Klasik ezber tekrarlandı: “Proje mevzuata uygun, çevreye zarar yok, görüşler alındı.”

Türkiye’de çevre dosyalarında en çok duyduğumuz cümle şudur: “Zarar vermeyecek.”

Bir ülkenin tabiatı, “zarar vermeyecek” temennisine emanet edilemez.

Hukuk temenniyle çalışmaz.

Hukuk, delille çalışır; riskle çalışır; kamu yararıyla çalışır.

Mahkeme, dosyada üç kritik noktayı görmezden gelmedi:

1) SU, DERE, YERALTI SUYU: “MEVSİMSEL” DİYEREK GEÇİŞTİRİLEMEZ

Kararda, proje sahasında yürütülecek faaliyetin mevsimsel dereleri ve yeraltı sularını kirletme riski değerlendirilmiş durumda.

Dere yataklarının yönünün değişmesi ihtimali, hafriyat ve pasa malzemelerinin su rejimine etkisi, denize taşınma riski…

Bunlar “olabilir” diye geçiştirilecek şeyler değil; ÇED’in varlık sebebi.

2) FLORA–FAUNA, ZEYTİNLİK, YERLEŞİM, TURİZM: “YAKIN” DİYEREK MEŞRULAŞMAZ

Orman alanında yürütülen madencilik, yalnızca ağaç kesmek değildir.

Tozu vardır. Gürültüsü vardır. Kamyon trafiği vardır.

Kalker tozu yalnızca taşın üstüne konmaz; insanın ciğerine de iner, zeytinin yaprağına da çöker, turizmin ufkunu da kirletir.

Bir bölge “turizm bölgesi” diye anılıyorsa, orada kamu yararı yalnızca ekonomik değildir; ekolojik ve sosyal bir değerdir.

Mahkeme, bu yakınlıkların risklerini ciddiye aldı.

3) HESAP HİLESİ: SADECE “KAZI ALANI” DEĞİL, TOPLAM PROJE ALANI ESASTIR

Burada asıl kritik eşik şudur:

Proje “kazı alanı” üzerinden daraltılarak gösterildiğinde, eşik değerlerin altında kalmış gibi sunulabilir.

Mahkeme bu oyunu kabul etmedi.

Mahkeme, pasa stok, cevher stok ve tesis alanları dahil toplam alan üzerinden hesap yapılması gerektiğini belirtti.

Bu hesapla 25 hektar sınırının aşıldığı tespit edildi.

Daha da önemlisi:

Kırma-eleme tesisi için planlanan yıllık 1.200.000 ton üretim, yönetmelikteki 400.000 ton eşik değerin çok üzerinde.

Bu iki rakam yan yana geldiğinde ortaya çıkan şey şudur:

“ÇED Gerekli Değildir” değil, “ÇED Mecburidir.”

Mahkemenin söylediği budur.

“PARAYLA ÖLÇÜLEMEYEN ÜSTÜN KAMU YARARI”

Dosyada bir bilirkişinin kullandığı ifade çok kıymetli:

“Sahanın olduğu gibi korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı vardır.”

Türkiye’nin asıl kaybettiği kavram budur: üstün kamu yararı.

Kamu yararı, “yatırım var” diye otomatik oluşmaz.

Kamu yararı, “şirket planladı” diye doğmaz.

Kamu yararı, “Valilik uygun gördü” diye kendiliğinden oluşmaz.

Kamu yararı; suyun, toprağın, ormanın, zeytinliğin, yaşamın lehine kurulmadıkça kamu yararı değildir.

Kamu yararı; kamuya zarar vererek üretilemez.

BU KARAR NEDEN EMSAL?

Çünkü Türkiye’nin farklı illerinde valiliklerin verdiği “ÇED Gerekli Değildir” kararları, çoğu kez aynı mantıkla çalışır:

  • Etkiyi daralt, alanı küçült
  • Riski “mevsimsel” de, belirsizleştir
  • “Zarar vermeyecek” de, geç
  • Kamu yararını slogan yap, içini boşalt

Bu karar, bu zincirin bir halkasını kırıyor.

Bir idare mahkemesi, açık biçimde şunu kayda geçiriyor: “Eksik incelemeyle ‘ÇED gerekli değildir’ diyemezsiniz.”

Bu yüzden emsal.

Bu yüzden önemli.

Bu yüzden yalnız Akbük’ün değil, Türkiye’nin meselesi.

YILGINLIĞA KARŞI HUKUK

Bir ülkenin en tehlikeli cümlesi “memlekette hukuk yok” değildir.

En tehlikelisi şudur:

“Zaten hiçbir şey değişmez.”

Bu cümle, kötülüğün sigortasıdır.

Bu cümle, idarenin rahat yastığıdır.

Bu cümle, talanın en ucuz yakıtıdır.

 

O cümlenin karşısında artık bir mahkeme kararı durmaktadır.

Hukuk, yürümeyene yol açmaz.

Hak, talep edilmeyene gelmez.

Doğa, “birileri korur” diye korunmaz.

Bu ülkede çevreyi kurtaran şey iyi niyet değildir.

Duyarlılık hiç değildir.

Belge, dava ve ısrar kurtarır.

Bir avukat, bir yurttaş…

Gerekirse kendisini ağaçlarla, derelerle, toprakla birlikte müvekkil yapar.

Dosyayı mahkemeye, vicdanı tarihe emanet eder.

Akbük’te olan budur.

Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği bu karar şunu kayda geçmiştir:

Orman alanlarında, su havzalarında, yaşam alanlarının kıyısında

“ÇED Gerekli Değildir” diyerek doğa teslim alınamaz.

Valiliğin “gerekli değil” dediği yerde, mahkeme “gerekli” demiştir.

Çünkü bazı şeyler yalnız gerekli değildir; hayatidir.

Bu karar yalnızca bir idari işlemin iptali değildir.

Bu karar, idarenin “gerekli değil” diyerek doğayı hafife alma alışkanlığına verilmiş açık bir cevaptır.

Devlet, yatırım kolaylaştırma makamı değildir.

Devlet, kamu yararını koruma makamıdır.

Kamu yararı ile şirket yararı arasındaki çizgi silindiğinde, geriye hukuk kalmaz; ruhsat kalır.

Bu çizgi bir kez silindiğinde sırada orman vardır.

Ardından su vardır.

Sonra yaşam vardır.

Bu nedenle bu karar yalnızca Akbük’e ilişkin değildir.

Bu karar, idareye açık bir hatırlatmadır.

 

Çevresel etki değerlendirmesi bir formalite değildir.

Kamu yararı bir süs cümlesi değildir.

Orman, ruhsat bekleyen boş bir alan değildir.

Devlet, doğanın karşısında tarafsız kalamaz.

Ya korur.

Ya teslim eder.

Akbük’te hukuk, korumayı tercih etmiştir.

Aydın’a, Akbük’e, Bozbük’e hayırlı olsun.

Önceki Yazı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda finalistler belli oldu

Sonraki Yazı

Penderecki’nin “Konçerto Grosso”su Türkiye’de ilk kez İDSO DenizBank Konserleri’nde seslendirildi

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
Penderecki’nin “Konçerto Grosso”su Türkiye’de ilk kez İDSO DenizBank Konserleri’nde seslendirildi

Penderecki'nin “Konçerto Grosso”su Türkiye’de ilk kez İDSO DenizBank Konserleri’nde seslendirildi

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Melike Melis: Cam Kavanoz

Melike Melis: Cam Kavanoz

21 Şubat 2026
Bayramda bol su için, sebze tüketimini ihmal etmeyin

Hülya Yiğit İspiroğlu: Ev yapımı çorba sindirimi rahatlatıyor!

21 Şubat 2026
Beymen 2026 İlkbahar Yaz

Beymen 2026 İlkbahar Yaz

21 Şubat 2026
CSO Ankara’da bu hafta sanatın her rengi sahneye taşınacak

CSO Ankara’da bu hafta sanatın her rengi sahneye taşınacak

21 Şubat 2026

Son Yazılar

Melike Melis: Cam Kavanoz

Melike Melis: Cam Kavanoz

21 Şubat 2026
Bayramda bol su için, sebze tüketimini ihmal etmeyin

Hülya Yiğit İspiroğlu: Ev yapımı çorba sindirimi rahatlatıyor!

21 Şubat 2026
Beymen 2026 İlkbahar Yaz

Beymen 2026 İlkbahar Yaz

21 Şubat 2026
CSO Ankara’da bu hafta sanatın her rengi sahneye taşınacak

CSO Ankara’da bu hafta sanatın her rengi sahneye taşınacak

21 Şubat 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Melike Melis: Cam Kavanoz

Melike Melis: Cam Kavanoz

21 Şubat 2026
Bayramda bol su için, sebze tüketimini ihmal etmeyin

Hülya Yiğit İspiroğlu: Ev yapımı çorba sindirimi rahatlatıyor!

21 Şubat 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.