Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında İstanbul’da düzenlenen “Pembe Rota” etkinliği, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla motosiklet tutkunlarını ve hastaları bir araya getirdi. Etkinlikte; İstinye’den Göktürk’e uzanan motosiklet korteji, “Bu Rotada Hayat Var” mesajıyla erken tanının önemine dikkat çekti.
İstanbul caddeleri bu kez meme kanseri farkındalığı için pembeye büründü. Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, Borusan Otomotiv, BMW Motorrad Türkiye ve F45 Training iş birliğiyle 25 Ekim’de düzenlenen “Pembe Rota” etkinliği, meme kanseriyle mücadele eden kadınları, hastalık deneyimini geride bırakanları ve motosiklet tutkunlarını anlamlı bir yolculukta buluşturdu.
“Bu Rotada Hayat Var” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, meme kanserinde erken tanının önemini vurgulamak ve kadınları düzenli sağlık kontrollerine teşvik etmek amacıyla yola çıktı. İstinye’de bir araya gelen motosiklet sürücüleri, etkinliğe özel hazırlanan pembe tişörtleri ve motosikletlerine bağladıkları pembe balonlarla renkli görüntüler oluşturdu. Sahil yolu boyunca ilerleyen kortej, Göktürk’te son buldu.
Etkinliğin sonunda katılımcılar, “Erken tanı hayat kurtarır” mesajıyla pembe balonları gökyüzüne bıraktı. Ardından gerçekleştirilen pembe egzersiz etkinliğiyle hareketli yaşamın ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekildi.
İki kadın, iki farklı hikaye, ortak bir mesaj
Pembe Rota’nın katılımcıları arasında meme kanseriyle tanışmış, yaşadıkları deneyimi başka kadınlara umut ve farkındalık mesajına dönüştüren isimler de vardı.
İki çocuk annesi Sevda Şemse Koruyan, meme kanseriyle ilk kez 12 yıl önce tanıştı. Emzirme döneminde eline gelen kitleyi başlangıçta süt bezesi sandı. Ancak yapılan tetkikler sonucunda sağ memesinde kanser tespit edildi. On yıl sonra bu kez diğer memesinde aynı tanıyla karşılaştı. İki kez meme kanseri deneyimi yaşayan Koruyan, hastalığın yaşam sevincini elinden almasına izin vermedi. Çok sevdiği koşuyu bırakmadı, maratonlara katılmaya devam etti. Bugün hikayesiyle meme kanseri tanısının ardından da aktif bir yaşamın mümkün olabileceğini gösteriyor.
Ayşem Baykara’nın hikayesi ise erken tanının önemini ortaya koyuyor. 40 yaşına geldiğinde, önerildiği gibi ilk mamografisini yaptırmak üzere doktora başvurdu. Hiç beklemediği bir sonuçla karşılaştı: Meme kanseriydi. Ancak hastalık çok erken bir evrede tespit edilmişti. Bugün Baykara, yaşadığı deneyimi başka kadınlarla paylaşarak kadın kanserleri alanında toplumsal farkındalığın artmasına ve hastalar arasındaki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunuyor.
Sevda Şemse Koruyan ve Ayşem Baykara, her yıl meme kanseri tanısı alan milyonlarca kadından yalnızca ikisi. Hikayeleri farklı olsa da verdikleri mesaj aynıydı: “Meme kanserinde farkındalık, düzenli kontroller ve erken tanı hayat kurtarabilir.”
Her 100 kadın hastaya karşılık 1 erkekte görülüyor
Etkinlikte konuşan Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik de, dünyada her yıl 2,3 milyon, ülkemizde de 25 bin kadının meme kanseriyle tanıştığını belirterek, “Bana bir şey olmaz demeyin, çünkü olabiliyor” dedi. Meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığını, her ay elle kendi kendini kontrolün, düzenli meme muayenelerinin ve doktorun önerdiği aralıklarla taramaların yaptırılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Çelik “Erken fark edersen, çok şey fark eder. Bu farkındalığı ne kadar artırırsak, erken tanı oranını o kadar artıracağız. Günümüzde erken tanı oranı artıyor ki bu da umut artıyor demektir” diye konuştu. Meme kanserinin erkeklerde görüldüğünü belirten Seral Çelik, günümüzde her 100 kadın hastaya karşılık 1 erkekte de meme kanseri görüldüğünü, bu nedenle erkeklerin de şüpheli bir değişiklik fark ettiklerinde hekime başvurmayı ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı.
“3 yıldır yollardayız!”
Pembe Rota’nın Düzenleme Komitesi Üyesi Ayşe Kamiloğlu ise ülkemizde özellikle kadın sürücülerin de giderek artığına dikkat çekerek sağlık alanında bir farkındalıkla bir araya gelmesinin çok anlamlı olduğunu belirtti. “3 yıldır yollardayız! Pembe tişörtlerimizi giydik, pembe balonlarımızı aldık. Yüzlerce motorcu olarak yollara çıktık ve dikkat çekmeye çalıştık. Türkiye’de hem motor tutkunları artıyor hem de kadın sürücü sayısı. Hem kendileri hem de toplum sağlığı için Ekim ayında tek ses olmak ve meme kanserinde erken teşhisin önemi vurgulamak istedik” dedi.
“Eşim için de buradayım”
Motositlet benim için bir tutku ve bir hayat felsefesi haline geldiğini belirten Fikret Akkurt motosikletleriyle meme kanseri farkındalığı için burada olmaktan çok mutlu olduklarını söyleyerek şunları söyledi: “Erken teşhisin hayat kurtardığını biliyoruz ve burada şunu da öğrendik ki, her 100 kadın hastaya 1 erkek hasta denk geliyormuş. Meme kanseri farkındalığı erkeklerimiz için de çok önemli bir konu. BMW Riders Club olarak bu tür farkındalık etkinliklerini çok önemsiyoruz. Eşim çocuklar dolayısıyla gelemedi, ona “Senin yerine ben gidiyorum” dedim. Onun için de buradayım”
“Erkeklerde olduğunu ilk defa duyuyorum!”
BMW Motorrad Club Türkiye Derneği ile bu etkinliğe katıldığını söyleyen Burak Göl “Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı kapsamında motorlarımıza pembe balonlarımızı taktık ve hep birlikte güzel bir sürüşle, hep birlikte farkındalık yaratmak istiyoruz. Meme kanseri maalesef kötü bir hastalık. Erken teşhis konusunda farkındalık yaratarak bunun önüne geçilebileceğine inanıyorum. Erkeklerde olduğunu şimdi ilk defa duyuyorum açıkçası, bilmiyordum, bu etkinliğe katılarak bunu da öğrenmiş oldum. Bundan sonra demek ki biz erkeklerin de kontrollerimizi yaptırmamız gerekiyor” dedi.













