Gazeteci ve araştırmacı-yazar Aşkım Tan’ın “BU – Bir Ülkenin Suskunluk Kültürüdür” adlı kitabı, İzan Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluştu. Toplumsal hafızadan adalet arayışına, bireysel sessizlikten kurumsal sorumluluğa uzanan eser, Türkiye’nin yüzleşmekten kaçındığı soruları yeniden gündeme taşıyor.
Bir toplum ne zaman susmaya başlar?
Hangi olaylar karşısında gösterilen sessizlik, zamanla toplumsal bir alışkanlığa dönüşür?
Yaşananlar mı unutulur, yoksa unutmak mı tercih edilir?
Gazeteci, araştırmacı-yazar ve köşe yazarı Aşkım Tan, yeni kitabı “BU – Bir Ülkenin Suskunluk Kültürüdür” ile bu soruların izini sürüyor.
İzan Yayıncılık tarafından yayımlanan 164 sayfalık eser, Tan’ın yıllara yayılan gazetecilik birikimini, toplumsal gözlemlerini ve sorgulayıcı kalemini okurla buluşturuyor.
SESSİZLİĞİN TOPLUMSAL BEDELİ

Kitap; kadınların, çocukların, adalet arayan ailelerin ve sesi duyulmayan insanların yaşadıklarından hareketle daha geniş bir toplumsal sorumluluk tartışması açıyor.
Tan, yalnızca yaşanan olaylara değil, olaylardan sonra sorulmayan sorulara, karşılıksız kalan adalet taleplerine ve zamanla normalleşen kayıtsızlığa da dikkat çekiyor.
Eserde sessizliğin yalnızca bireysel bir tutum olmadığı; toplumsal hafızayı, kurumlara duyulan güveni ve hesap verme kültürünü de etkileyen bir mesele olduğu ele alınıyor.
Bir ülkenin asıl sorunu yaşadıkları mı, yoksa yaşananlara alışması mı?
“SÜKÛT HER ZAMAN ALTIN DEĞİLDİR”
Kitabıyla okura vermek istediği mesajı anlatan Aşkım Tan, suskunluğun bireysel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekiyor:
“Okurun, suskunluğun gerçekten bir kültür hâline geldiğini anlamasını istiyorum.
Neye, neden ve ne kadar zamandır sustuğunu önce kendi vicdanında sorgulamasını, ardından çevresine bakmasını istiyorum.
Susmanın, eskilerin söylediği gibi her zaman bir erdem olmadığını; aksine pek çok yıkımın önünü açabildiğini görmesini, bunun bilincine varmasını isterim.
Sükût her zaman altın değildir. Bazen yıkımın başlangıcıdır.”
BİR GAZETECİNİN KALEMİNDEN TOPLUMSAL HAFIZA
Uzun yıllardır toplumsal sorunlar, kadın ve çocuk hakları, adalet, sanat ve kültür alanlarında yazılar kaleme alan Aşkım Tan, kitabında gazeteciliğin tanıklık ve sorgulama sorumluluğunu edebiyatın anlatım olanaklarıyla buluşturuyor.
Eser, yaşanan olayların toplumda bıraktığı izleri ve sessizliğin nasıl normalleştiğini tartışmay açıyor.
Kitabın arka kapağında sanat ve edebiyat dünyasından Nino Varon, Dursun Kuveloğlu ve A. Celal Binzet’in değerlendirmeleri de bulunuyor.
AŞKIM TAN, 24 EKİM’DE ANKARA’DA OKURLARIYLA BULUŞUYOR

Aşkım Tan, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenecek 49. Okur-Yazar Buluşması ve İmza Günü etkinliğine katılacak.
İzan Yayıncılık ve Bahar iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlikte yazar, 14.00–18.00 saatleri arasında okurlarıyla bir araya gelerek kitabını imzalayacak.
Etkinlik yeri: Bahar Cafe, Meşrutiyet Caddesi, Konur 2 Sokak, No: 26/4, Kızılay / Ankara.
KİTABA NASIL ULAŞILABİLİR?
“BU – Bir Ülkenin Suskunluk Kültürüdür”, çevrim içi kitap satış platformlarında da okurlara sunuluyor.
Trendyol: https://ty.gl/dxdlwtz44b0dl
Nadir Kitap: https://www.nadirkitap.com/bu-bir-ulkenin-suskunluk-kulturudur-askim-tan-askim-tan-kitap49731803.html
KİTAP KÜNYESİ
Kitabın adı: BU – Bir Ülkenin Suskunluk Kültürüdür
Yazar: Aşkım Tan
Yayınevi: İzan Yayıncılık
Tür: Deneme
Yayın yılı: 2026
Sayfa sayısı: 164
ISBN: 978-625-8985-79-5












