• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?

Aşkım Tan by Aşkım Tan
20 Ekim 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?
0
SHARES
27
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

41 kadın, 811 satış, üç ülkeye uzanan bağlantılar ve yaklaşık iki milyon avroluk para trafiği iddiası… Yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturması, yalnızca bir suç organizasyonunu değil, hukukun caydırıcılığını, sağlık denetimlerini ve kadınların ekonomik koşullarını da sorgulatıyor. Asıl soru şu: İhbar gelmeseydi bu ticareti kim durduracaktı?

Bu bir aşk ve ihanet yazısı değildir.

Bu, kadın bedeninin ticari kazanca dönüştürülmesi karşısında hukukun, devletin ve toplumun sorumluluğunu sorgulayan bir yazıdır.

İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleştirilen operasyonun ardından açıklanan tablo ağır.

41 kadının toplam 811 kez yumurta hücresi sattığı belirtiliyor.

53 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış.

Türkiye’de tıbbi hazırlıklar, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’da bağlantılı klinikler, doktorlar, aracılar, para transferleri…

Soruşturma CİMER’e yapılan bir ihbarla başlamış.

Bazı haberlerde ihbarın arkasında bir aşk ilişkisindeki ihanetin bulunduğu anlatılıyor.

Asıl mesele kimin kimi aldattığı değil, bu ticaretin nasıl sürdürülebildiğidir.

Organizasyon ne zaman kuruldu?

Kaç yıldır faaliyet gösteriyordu?

41 kadın ve 811 satış, bütün ticaretin mi, yoksa yalnızca tespit edilebilen bölümünün mü karşılığı?

Henüz belirlenememiş başka kadınlar, aracılar ve klinikler var mı?

Kadınların tıbbi hazırlıkları, kullanılan ilaçlar ve yurt dışı seyahatleri nasıl organize edildi?

Bütün bu faaliyetlerin denetiminden kim sorumluydu?

2238 sayılı Kanun açık.

Yasa dışı üreme hücresi ticareti için, fiil daha ağır bir suç oluşturmadığı takdirde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden iki bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor.

Örgütlü suç hükümleri kapsamında daha ağır yaptırımlar da gündeme gelebiliyor.

Kanun var. Yasak var. Ceza var.

Caydırıcılık nerede?

Verilen hapis cezalarının ne kadarı fiilen infaz ediliyor?

Suçtan sağlanan kazanç, bazıları için cezalandırılma riskini göze alınabilir hâle mi getiriyor?

Dünyadaki yaptırımlara bakalım.

Fransa’da üreme hücrelerinin ücret karşılığında temin edilmesi veya buna aracılık edilmesi beş yıl hapis ve 75 bin avro para cezasıyla karşılık buluyor.

İtalya’da üreme hücresi ticaretini gerçekleştiren, organize eden veya reklamını yapanlara üç aydan iki yıla kadar hapis ve 600 bin avrodan bir milyon avroya kadar para cezası öngörülüyor.

Ülkelerin hukuk sistemleri farklı.

Dikkat çekici olan, ekonomik yaptırımlar arasındaki fark.

Türkiye’de de suç gelirlerinin müsaderesine imkân veren hükümler mevcut.

O hâlde suçtan elde edildiği belirlenen kazanç gerçekten faillerin elinden alınabiliyor mu?

Hapis cezası kadar, suçun ekonomik getirisini ortadan kaldırmak da caydırıcılığın bir parçası değil midir?

Bir başka soru daha var.

Bir kadın neden yumurta hücresini satar?

Geçinemediği için mi?

Borçlarını ödeyebilmek için mi?

İşsizlik nedeniyle mi?

Başka bir ekonomik beklentiyle mi?

Bu kadınların hangi koşullarda böyle bir karara yöneldiklerini henüz bilmiyoruz.

Yoksulluklarını varsayamayız.

Ekonomik koşulların insanın kendi bedeni üzerindeki kararlarını ne ölçüde etkilediğini ise sorgulamak zorundayız.

Haberlerde 60–80 avroluk ödemelerden söz ediliyor.

Yaklaşık iki milyon avroluk para trafiği iddiası bulunuyor.

Kadınlara gerçekte ne kadar ödendi?

Üreme hücreleri kliniklere hangi bedellerle satıldı?

Aradaki fark kimler arasında paylaşıldı?

Sağlık riskini kim üstlendi?

Asıl kazancı kim elde etti?

Bu rakamlar arasındaki ilişki açıklanmadan ticaretin gerçek mali bilançosu nasıl ortaya çıkarılacak?

Bir de soruşturmaya ilişkin haberlerde aktarılan mesajlaşmalar var.

Kadınların fotoğraflarının alıcılara gösterildiği, saç ve göz rengine göre talepler iletildiği belirtiliyor.

Sarı saçlı, mavi gözlü donör talepleri…

Karşılığında her türlü seçeneğin bulunabileceği söyleniyor.

İnsanın dış görünüşü bile ticari pazarlığın konusu.

Sarışın olsun.

Mavi gözlü olsun.

Uzun boylu olsun.

Vicdanını da seçebiliyor musunuz?

Merhametini?

Zekâsını?

Karakterini?

Nasıl bir insan olacağını garanti edebiliyor musunuz?

Göz rengine göre tercih sunan bu ticaret anlayışı, insanın kişiliğini hangi katalogdan satacak?

Çocuk sahibi olmak istemek insani bir arzudur.

Bir çocuğun ailesine benzemesi mutluluk verebilir.

Benzememesi değerinden hiçbir şey eksiltmez.

İnsanın değeri, genetik özellikleriyle ölçülemez.

Burada sorgulanan çocuk sahibi olma arzusu veya yasal üreme tedavileri değildir.

Sorgulanan, insan bedeninin ve doğacak çocuğun özelliklerinin yasa dışı bir ticaretin malzemesi yapılmasıdır.

Şimdi gelelim devletin sorumluluğuna.

Üremeye yardımcı tedavi merkezleri için mevzuatta altı ayda bir rutin denetim öngörülüyor.

Peki, soruşturmayla bağlantılı Türkiye’deki tıbbi işlemler hangi sağlık kuruluşlarında gerçekleştirildi?

Bu kuruluşların denetim geçmişinde neler var?

Daha önce herhangi bir usulsüzlük belirlenmiş mi?

İlgili sağlık çalışanlarının mesleki izinleri hakkında hangi işlemler başlatıldı?

MASAK kayıtlarında belirlenen para hareketlerinin ne kadarı yasa dışı ticaretle ilişkilendirildi?

KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’daki kliniklerle ilgili hangi adli iş birliği süreçleri işletiliyor?

Bu soruların muhatapları belli. Yanıtları da kamuoyuna açıklanmalı.

Sağlık Bakanlığı, bağlantısı belirlenen kuruluşların denetim sonuçlarını ortaya koymalı.

Kadınların hangi tıbbi ve ekonomik koşullarda bu işlemlere yönlendirildikleri, mahremiyetleri korunarak araştırılmalı.

Suç geliri olduğu belirlenen kazançların akıbeti açıklığa kavuşturulmalı.

Yasal koşulları oluşan idari ve mesleki yaptırımlar uygulanmalı.

Hapis ve para cezalarının gerçek caydırıcılığı, infaz uygulamalarıyla birlikte değerlendirilmeli.

Soruşturma yalnızca suçun faillerini değil, varsa denetim eksikliklerini ve bunların sorumlularını da ortaya çıkarmalı.

Bugün 41 kadından ve 811 satıştan söz ediyoruz.

Yarın daha büyük bir organizasyonla karşılaşmayacağımızın güvencesi nedir?

Bir ihbarın suçun ortaya çıkarılmasını sağlaması önemlidir.

Asıl mesele yalnızca kimin yakalandığı değil, bu ticaretin nasıl sürdürülebildiğidir.

İhbar, denetimin yerine geçemez.

Hukukun gücü yalnızca suçluyu cezalandırmakla ölçülemez.

Suçtan kazanç sağlamayı önleyemeyen, denetimi etkili biçimde işletemeyen bir sistemin caydırıcılığı da sorgulanır.

İnsan bedeninin ticareti bir ihanetle ortaya çıkıyorsa, ihbar gelmeden önce işlemesi gereken denetim mekanizmaları nerede?

 

 

 

 

 

Önceki Yazı

Dünyaca ünlü Slava’s Snow Show yeniden Türkiye’ye geliyor

Sonraki Yazı

SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

20 Ekim 2026
SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

20 Ekim 2026
Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?

Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?

20 Ekim 2026
Dünyaca ünlü Slava’s Snow Show yeniden Türkiye’ye geliyor

Dünyaca ünlü Slava’s Snow Show yeniden Türkiye’ye geliyor

20 Ekim 2026

Son Yazılar

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

20 Ekim 2026
SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

20 Ekim 2026
Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?

Aşkım Tan: İhbar gelmeseydi, kim durduracaktı?

20 Ekim 2026
Dünyaca ünlü Slava’s Snow Show yeniden Türkiye’ye geliyor

Dünyaca ünlü Slava’s Snow Show yeniden Türkiye’ye geliyor

20 Ekim 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ilk belirtileri nelerdir?

20 Ekim 2026
SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

SKD Türkiye’nin ‘COP31 Sürdürülebilir Dönüşüm Ödülleri’ sahiplerini buldu

20 Ekim 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.