• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!

Aşkım Tan by Aşkım Tan
19 Ekim 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!
0
SHARES
12
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

İstanbul’da metrekareye 277 kilogramı aşan yağmur düştü. İnsanlar öldü, kayboldu, evler ve iş yerleri sular altında kaldı. Binlerce canlı yaşamını yitirdi. Yıllardır dere yataklarına müdahale eden, toprağı betonla kaplayan insan, şimdi suyun karşısında çaresiz. Tabiat mı intikamını alıyor, yoksa insan kendi kararlarının sonuçlarıyla mı yüzleşiyor? Felaketler tekrarlanırken bu halkın devletten hesap sormaya hakkı yok mu?

Bu bir yağmur yazısı değildir.

Bu, tabiatın karşısında insanın, insanın karşısında devletin sorumluluğunu sorgulayan bir yazıdır.

Yıllardır kuraklığı konuşuyoruz.

Barajların boşalmasından korkuyoruz.

Yağmur bekliyoruz.

Yağmur geldiğinde evlerimizden kaçıyoruz.

Susuzluktan korkan bir ülke, suyun altında kalmaktan da korkuyorsa burada yalnızca iklimi mi sorgulamalıyız?

14–15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul, son 84 yılın en şiddetli yağışlarından biriyle karşılaştı.

İBB AKOM verilerine göre Beykoz’da metrekareye toplam 277,1 kilogram, Sarıyer’de 211,8 kilogram, Eyüpsultan’da 203,9 kilogram yağış ölçüldü.

19 Ekim itibarıyla can kaybı altıya yükseldi, bir kişi için arama çalışmaları sürüyordu.

53 istinat duvarının yıkıldığı, 48 toprak kaymasının yaşandığı açıklandı.

Evler, iş yerleri, yollar sular altında kaldı.

Felaket yalnızca insanları vurmadı.

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 35 bin, Kocaali ilçesinde 60 bin kanatlı hayvanın telef olduğu haberleştirildi.

Karasu’da onlarca büyükbaş hayvan su basan ahırda mahsur kaldı, kurtarıldıkları bildirildi.

Ya sokaklarda yaşayan kediler, köpekler ve diğer canlılar?

Kaçı öldü, kaçı kurtarıldı, onların kayıplarını kim saydı?

İnsan eliyle büyütülen bir felaketin bedelini hiçbir sorumluluğu bulunmayan canlılar neden ödüyor?

Yağmurun suçu yok.

Tabiatın işleyişinde yağış da var, kuraklık da, taşkın da.

Toprağı betonla kapattığınızda suyun sızacağı alanı azaltırsınız.

Dere yataklarını daralttığınızda akış kapasitesini düşürürsünüz.

Altyapıyı yetersiz bıraktığınızda suyu tahliye edemezsiniz.

Bir binanın sağlam olması, dere yatağında güvenli olduğu anlamına gelir mi?

İstanbul’da kaç su yolu yapılaşmayla daraltıldı?

Bu yapıların izinlerini kim verdi, denetimlerini kim yaptı?

Altyapı hangi taşkın hesaplarına göre projelendirildi?

Tabiatın intikamı, bilinçli bir cezalandırma değildir.

İnsanın yok saydığı doğal gerçeklerin, sonuçlarıyla yeniden karşısına çıkmasıdır.

İstanbul bu gerçekle ilk kez karşılaşmıyor.

9 Eylül 2009’da Ayamama Deresi taştı.

31 insan hayatını kaybetti.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o felaketin ardından söylediği bir söz, 2012’de TBMM tutanaklarına da geçti:

“Derenin intikamı ağır olur.”

2018’de Ayazağa Deresi taştı, altısı çocuk 12 kişi kurtarıldı.

2026’da Ayazağa yeniden felaketin merkezinde.

Aradan 17 yıl geçti.

Hangi tehlikeler ortadan kaldırıldı?

Hangi önlemler tamamlandı?

Bilinen riskler neden yeniden can kayıplarıyla karşımıza çıktı?

13 Ekim’de Meteoroloji Genel Müdürlüğü şiddetli yağış ve sel uyarısı yayımlamıştı.

AFAD var, AKOM var, afet müdahale ve risk azaltma planları var.

Arama kurtarma ekipleri, itfaiyeciler, dalgıçlar ve bütün saha çalışanları büyük bir özveriyle çalıştı.

Emeklerine minnet borçluyuz.

Bir uyarının yapılması, tehlikenin önüne geçildiği anlamına gelir mi?

Planların varlığı, uygulamanın yeterli olduğunu kanıtlar mı?

Kurtarma ekiplerinin fedakârlığı, felaketten önce alınması gereken önlemlerin hesabını ortadan kaldırır mı?

Bir ülkenin afete hazırlığını enkazdan kaç insan kurtardığıyla mı, o enkazın oluşma riskini ne kadar azaltabildiğiyle mi ölçmeliyiz?

Şimdi Ayazağa’da dere yatağındaki yapılar yıkılıyor.

19 dükkân, Ayazağa Atatürk Stadı ve Kur’an kursu binasının yıkımı tamamlandı.

Tehlikeli yapıların yıkılması gerekiyorsa yıkılmalıdır.

Bugün yıkılması gereken yapıların yıllarca kullanılmasına nasıl izin verildi?

Yıkım kararıyla tehlike azaltılırken, o yapılarda yaşayan ve çalışan insanların geleceği nasıl güvenceye alınıyor?

Çamura bulanan eşyalar, kullanılamaz hâle gelen makineler, kaybedilen mallar ve geçim kaynakları var.

Bir binayı saatler içinde yıkabilirsiniz.

Orada kurulmuş hayatı kaç yılda yeniden inşa edebilirsiniz?

Yetkililer beş binden fazla afetzedeye 10’ar bin lira acil yardım ödendiğini açıkladı.

Ticaret Bakanlığı, esnaf için 80 milyon liralık destek duyurdu.

80 milyon lira kaç işletmenin zararını karşılayacak?

Gerçek hasarın toplamı ne kadar?

Açıklanan paranın ne kadarı mağdurun hesabına ulaştı?

Asıl mesele yalnızca yardımın miktarı değildir.

Yardımın zamanıdır.

İnsan evini bugün kaybetmişse barınma ihtiyacı bugün başlar.

Esnaf iş yerini bugün kapatmışsa gelir kaybı bugün başlar.

Kira, çalışan ücretleri, faturalar ve borçlar beklemez.

Sigortası olmayan ne yapacak, sigortası bulunanın karşılanmayan zararını kim giderecek?

Devlet bir yapının derhâl boşaltılmasını isteyebiliyorsa o yapıdan çıkarılan insanın aynı gece nerede kalacağını da planlamak zorunda değil midir?

Almanya, 2021 sel felaketinin ardından yeniden yapılanma için 30 milyar avroya kadar kaynak oluşturdu.

İngiltere, 2024 sellerinde uygun hanelere acil nakit, işletmelere toparlanma desteği ve belirli vergi indirimleri öngördü.

Bu uygulamaların da koşulları ve eksiklikleri var.

Asıl karşılaştırma yalnızca verilen parada değil, insanın hayatını yeniden kurabilmesi için sağlanan güvencede yapılmalıdır.

Bir başka hesabımız daha var.

2026’nın ilk dokuz ayında Türkiye’de merkezî yönetim bütçesine 10 trilyon 401 milyar 981 milyon lira vergi tahsil edildi.

Saniyede yaklaşık 441 bin lira.

Bu kadar vergi toplanırken taşkın risklerini azaltmaya ne kadar kaynak ayrıldı?

Hangi altyapı yatırımları tamamlandı, hangileri ertelendi?

Bu harcamaların sonuçlarını kim denetledi?

Biz bu kadar vergi öderken büyüyen gerçekten Türkiye mi, yoksa büyüyen felaketlerimiz mi?

Şimdi asıl soruya gelelim.

Bu halkın devletten hesap sormaya hakkı yok mu?

Elbette var.

Anayasa’nın 74. maddesi dilekçe ve bilgi edinme hakkını güvence altına alıyor.

Halkın kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını, kurumların görevlerini ne ölçüde yerine getirdiğini öğrenmeye hakkı var.

Bu felaketlerde hangi kurum hangi sorumluluğunu yerine getirdi?

Hangi riskler bilindiği hâlde giderilmedi?

Hangi ihmaller için idari veya adli soruşturma başlatıldı?

Sonuçlar kamuoyuna ne zaman açıklanacak?

Bizim payımıza düşen yalnızca ölmek mi?

Kayıplarımızın yasını tutmakla hesap sormak birbirinin alternatifi değildir.

Bir insanın ölümüne üzülmek insani sorumluluğumuzdur. O ölümün önlenip önlenemeyeceğinin araştırılmasını istemek vatandaşlık hakkımızdır.

Her büyük yıkımı olağanüstü bir felaket olarak tanımlamak, önlenebilir zararların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Soruların yanıtları belgelerle ortaya konulmalı.

İmar kararları, yapı denetimleri, altyapı yatırımları ve afet hazırlıkları bağımsız biçimde incelenmeli.

Riskli yerleşimlerde güvenli barınma sağlanmalı, esnafın ve üreticinin kayıpları için somut destek ve ödeme takvimleri açıklanmalı.

Dere yatakları korunmalı, altyapı güncel iklim verilerine göre güçlendirilmeli, afet planları diğer canlıları da kapsamalı.

Hesap sormak yetmez. Hesap verilmesini sağlayan mekanizmalar da işlemelidir.

Tabiatın intikamını konuşuyoruz.

Tabiat mahkeme kurmaz.

Mazeret dinlemez.

Su, doğal koşulların belirlediği yolu arar.

İnsan o yolu kapattığında sonuçlarıyla yüzleşir.

Bir dereyi betonla kapatabilirsiniz.

Üzerine bina dikebilirsiniz.

Haritadan silebilirsiniz.

Suyun hafızasından silemezsiniz.

Bugün sanık sandalyesinde yağmur yok.

Suyun yolunu hesaba katmayan kararlar, yetersiz önlemler ve araştırılması gereken ihmaller var.

Devletin görevi yalnızca felaketten sağ çıkanlara yardım etmek değil, öngörülebilir tehlikeler karşısında insanları korumaktır.

Vatandaşın görevi de yalnızca bedel ödemek değildir.

Hesap sormak en temel hakkıdır.

Tabiatın intikamı, yok saydığımız gerçeklerin geri dönüşüdür.

Su yolunu buldu.

Şimdi sorumluların da bulunması gerekiyor.

 

 

 

 

Önceki Yazı

Seda Kaçan, Türkiye Pist Şampiyonluğunun eşiğinde

Sonraki Yazı

League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

19 Ekim 2026
League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

19 Ekim 2026
Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!

Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!

19 Ekim 2026
Seda Kaçan, Türkiye Pist Şampiyonluğunun eşiğinde

Seda Kaçan, Türkiye Pist Şampiyonluğunun eşiğinde

19 Ekim 2026

Son Yazılar

Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

19 Ekim 2026
League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

19 Ekim 2026
Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!

Aşkım Tan: Tabiatın intikamı, su yolunu unutmaz!

19 Ekim 2026
Seda Kaçan, Türkiye Pist Şampiyonluğunun eşiğinde

Seda Kaçan, Türkiye Pist Şampiyonluğunun eşiğinde

19 Ekim 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

Genç kadınlarda kalp krizi tehlikesi büyüyor: “Erkeklere Göre Daha Ölümcül Olabilir!”

19 Ekim 2026
League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

League of Legends’ın İkonik Pop Grubu K/DA, “FIRESTARTER” ile geri dönüyor!

19 Ekim 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.