• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

Duygu Şengül by Duygu Şengül
10 Eylül 2026
in Yazarlar
0
Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği
0
SHARES
6
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş
Aşkı asıl benzersiz kılan, insanın en kırılgan anında bile gardını indirip kendini hesapsızca aşka açabilmesidir. Aşkın özünde kaçınılmazlık vardır. Aşk; mantığın bütün  hesap kitaplarını bir anda sıfırlayan o ilk bakış, hiçbir şart koşmadan bir başka ruhta karşılık bulma arzusu ve sıradan bir günü unutulmaz bir anıya dönüştürme gücüdür. Onu yeryüzündeki diğer bütün duygulardan ayıran tam olarak da bu. Kendini bir başkasının varlığında, hiç korkmadan kaybetme cesareti vermesi.
​Kabul etmek gerekir ki aşk, zihni  sarsan, mantığın sınırlarını zorlayan bir mani hali. Kimse bu kasırganın içinde bir ömür boyu kalamaz; aşk doğası gereği yakıcı ve yıkıcıdır, zamanla durulmalıdır, biter ya da biçim değiştirir. Fakat bu geçicilik onun değerinden tek bir zerre bile eksiltmez. Bir duygunun sonsuza kadar sürmemesi, yaşandığı anın gerçekliğini ortadan kaldıramaz ki.
Aşksız geçen bir ömür, sonu yazılmamış, yarım kalmış bir hikâyedir. İnsanın tadabileceği en büyüleyici heyecandan mahrum kalmasıdır. Tutkunun renklerini görmeden biten bir hayat yoksuldur. Çünkü insan sadece kendini koruyarak, hep emniyetli alanlarda kalarak gerçek anlamda yaşayamaz; bazen yanılmayı, incinmeyi, hatta yanlış birine tutulmayı göze alarak büyür.
​
Asıl mesele bu maceranın sonunda kazanmak ya da kaybetmenin önemsizliğidir. Aşk bir yarış kulvarı değildir ki kazananı veya mağlubu olsun. Bütün mesele, ince hesapları bir kenara bırakıp o duygunun içine gözü kapalı girebilmekte; bir süreliğine de olsa, o içimizdeki sürekli tetikte olma durumunda olan savunma mekanizmasını susturabilmekte. Kaybedebilir insan. Bir gün aşkının sesi susar, o el uzanmaz olur, birlikte kurulan hayaller hiç yaşanmamış birer ihtimal olarak rafa kalkabilir. Ama yaşanmış bir aşkı sırf sonu kötü bitti diye değersiz saymak, bir yolculuğu sadece varılan duraktan ibaret sanmaktır.
​Çünkü bazı insanlar hayatımıza kalıcı olmak için değil; içimizde varlığından bile haberdar olmadığımız o saklı odayı açmak için girer. Onlarla birlikte kendimizin hiç tanımadığımız bir haliyle karşılaşırız. Belki daha kırılgan çıkarız o süreçten, belki daha temkinli… Belki bir daha asla benzer bir durumu kararlılıkla sevemeyiz. Ama artık aşık olmanın ne demek  olduğunu özümüzde hissederiz.
​
Aşkın asıl vazgeçilmezliği de tam olarak burada gizli. Bize birini sonsuza kadar zimmetlemesinde değil; kendi içimizde, kendimize bile yabancı olduğumuz o derinliklere ulaşma imkânı sunmasında. Sonunda ne olacağını kimse kestiremez. Belki aşk karşılık bulur, belki yarım kalır, belki de geriye sadece sızlayan bir hatıra bırakır. Fakat aşkın değerini sonucunda aramak haksızlık olur. Bazı tecrübelerin anlamı vardıkları yerde değil, geçerken üstümüzde bıraktıkları o derin izdedir.
​Aşkın zamanı da ezber bozar. Yıllarca aynı çatıyı  paylaşmaktan çok daha canlı kalan birkaç dakika vardır hafızada. Bir bakış, aniden çöken bir sessizlik, sıradan bir sokakta el ele yürünmüş tek bir akşam… Yıllar geçse de ilk günkü berraklığıyla dikilir insanın karşısına.
Bazen tek bir lahza, koca bir ömre bedel olur.
​O anı geri getiremezsin. Aynı yere dönüp aynı bakışı yeniden yakalayamazsın. Ama hafıza garip bir mahzendir; geçmişi sadece saklamaz, hiç beklemediğin bir anda yeniden canlandırır. Eski bir şarkı, bir koku, birlikte gülünen anılar… Birkaç saniyeliğine yıllar önceki haline döner, zamanın gerçekten akıp akmadığından şüphe edersin. Bu yüzden aşkın geçiciliği bana artık bir eksiklik gibi gelmiyor. Sonsuza kadar sürmesine gerek yok. Bir eylül akşamının kısa sürmesi onu daha az büyüleyici kılmadığı gibi, bir aşkın bitmesi de yaşanmış olanın büyüsünü bozmaz. Tutku diner, yollar ayrılır. Fakat bazı duygular bittiğinde buharlaşmaz; insanın kendiyle kurduğu o sessiz ilişkinin  kaynağı olur. Bir zamanlar nasıl sevebildiğini, ne kadar cesur olabildiğini hatırlarsın. Aşkın değeri seni nereye götürdüğünde değil; yaşarken seni kendinden ne kadar uzaklaştırabildiğindedir. Çünkü insan bazen kendine en çok, kendinden vazgeçebildiği o eşikte yaklaşır.
Aşkı diğer duygulardan ayıran şey, insana mutluluk vaat etmesi değildir. İnsan, sonunda incinebileceğini bildiği bir duygunun içine yine de isteyerek yürür. Aşkın aradığı şey güvenlik değil, yoğunluktur. Aşkın büyüsü insana uzun bir aşkla dolu hayatın sözünü vermesi değil, bazen tek bir anın bütün ömre yayılabilecek kadar değerli olduğunu göstermesidir.
​Hayatın bazı anları bize ait değildir; sadece içimizden öylece geçerler. Aşk da onlardan biri. Gelir, bütün konfor alanımızı dağıtır, bildiğimiz sınırları altüst eder ve günün birinde gider. Ama o gittikten sonra kimse kaldığı yerden devam edemez hayatına. İşte bu yüzden, acısına rağmen vazgeçilmezdir aşk. İncinebilir insan. Karşılık bulamayabilir, terk edilebilir, aldanabilir, aldatılabilir. Hatta “Buna değer miydi?” diye kendine kızabilir. Ama aşkın acısı, yaşattığı güzelliğin inkârı değildir; o güzelliğin ne kadar derine işlediğinin kanıtıdır.
​
İnsan canının yanabileceği olasılığını bile bile âşık olur. Çünkü bazı acılar insanı hayattan koparmaz, aksine yaşadığını damarlarında hissettirir. Yanlış zaman, yanlış insan… Bunların hiçbiri yaşanmışlığın hakikatini değiştirmez. Güvenli limanlarda kalmak incinmeyi önler belki ama gerçekten yaşadığına da ikna edemez insanı. Ben aşkı en çok bu yüzden vazgeçilmez buluyorum: Bize bir garanti sunduğu için değil, bizi canlı ve “oyunun içinde” tuttuğu için. Kaybetme pahasına sevmek, sonunu düşünmeden bir anın içine bütün varlığınla dalmak…
Belki de ihtiyacımız olan şey sürekli kazanmak değil, sadece yaşadığımızı hissetmektir.
​Hata yapabilirsin, canın yanabilir. Ama hiç yaşamamış olmak, bütün bu yaralardan çok daha ağır bir yük. İnsanın tekrar tekrar âşık olması da acıyı sevmesinden değil; hiçbir şeyi yoğunluğuyla hissedemediği o ruhsuz hayattan korkmasındandır.
Önceki Yazı

Günlük Ten ve Dudak Makyajında Uyumlu Seçimler

Sonraki Yazı

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Duygu Şengül

Duygu Şengül

Sonraki Yazı
Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

10 Eylül 2026
Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

10 Eylül 2026
Günlük Ten ve Dudak Makyajında Uyumlu Seçimler

Günlük Ten ve Dudak Makyajında Uyumlu Seçimler

10 Eylül 2026
Esra Tanrıverdi: İntihar: İnsanın kendine yönelttiği şiddet

Esra Tanrıverdi: İntihar: İnsanın kendine yönelttiği şiddet

10 Eylül 2026

Son Yazılar

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

10 Eylül 2026
Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

10 Eylül 2026
Günlük Ten ve Dudak Makyajında Uyumlu Seçimler

Günlük Ten ve Dudak Makyajında Uyumlu Seçimler

10 Eylül 2026
Esra Tanrıverdi: İntihar: İnsanın kendine yönelttiği şiddet

Esra Tanrıverdi: İntihar: İnsanın kendine yönelttiği şiddet

10 Eylül 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

Kadın Dostu markalar platformu’nun eşitlik çemberi programı başlıyor

10 Eylül 2026
Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

Duygu Şengül: Aşkın vazgeçilmezliği

10 Eylül 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.