Türkiye’de 16 yıldır kendi tasarım dilini ve üretim anlayışını koruyarak büyüyen Lug Von Siga, bugün uluslararası moda sahnesindeki konumunu güçlendirerek yeni bir büyüme dönemine hazırlanıyor. Global platformda yaklaşık 80 satış noktasına ulaşan marka, Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedeflerken, 2027 İlkbahar/Yaz sezonu kapsamında hazırlanan “Il Silenzio”yu 23 Eylül’de Milano Moda Haftası’nın resmi takviminde sunacak. Gül Ağış’ın kurduğu ve kreatif direktörlüğünü üstlendiği Lug Von Siga, yıllar içinde oluşturduğu güçlü uluslararası varlığını Milano Moda Haftası ile daha görünür ve güçlü bir platforma taşımaya hazırlanıyor.
Türkiye’de çağdaş ve sürdürülebilir kadın giyiminin öncü markalarından biri haline gelen Lug Von Siga, güçlü ve özgün tasarım dili, nitelikli üretim anlayışı ve zamansız parçalarıyla kendine sadık bir kadın kitlesi oluşturdu. Başarılı pek çok iş kadını ile sinema ve sanat dünyasının önde gelen isimleri tarafından tercih edilen marka, bugün Türkiye sınırlarını aşan güçlü bir uluslararası satış ağına sahip.
Bu büyümenin temelinde markanın hızlı tüketim anlayışından uzak, slow fashion yaklaşımı yer alıyor. Lug Von Siga için tasarım yalnızca sezonluk bir ürün yaratmak değil; uzun süre kullanılabilecek, karakteri olan ve zaman içinde değerini koruyan parçalar üretmek anlamına geliyor. Geleneksel üretim bilgisini çağdaş tasarımla buluşturan Lug Von Siga, farklı zanaatkarlarla kurduğu uzun soluklu iş birlikleriyle zanaatı, el işçiliğini ve nitelikli üretimi marka kimliğinin merkezinde tutuyor.
Milano’da Başlayan ve Devam Eden Mistik Bir Yolculuk
Lug Von Siga’nın uluslararası yolculuğunun merkezinde markanın kurucusu ve kreatif direktörü Gül Ağış’ın Milano ile olan güçlü bağı bulunuyor. Eğitim ve profesyonel hayatının yaklaşık 10 yılını Milano’da geçiren Ağış, Türkiye’ye döndükten sonra Lug Von Siga’yı kurdu.
Aradan geçen 16 yılın ardından Ağış, bugün Milano Moda Haftası’na bu kez kendi markasıyla dönüyor ve yıllar içinde oluşturduğu tasarım dilini bu kez resmi takvimde uluslararası moda dünyasının karşısına çıkarıyor.
Bu nedenle Milano, Ağış için yalnızca uluslararası bir moda haftasında yer almak anlamına gelmekten öte; nostalji, dostluk, kültürlerin iç içe geçmesi ve adanmışlık gibi duyguların bir araya geldiği özel bir buluşmayı temsil ediyor. Aynı zamanda markanın felsefi yaklaşımında önemli bir yeri olan zaman kavramına da gönderme yapıyor: hızın ötesinde, olgunlaşma ve yıllar içinde kendiliğinden var olma hali. “Hamdim, piştim, oldum” sözüyle ifade edilen bu dönüşüm, Lug Von Siga’nın zanaat ve tasarım aşkıyla da örtüşüyor ve “Il Silenzio” koleksiyonunun ruhunda karşılık buluyor.
Markanın hikâyesinin başladığı şehirle yeniden buluşması ve yıllar içinde oluşturduğu tasarım dilini uluslararası moda dünyasına taşıması, Lug Von Siga’nın uluslararası yolculuğunda önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.
Lug Von Siga’nın Uluslararası Yolculuğunda Yeni Bir Eşik
Lug Von Siga’nın Milano Moda Haftası’nın resmi takviminde yer alması, markanın uluslararası yolculuğunda önemli bir eşik oluşturuyor. Yıllar içinde oluşturduğu güçlü tasarım kimliği, üretim gücü ve yaklaşık 80 satış noktasına ulaşan uluslararası ağıyla global moda dünyasında kendine sağlam bir yer edinen Lug Von Siga, Milano Moda Haftası ile marka görünürlüğünü güçlendirirken, Avrupa’daki büyüme planlarını da hızlandırmayı hedefliyor.
Önümüzdeki dönemde Avrupa’daki fiziksel varlığını güçlendirmeyi hedefleyen Lug Von Siga için Milano, yalnızca bir sunum noktası değil; markanın global büyüme yolculuğunda önemli bir buluşma noktası.
Milano Moda Haftası’ndaki sunum, bu yolculuğun bir sonucu olduğu kadar, markanın önündeki yeni dönemin de güçlü bir başlangıcını temsil ediyor.
Söylenmeyen Kelimelerin Güçlü Duruşu: Il Silenzio
Lug Von Siga’nın Milano’da sunacağı İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu “Il Silenzio”, bu dönüşümün ruhunu daha içsel bir yerden anlatıyor.
“Il Silenzio” sessizliği bir yokluk olarak değil, duygunun en yoğun hallerinden biri olarak ele alıyor. Bazen insanın ilahi bir güçle kurduğu sessiz bağda, bazen kendi içine döndüğü bir anda, bazen de sevdiği birine söyleyemediği ve içinde taşıdığı sözlerde ortaya çıkan bir sessizlik ya da ilahi bir aşkı temsil ediyor.
Koleksiyonun merkezinde aşk, özlem, arayış, teslimiyet ve görünmeyen bir bağa duyulan inanç yer alıyor. Mevlana ve Şems’in düşünsel ve manevi dünyasında da karşılığını bulan bu yaklaşım, bazı duyguların ve arayışların kelimelerin ötesinde anlam kazandığı fikrinden besleniyor.
Bazen en derin duygular söylenenlerde değil, söylenemeyenlerde saklıdır.
“Il Silenzio”, insanın kendi içine döndüğü, sustuğu ve belki de en çok o anda kendisiyle ve ilahi olanla bağ kurduğu anı anlatıyor. Koleksiyon, bu görünmeyen duyguyu Lug Von Siga’nın çağdaş tasarım diliyle görünür hale getiriyor.
Beyazın Sessiz Estetiği
23 Eylül’de Milano’da sunulacak “Il Silenzio”, beyazı ve beyazın farklı tonlarını koleksiyonun merkezine yerleştiriyor. Kumaşların yüzeyleri, transparan dokular, nakışlar ve el işçiliği üzerinden zenginleşen tasarımlar, Lug Von Siga’nın karakteristik zanaat anlayışını daha arınmış bir estetik içerisinde yeniden yorumluyor.
Koleksiyonun yalın renk paleti, içsel bir yolculuğun görsel karşılığına dönüşüyor. Her detayda hissedilen el emeği ve zamana yayılan üretim süreci, markanın kalıcılık fikrini destekliyor.
İçe bakış, “Il Silenzio” ile birlikte sessiz lüks duygusunu da öne çıkarıyor. Aslında değerli olanın hemen, çabucak sahip olduklarımız değil; sabırla, ilmek ilmek içimizde inşa ettiğimiz deneyim, gözlem ve derinlik duyguları olduğuna gönderme yapıyor.
Il Silenzio, sessizlik, sadelik ve derinliğin bir araya geldiği rafine bir estetik ortaya koyuyor.













