Gece vuruyor belden aşağı.
Öyle insafsız öyle acımasız,
Kanatıyor yürek sızımda eski sırları.
Kendi aksinden korkan bir yabancı gibi,
Sıkışıp kalıyorum kendi çıkmaz sokağımda.
Bir yapbozun parçaları dağılıyor içimde,
Nafile hiçbir köşe oturmuyor yerli yerine.
Sığınmak istedikçe o eski özüme,
Sürgün büyüyor, yersiz yurtsuz kalıyorum.
Bilmese de kimse, ben biliyorum;
Aynı kumaştan kesilmişiz beni öldürecek ellerle.
Adım attıkça kaçışa,
Demirleşiyor zincirlerim.
Açtığım her kapı,
Yine kendi içime açılıyor…
Ve insan, en çok kendine mahkûm kalıyor.













