Arazi, hafıza ve arşiv arasındaki ilişkilerin izini süren “Barajdan Sızanlar” sergisi kapsamında düzenlenen gösterim programı, 1 Ağustos’ta Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da.
Salt’ın Barajdan Sızanlar sergisi, Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada, sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül ediyor. Arazinin hafıza ve arşivle ilişkisini merkeze alan sergi, coğrafyalar arası dayanışma imkânlarının peşinde, kolektif bir varoluş zemini düşlüyor.
Sergi kapsamında 1 Ağustos Cumartesi günü Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek gösterim programı, dört sanatçının yedi filmini bir araya getiriyor. Cihad Caner, Valentin Noujaïm, Nour Ouayda ile Laila Hida’nın filmleri, başka yerlere ait hafızaları ve anlatıları şimdiye taşırken, serginin gündeme getirdiği meselelere de temas ediyor.
Cihad Caner’in filmi (Re)membering the riots in Afrikaanderwijk in 1972 or guest, host, ghos-ti [1972 Afrikaanderwijk Ayaklanmalarını Yeniden Hatırlamak] (2023–2024), 1972 yılında Rotterdam’da misafir işçileri hedef alan ayaklanmaların yaşandığı Afrikaanderwijk mahallesinin hafızasına odaklanıyor. Filmin merkezinde, kolektif hafızanın nasıl şekillendiğine, hatırlama biçimlerine ve bireysel anılar arasındaki nüanslara dair sorular yer alıyor.
Valentin Noujaïm’in La Défense üçlemesi, Paris’teki aynı adlı iş merkezinin tarihsel ve politik katmanlarını irdeliyor. Üçlemenin ilk bölümü Pacific Club (2023), 1979’da La Défense’de açılan Arap topluluğuna ait ilk gece kulübünün hikâyesinin izini sürüyor. To Exist Under Permanent Suspicion [Şüphenin Gölgesinde Yaşayanlar] (2024) adlı ikinci film, La Défense’deki ofisinde yeni bir gökdelenin tanıtımıyla uğraşan Claire adlı bir iş kadınını takip ediyor. Demons to Diamonds [Şeytanlar ve Elmaslar] (2025) adlı üçüncü film ise gökdelenler arasında yaşanan bir dizi intihar vakasının peşine düşüyor; korku ve paranoya atmosferi şehri sararken, toplumun derinliklerindeki çatlaklar gün yüzüne çıkıyor.
Nour Ouayda’nın filmi The Secret Garden [Gizli Bahçe] (2023), bir sabah sokaklarda ve meydanlarda beliriveren sıradışı ağaçlar, bitkiler ve çiçeklerle karşılaşan şehir sakinlerinin peşine düşüyor. Camelia ile Nahla bu tuhaf varlıkların kaynağını araştırırken esrarengiz olaylar birbirini izliyor ve şehir gerçeküstü, tekinsiz bir yere dönüşüyor.
Program, Laila Hida’nın çölün oryantalist temsillerini irdelediği uzun soluklu araştırma projesinin ürünü olan iki filmin gösterimiyle sona eriyor. Into the Maw of the Spectacle [Gösterinin Derinliklerine Doğru] (2024), antik tarihlerin ve Sahra ötesi rotaların biçimlendirdiği bir bölgede keşif gezisine çıkmış bir grup sanatçıyı takip ediyor; tur rehberinin hikâyeleri, katılımcılar arasındaki sohbetlerle iç içe geçiyor. Sange Khara [Sert Kaya] (2025) ise hafıza ile gündelik yaşamdan parçaları Wanderers of the Desert [Çöl Gezginleri] (1984), The Sheltering Sky [Çölde Çay] (1990) gibi filmlere yapılan atıflarla birleştiriyor. Böylece, hem sinema hem de turizm ile kolonyal seyahatnamelerin çöl, vaha ve bölge halkına dair algıları nasıl yönlendirdiğini ortaya koyuyor.
Herkesin katılımına açık ve ücretsiz program, 1 Ağustos Cumartesi saat 14.00’te başlayacak ve filmler peş peşe, orijinal dilinde Türkçe ve İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.
Barajdan Sızanlar kapsamındaki son sergi turu ise 20 Ağustos Perşembe saat 18.30’da gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.
Barajdan Sızanlar, Hollanda Krallığı ve Feltouch’ın desteği; Asya International Movers, Bankerhan Hotel, Eureko Sigorta ve Jotun’un katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.













