Bugün sonuçlar açıklandı ve birçok evde hüzün sevinç telaş duyguları yaşanıyor. Aradan biraz zaman geçince herkes gerçekle yüzleşiyor.
Yaklaşık on gün önce de lise sınavları açıklandı.
Gelelim şimdi gerçekleri konuşmaya: Liseler sınavla, üniversiteler sınavla fakat kazanamayan başarısız olan çocuklar ve gençler için onlarca paralı lise ve üniversite var.
Paran varsa zaten okursun…
Eğitim sistemimiz ciddi revizyon istiyor. Liseye kadar eğitimin zorunlu olmasına kesinlikle katılıyorum fakat tüm eğitim sistemi çocukları yalnızca üniversiteye yönlendiriyor. Yüzbinlerce genç üniversite kapılarında aç sefil okuduktan sonra iş yok!
Herkes okumak zorunda değil ve herkes okumamalı da…
Mesleklere yönlendirilmeli, iş bulacakları mesleki alanlarda eğitimler almalı. Doğalgaz, cam çerçeve, elektrik, su, oto tamir gibi iş kollarında eğitilen gençler çok daha yüksek maaşlara iş bulabilirken üniversite bitiren birçok genç üç harfli marketlerde kasiyer olarak zorla iş bulabiliyor.
Okulların hali de içler acısı…
Devlet okullarında sınıflar çok kalabalık, yemek sıkıntı, kantinlerdeki sağlıksız yiyeceklerle yetersiz beslenen gençler, sosyal yaşamdaki sinema tiyatro müze gibi kavramlardan uzak sokaklarda ucuz kafelerde zaman geçiriyor.
Özel okullar çok pahalı ve çoğunluğu, parası olan ailelerin yüksek egolarını tatmin eden kurumlara dönüşmüş.
Üniversitelerde de durum aynı, devlet üniversitelerine gelen gençler barınma beslenme sorunları yaşıyor.
Özel üniversitelerdeki gençler de baba parasıyla ve altlarında son model arabalarla okula gidiyor, geceleri sosyal medyalara fotoğraflar atacakları mekanlarda eğleniyor.
Ve bizler bu iki farklı uçlarda yetişen gençlerden çok fazla şeyler bekliyoruz.
Bu tablo, gençlerin yarattığı bir tablo değil, onların sorunu değil, bu tablodan biz yetişkinler ve yöneticiler sorumlu…
Belediyeler, gençlerin vakit geçireceği kafe kütüphane gibi eğitim ve gelişim merkezleri açmakta fazlasıyla yetersiz.
Yapay zekanın hızla yaşamımızı kontrol altına aldığı şu dönemlerde hala eski sistemlerle geleceğe ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.
Şu an ki tablo kimsenin umurunda değil, yalnızca çocuklarına okul arayışlarına çıkan veliler gerçeklerle yüzleşiyor.
Ne yapmalıyız sorusunun cevabı yine yöneticilerde, halkından kopuk kendi dünyalarında yaşarken çok yakın zamanda sarsıcı gerçeklerle yüzleşecekler.
Dünya çok başka bir boyuta geçerken hala eski düzende tutunmak büyük yıkım getirecek.
Umarım tez vakitte eğitim sistemimiz, zamanın ve insanın ruhuna uygun verimli hale getirilir.












