• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?

Aşkım Tan by Aşkım Tan
20 Temmuz 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Elli iki yılda bize ne oldu?
0
SHARES
100
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

BU BİR KIBRIS YAZISI DEĞİLDİR.

Bu bir askerî harekât yazısı da değildir.

Bu, bir milletin elli iki yılda kazandıklarıyla değil, kaybettikleriyle yüzleşme yazısıdır.

Çünkü bir millet önce toprağını kaybetmez.

Vicdanını kaybeder.

Birbirine güvenini kaybeder.

Ortak geleceğe olan inancını kaybeder.

Bugün 20 Temmuz…

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın elli ikinci yılı.

Yarım asırdan fazla zaman geçti.

Peki…

Kıbrıs mı değişti?

Yoksa biz mi?

1974 Türkiye’si kusursuz değildi.

Ekonomik sıkıntılar vardı.

Siyasi kamplaşma vardı.

Sokaklarda şiddet vardı.

Fakat bütün farklılıklara rağmen ortak bir gerçek vardı.

Kıbrıs söz konusu olduğunda kimse önce parti rozetine bakmıyordu.

Çünkü mesele oy değildi.

Devletti.

İnsandı.

Vatandı.

Harekât kararını alanlar aynı dünya görüşünü paylaşmıyordu.

Ama aynı sorumluluğu taşıyordu.

Demek ki millet olmak…

Herkesin aynı düşünmesi değildi.

Farklı düşüncelerin aynı ülke için sorumluluk alabilmesiydi.

Bugün aynı büyüklükte bir mesele yaşansa önce neyi konuşurduk?

Ülkeyi mi?

Yoksa kararı kimin aldığını mı?

Doğruyu mu?

Yoksa doğrunun kimden geldiğini mi?

Bugün düşünceleri tartmıyoruz.

İnsanları tartıyoruz.

Gerçeği aramıyoruz.

Taraf arıyoruz.

Yanlış bize aitse savunuyoruz.

Doğru başkasına aitse reddediyoruz.

Millet olmanın yerini taraftar olmak aldı.

İşte elli iki yılda en büyük değişim budur.

Aynı bayrağın altında yaşıyoruz.

Ama aynı gerçeği paylaşamıyoruz.

Peki bizi buraya ne getirdi?

Sosyal medya mı?

Siyasetin dili mi?

Ekonomik kaygılar mı?

Adalete duyulan güvenin azalması mı?

Hepsi…

Çünkü adalet zayıflayınca güven kaybolur.

Güven kaybolunca dayanışma biter.

Dayanışma bitince millet, yavaş yavaş kalabalığa dönüşür.

Bugün yalnız Türkiye değişmedi.

Dünya da değişti.

Savaş değişti.

Eskiden cepheler vardı.

Bugün şehirler cephe oldu.

Eskiden askerler hedef olurdu.

Bugün çocuklar…

Hastaneler…

Okullar…

Enerji hatları…

Su kaynakları…

Yaşamın kendisi hedef oluyor.

Gazze…

Ukrayna…

Son dönemde yeniden sıcak çatışmaya dönüşen Amerika-İran gerilimi…

Haritalar farklı.

Acılar aynı.

Bir saldırı başka bir saldırının gerekçesine dönüşüyor.

Bir füze diğerini çağırıyor.

Sonra buna…

“Meşru savunma”  deniliyor.

“Caydırıcılık” deniliyor.

“Jeopolitik zorunluluk” deniliyor.

Kelimeler yumuşuyor.

Vicdanlar sertleşiyor.

Teknoloji ilerledi.

Silahlar akıllandı.

İnsanlık aynı hızla büyümedi.

Belki de küçüldü.

Çünkü artık savaşlar yalnız toprak kazanmak için yapılmıyor.

Bir ülkenin ekonomisini çökertmek…

Toplumunu göçe zorlamak…

Umutlarını tüketmek için de yapılıyor.

Artık savaşın hedefi yalnız asker değildir.

Bir ülkenin yaşama iradesidir.

En acısı da şu…

Ölümlere bile taraf oluyoruz.

Gazze’deki çocuğa siyasi görüşümüze göre üzülüyoruz.

Ukrayna’daki sivili desteklediğimiz cepheye göre görüyoruz.

İran’da vurulan hastane için önce hangi füzenin düştüğünü soruyoruz.

Vicdanımızı bile kamplara ayırıyoruz.

Oysa ölümün milliyeti olabilir.

Dili olabilir.

Dini olabilir.

Haklı tarafı olmaz.

İşte bu yüzden Kıbrıs Barış Harekâtı yalnız geçmişin bir askerî başarısı değildir.

Bugünün aynasıdır.

O aynada Kıbrıs’tan çok kendimizi görüyoruz.

Bize şunu sorar:

Bir ülkeyi güçlü yapan yalnız silahları mıdır?

Yoksa ortak vicdanı mı?

Bugün dünya güçlülerin hukukunu konuşuyor.

Hukukun gücünü değil.

Adalet herkese eşit uygulanmadığında…

Barış yalnızca ateşkes olur.

Kalıcı olmaz.

Kıbrıs da değişti.

Sorunları değişti.

İhtiyaçları değişti.

Bir halkı yalnız askerî olarak korumak yetmez.

Kimliğini…

Üretimini…

Demokrasisini…

Gelecek umudunu da korumak gerekir.

Türkiye’nin de yeniden hatırlaması gereken budur.

Birlik…

Herkesi aynı düşünmeye zorlamak değildir.

Birlik…

Farklı düşünen insanların aynı adalet duygusunda buluşabilmesidir.

Devlet hiçbir partinin değildir.

Bayrak hiçbir ideolojinin değildir.

Kıbrıs hiçbir siyasi görüşün değildir.

Bu ülke hepimizindir.

1974’te Türkiye’yi güçlü yapan yalnız ordusu değildi.

Devlet ciddiyetiydi.

Ortak aklıydı.

Sorumluluk duygusuydu.

Bugün tanklarımız daha güçlü olabilir.

Uçaklarımız daha hızlı olabilir.

Teknolojimiz daha gelişmiş olabilir.

Peki…

Birbirimize güvenimiz de arttı mı?

Aynı cümlede buluşabiliyor muyuz?

Bir çocuğun acısına kimliğini sormadan üzülebiliyor muyuz?

İşte asıl soru budur.

Çünkü…

Teknolojik olarak büyüyen her toplum gelişmiş sayılmaz.

Vicdanı küçülen hiçbir toplum büyük değildir.

Bugün 20 Temmuz’u anıyoruz.

Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.

Gazilerimize minnet duyuyoruz.

Ama onları gerçekten anmanın yolu…

Yalnız geçmişi hatırlamak değildir.

Bize bıraktıkları ortak sorumluluğu yaşatmaktır.

Adaleti savunmaktır.

Hukuku korumaktır.

Birbirimizi düşman değil, aynı ülkenin insanı olarak görebilmektir.

Çünkü bir ülkenin sınırlarını asker korur.

Hukuk o sınırlar içinde yaşayanları yurttaş yapar.

Adalet onları birbirine bağlar.

Ortak vicdan ise onları millet yapar.

Kıbrıs’ın elli ikinci yılında asıl soru şudur:

1974’te denizi aşan bir millet…

Bugün kendi içindeki duvarları aşabiliyor mu?

Çünkü…

Bir millet önce sınırlarını kaybetmez.

Önce ortak vicdanını kaybeder.

Kazanılmış hiçbir savaş, kaybedilmiş insanlığı geri getiremez.

Kazanılmış hiçbir toprak, kaybedilmiş bir milleti kurtaramaz.

 

Önceki Yazı

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan, Çölyaklı bireylerin mücadelesine öncülük ediyor

Sonraki Yazı

Politik psikolojinin en saygın ödülü Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a takdim edildi!

Aşkım Tan

Aşkım Tan

Sonraki Yazı
Politik psikolojinin en saygın ödülü Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a takdim edildi!

Politik psikolojinin en saygın ödülü Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak'a takdim edildi!

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: İnsan, insanının celladı olduğunda

21 Temmuz 2026
Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

20 Temmuz 2026
Çocuğunuz telefonu elinden bırakamıyor mu? Yasaklamak yerine bu 5 adımı deneyin

Çocuğunuz telefonu elinden bırakamıyor mu? Yasaklamak yerine bu 5 adımı deneyin

20 Temmuz 2026
Dünya Sağlık Örgütü. Demans riskini azaltmanın yeni yol haritasını açıkladı: Yaşam tazı değişiklikleri öne çıkıyor

Dünya Sağlık Örgütü. Demans riskini azaltmanın yeni yol haritasını açıkladı: Yaşam tazı değişiklikleri öne çıkıyor

20 Temmuz 2026

Son Yazılar

Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: İnsan, insanının celladı olduğunda

21 Temmuz 2026
Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

20 Temmuz 2026
Çocuğunuz telefonu elinden bırakamıyor mu? Yasaklamak yerine bu 5 adımı deneyin

Çocuğunuz telefonu elinden bırakamıyor mu? Yasaklamak yerine bu 5 adımı deneyin

20 Temmuz 2026
Dünya Sağlık Örgütü. Demans riskini azaltmanın yeni yol haritasını açıkladı: Yaşam tazı değişiklikleri öne çıkıyor

Dünya Sağlık Örgütü. Demans riskini azaltmanın yeni yol haritasını açıkladı: Yaşam tazı değişiklikleri öne çıkıyor

20 Temmuz 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Aydan Baktır: Hız, kaygı ve çağın sesi

Aydan Baktır: İnsan, insanının celladı olduğunda

21 Temmuz 2026
Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

Safiye Keskin: Yazın azalan iştahı hafife almayın

20 Temmuz 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.