
BU BİR YENİLENEBİLİR ENERJİ KARŞITLIĞI YAZISI DEĞİLDİR.
Bu, akıl ve vicdan denetimi yazısıdır.
Çünkü son yıllarda tehlikeli bir refleks büyüyor:
Bir projeye “yeşil” etiketi yapıştırıldığı anda, soru sormak neredeyse suç gibi gösteriliyor.
Oysa sorulması gereken soru tam burada başlıyor:
Bir şeyi temiz ilan etmek, onu otomatik olarak masum yapar mı?
İklim krizi gerçek.
Kuraklık gerçek.
Fosil yakıtların dünyayı boğduğu gerçek.
Kimsenin bunu inkâr ettiği yok.
Ama başka bir gerçek daha var:
Doğayı koruma iddiasıyla doğaya müdahale etmek, kendi içinde denetlenmesi gereken bir çelişkidir.
BİR GERÇEK: TÜRBİN SADECE TÜRBİN DEĞİLDİR
Fotoğrafa uzaktan bakınca beyaz kanatlar görünür.
Yakına gidince başka şeyler görünür.
Kesilen ağaçlar.
Açılan servis yolları.
Beton platformlar.
Parçalanan habitatlar.
Yerinden kaçan canlılar.
Yüksek tonajlı araçların ezdiği zemin.
İletim hatları.
Kazılar.
Şantiye baskısı.
Soru açık:
Biz gerçekten rüzgâr mı kuruyoruz, yoksa doğanın içine endüstriyel koridor mu açıyoruz?
KUŞLARIN OYU YOK DİYE Mİ?
Bazı türbinler kuş göç yollarına kuruluyor.
Bazı bölgelerde yırtıcı kuş ölümleri raporlanıyor.
Yarasalarda mesele yalnızca çarpışma değil.
Ani hava basıncı değişimiyle oluşan ölümcül travmalar bilimsel literatürde yıllardır tartışılıyor.
Ama asıl mesele şu:
Bir canlının itiraz dilekçesi verememesi, zarar görmediği anlamına mı gelir?
Kuş sandığa gitmez.
Yarasa televizyona çıkmaz.
Tilki açıklama yapmaz.
Sessizlik, zarar olmadığı anlamına gelmez.
DOĞAYA BETON DÖKÜP “ÇEVRECİYİZ” DENİR Mİ?
Çünkü mesele sadece enerji üretmek değildir.
Mesele nasıl ürettiğinizdir.
Yanlış yere kurulan doğru teknoloji…
yanlış sonuç üretir.
Bir ormanın içine yol açıp sonra buna çevre yatırımı demek…
Kelimelerle vicdan aklanmaz.
KIRSALDA YAŞAYAN İNSANLAR NEYE İTİRAZ EDİYOR?
Bazı bölgelerde aynı itiraz yükseliyor:
gürültü.
titreşim.
yaşam alanı baskısı.
görsel tahakküm.
değişen kırsal doku.
Bilimsel tartışma sürüyor diye sahadaki hayat yok sayılamaz.
Halkın deneyimini küçümsemek de bilim değildir.
Çevre politikası masa başında çizilen haritalarla değil, sahadaki hayatla ölçülür.
ASIL TEHLİKE BURADA
Bugün “yeşil enerji” adıyla denetimsiz kararlar meşrulaştırılırsa…
Yarın her müdahale aynı ambalajla gelir.
Etiket temiz olabilir.
Yöntem olmayabilir.
Slogan çevreci olabilir.
Sonuç olmayabilir.
ÇÖZÜM VAR. AMA GERÇEK ÇÖZÜM.
İtiraz enerjiye değil.
Plansızlığa.
Göç yolları kırmızı çizgidir.
Bağımsız ekolojik etki raporu, yatırım broşürü değildir.
Yerel halk figüran değildir.
Kararın gerçek ortağıdır.
Habitat parçalayan hiçbir proje otomatik onay görmemelidir.
“Yatırım” kelimesi, denetimden kaçış kartı değildir.
SON SORU
Doğayı kurtarmaya çalışırken doğayı yaralarsanız…
tam olarak neyi kurtarmış olursunuz?
Rüzgâr temiz olabilir.
Kararlar olmayabilir.
Ağaç konuşmaz.
Kuş dava açmaz.
Yarasa manşet olamaz.
Toprak mikrofon bulamaz.
Vicdan susarsa…
geriye enerji değil, meşrulaştırılmış tahribat kalır.













