İlk insanlar ne yiyor, neyle besleniyordu?

Arkeolog Semra Kosovalı İlk Çağlardan Yemek Kültürü kitabıyla okuyucularla buluşuyor.
Samsun doğumlu Semra Kosovalı, 19 Mayıs Lisesinden sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümünden mezun oldu. Öğretmenlik yapabilmek için Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Pedagoji eğitimi de aldı.
Beş ayrı kitaptan oluşan Atatürk serisinde çocuklara Atatürk’ü öykülerle anlattı. Yarım Kalan Hikaye ve İzcilik Kampı sosyal sorumluluk projesi olarak hazırladığı kitapları oldu.
Kosovalı, İlk Çağlardan Yemek Kültürü kitabında ilk insanların ne yediği, nasıl beslendiği konusuna mercek tutuyor.
Kitapta neolitik çağın günümüze uyarlanmış yemek menüleri de yer alıyor.
Çok iyi bir araştırmayı keyifle okuyacak, yemek tarifleriyle sofralarınızı şenlendireceksiniz…
İlk çağlardan yemek kültürü kitabınızı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Sümerler kitabımı yazıyordum, o çağda yaşayan insanların özellikle kadınların neler pişirdiklerini, ne yemekler yaptıklarını merak etmeye başlayınca Sümerleri yazmaya ara verip ilk çağ insanlarının ne yediklerini araştırmaya başladım ve böylece bu kitap ortaya çıktı.
Yazım süreciniz nasıl gelişti? Bu süreçte sizi neler etkiledi?
Bizler şu anda teknolojiden faydalanarak hayatlarımızı fazlasıyla kolaylaştırdık. Yemek için malzemeleri alabileceğimiz marketler manavlar pazar alanları var. Onları alacak vaktimiz yoksa uygulamalar üzerinden sipariş verebileceğimiz internet siteleri var. Bu malzemeleri doğrayabileceğimiz ve pişirebileceğimiz her türlü alete sahibiz.
Ya ilk çağlarda insanlar?
Market yok, manav çarşı pazar yok, bıçak blender, fırın, ocak yok!
İnsan düşününce gerçekten şaşırıyor. Ve o süreçlerden günümüze müthiş bir değişim yaşandı.
Neolitik çağda yaşayan bir kadın günümüz mutfaklarını görse ne hissederdi acaba?
Kitabı hazırlarken aklıma soğan, salça sarımsak, tuz, bal gibi en temel malzemeler takılınca bunların kullanım süreçlerini dahi araştırdım. Salçanın mutfaklara 1700’lü yıllarda girdiğini öğrenmek şaşırttı mesela.
Soğan ile ilgili mitolojik bir anlatım dahi vardı Hititlerde.
Sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleri
Kitabınızda yemek tarifleri de yer alıyor. Kolay hazırlanabilecek, Sağlıklı ve lezzetli oluşlarıyla dikkat çeken bu tarifleri hazırlarken yaşadığınız süreci ve önem verdiklerinizi anlatabilir misiniz?

İlk çağlarda et ağırlıklı yemekler vardı. Avcılık ve su kenarlarında balıkçılık, en temel beslenme yöntemiydi. Baharatlar da kullanılmıştı. Tuz ve güneşte kurutma yöntemiyle yemeklerini saklamışlardı. Tatlandırıcı olarak bal kullanmaları ve balın yenecek bir malzeme olduğunu keşfetmeleri beni daha da meraklandıran bir olay oldu mesela.
Her tarif bana o dönem insanlarının neler düşündüğünü ve hissettiğini sorgulamama neden oldu.
Sizin en sevdiğiniz, yapmaktan keyif aldığınız tarif hangisi?
Ballı yulaf toplar!
Tatlı seven biri olarak ilgimi en çok bu tarif çekti.

Arkeolog kimliğiniz ve yazarlığa yolculuk atölyeniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Arkeolog olmanın bu bölümü okumanın bana en büyük katkısı geniş bir hayal gücü oldu. Binlerce yıl öncesini araştırmak, incelemek ve yorumlamak insanın ufkunu fazlasıyla zorlayan bir olay aslında. Bu sayede kitap yazmak için konu bulmakta hiç zorlanmıyorum.

YAZARLIĞA YOLCULUK ATÖLYESİ yapmamın nedeni, yazmak en yalnız yapılan eylemdir. Ve bu eylemde yol göstereniniz yoktur. Bu zorlukları yaşamış biri olarak süreci anlattığım bir atölye hazırladım. Pandemi öncesi yoğun atölye çalışmaları dönemim olmuştu fakat pandemiden sonra kitap yazmak daha fazla vaktimi alınca atölye çalışmalarına ara verdim.
Ekonomik krizler en çok sanat ve kitap alanlarını olumsuz etkiliyor. İnsanlar bu dönemlerde kitaplara para ayırmak istemiyor, yazmak ve kitaplarını yayımlamak da çok zor olduğu için bu sektör zor süreçlerden geçiyor.












