İlk çağlarda kadınlar ne pişirdi, insanlar ne yedi?
Market yok, mutfak yok, küçük ev aletleri yok, yemeğe koymak için soğan salça var mı, belli değil!
Bu kadınlar ne yaptı?
Bu merakım bu kitabı ortaya çıkardı.
Veeeee
- kitabım İLK ÇAĞLARDA YEMEK KÜLTÜRÜ yayımlandı.
Ardından SÜMERLER geliyor, şu an baskıda ve sonra neler geliyor, hangi kitaplar geliyor,
Sürpriz : ))
Ocak ayında da çocuklar için futbolun tarihçesini, dört büyük takımın kuruluşunu, logo ve renklerini nasıl seçtiğini, takım olmanın ne demek olduğunu anlattığım çocuk öykülerim yayımlandı. Futbol ne alaka diyebilirsiniz fakat çocuklar benden futbol öyküleri isteyince hemen tarihle birleştirdim ve ortaya bilgi dolu eğlenceli öyküler çıktı.
Kitap yazmaya başladığımda bu benim için bir hobiydi yalnızca, aradan yıllar geçince bunun hobiden öte bir duruma evirildiğini fark ettim.
Bir kitap, iki kitap, üç kitap değil onlarca kitap yazmıştım ve neredeyse tek başıma bir yayınevine dönüşmüştüm.
Bu bir sayı değildi.
Bu; toprağın, zamanın ve hafızanın artık kalemden kelama dönüşmesiydi.
Bir arkeolog olarak binlerce yılın sessizliğine dokunmaktı.
Bir yazar olarak o sessizliği kelimelere cümlelere çevirdim.
Taşlardan bilgi, boşluklardan anlam, unutulmuş izlerden ve sembollerden hikâyeler çıkardım.
Çocuklara yazdım; hayal kurmayı unutmamaları için.
Romanlar yazdım; insanın kendisiyle yüzleşebilmesi için.
Bilimi, masalı ve edebiyatı aynı kitapta buluşturdum.

KİTAPLARIM; yılların emeği, yalnız yürünmüş yolların, sessizce verilen mücadelenin ve hiç vazgeçmemiş bir iradenin sonucuydu.
Her cümlem, “neden yazıyorum?” sorusuna inatla verilmiş bir cevaptı.
Bilginin hızla tüketildiği, derinliğin göz ardı edildiği bu çağda kalıcı olanı savunmayı seçtim.
Popüler olanı değil, doğru olduğuna inandığımı yazdım.
BU BAŞARI; ALKIŞLARLA DEĞİL, SABIRLA KAZANILDI.
Görünür olmak için değil, iz bırakmak için üretildi.
Toprağın altındaki hakikate, çocukların hayaline, insan ruhunun karmaşasına söz oldum, cümle oldum, kitap oldum.
34 kitap!
Bir ömürlük hafıza!
Ve hâlâ anlatacak yazacak çok şeyim var.
ARTIK BİLİYORUM GÖREVİMİ!
BU YAŞAMDA; Hafıza aktarıcı, bilgi taşıyıcı olmakla görevliyim…
Ve kalem SUS diyene dek yazmaya devam edeceğim.











