Yapay zekâ iş dünyasında hızla yaygınlaşırken, bu dönüşümün çalışanlar üzerindeki etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, yapay zekânın çalışanlar açısından hem önemli fırsatlar hem de riskler barındırdığına dikkat çekti.
Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca teknolojik bir dönüşümü değil; çalışan deneyimini, iş yapış biçimlerini ve kurum–insan ilişkisini de değiştiriyor. Verimlilik ve hız vaatleriyle öne çıkan bu yeni dönem, çalışanlar açısından önemli fırsatlar kadar dikkatle yönetilmesi gereken riskleri de beraberinde getiriyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, yapay zekânın çalışanlar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
“Yapay zekâ yanlış kurgulanırsa verimlilik değil, güvensizlik üretir”
Yapay zekânın günümüzde giderek yaygınlaşmasından sonra iş dünyasında soru işaretleri de artmaya başladı. Yapay zekânın çalışanlar üzerindeki etkilerinden söz eden Mete, “Yapay zekâya, çalışanlar açısından bakarsak; hem faydası hem riski var. Fayda tarafı çok net ifade edebiliriz; daha az angarya ve rutin operasyonel işler, daha hızlı üretim, iyi bir destek ve bazı çalışanlar için performans ve iş tatmini artışı. Yapılan global araştırmalar, yapay zekâ kullanan çalışanların önemli bir kısmının kendini daha üretken hissettiğini; hatta performans ve iş tatmininde artış yaşadığını gösteriyor. Bununla beraber daha az angarya, daha çok problem çözmeye odaklı bir zaman yönetimini beraberinde getiriyor. Özellikle yazma, ilk analiz, özetleme, araştırma, ilk taslak gibi işlerde zamandan tasarruf önemli bir fayda.” dedi.
Konuyla ilgili görüşlerini aktarmayı sürdüren Mete, yapay zekânın önemli riskleri de beraberinde getirdiğini aktardı. Mete sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yapay zekâ ile birlikte bugün çalışanların kayda değer bir kısmı iş kaybı ve ücretler üzerinde oluşabilecek baskı konusunda ciddi endişe duyuyor. Özellikle yapay zekâ ile mikro düzeyde performans izlemenin artması, çalışan üzerindeki stres yükünü yükselten önemli bir risk alanı. Bunun yanı sıra çalışan verilerinin toplanması ve analiz edilmesi; güven, mahremiyet ve veri güvenliği başlıklarında yeni soru işaretleri yaratıyor. Bu alandaki endişeler her geçen gün daha da büyüyor. Ayrıca yapay zekâya erişimi olan ve olmayan çalışanlar arasında oluşabilecek fırsat farkı, iş dünyasında yeni bir eşitsizlik alanı doğurabilir. Yapay zekâ tek başına iyi ya da kötü değildir. Asıl belirleyici olan, bu teknolojinin nasıl uygulandığı ve kimin faydasına tasarlandığıdır.”













