Burun tıkanıklığı, özellikle soğuk algınlığı ve alerjik dönemlerde günlük yaşamı ciddi şekilde zorlaştıran yaygın bir sağlık problemidir. Bu nedenle burun spreyleri hızlı ve pratik rahatlama sağlamaları sebebiyle sıkça tercih edilir. Ancak burun spreylerinin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımı, sanıldığının aksine masum değildir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Burun spreyleri etki mekanizmalarına göre farklı gruplara ayrılır. Dekonjestan (damar büzücü) burun spreyleri burun içindeki damarları kısa sürede daraltarak şişliği azaltır ve nefes almayı kolaylaştırır. Deniz suyu ve izotonik (fizyolojik tuzlu su) spreyler burun mukozasını nemlendirip temizlerken, kortizon içeren burun spreyleri özellikle alerjik kökenli burun tıkanıklığında iltihabı azaltmak amacıyla kullanılır. Her sprey türünün kullanım amacı ve süresi farklıdır ve bu farkların göz ardı edilmesi istenmeyen sonuçlara neden olabilir.
En büyük risk, özellikle dekonjestan (damar büzücü) spreylerin uzun süre kullanılmasıyla ortaya çıkar. Bu tür spreyler 5–7 günden fazla kullanıldığında rebound etkisi adı verilen bir durum gelişir. Sprey bırakıldığında burun tıkanıklığı daha şiddetli hale gelir ve kişi zamanla spreysiz nefes alamaz, burnunun açılması için spreye daha sık ve daha yüksek dozlarda ihtiyaç duymaya başlar ve zamanla fiziksel bir bağımlılık döngüsü oluşur. Ayrıca uzun süreli ve kontrolsüz burun spreyi kullanımında burun mukozasının doğal yapısı bozulabilir. Mukozada kuruluk, hassasiyet ve yapısal değişiklikler meydana gelirken, burun kanamaları görülebilir. Spreyin geniz yoluyla boğaza akması sonucunda boğazda tahriş, yanma hissi ve kuru öksürük ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde tat ve koku alma duyularında azalma ya da kayıp başlangıcı da görülebilmektedir. Bu spreylerinin yan etkileri yalnızca burunla sınırlı kalmayıp, baş ağrısı, kalp çarpıntısı ve tansiyon yükselmesi gibi sistemik etkilere neden olabilir. Özellikle hipertansiyonu, kalp hastalığı veya göz tansiyonu (glokom) olan bireylerde bu risk daha belirgindir. Göz içi basıncında artış, göz kuruluğu ve gözlerde tahriş gibi şikâyetler de nadir görülen ancak önemli yan etkiler arasında yer alır. Bu nedenle kortizonlu spreyler mutlaka düzenli dozda ve önerilen süre boyunca kullanılmalıdır.
Deniz suyu ve izotonik (fizyolojik tuzlu su) spreyler bağımlılık yapmaz; ancak tedavi edici değil, destekleyici ürünlerdir. Burun tıkanıklığı uzun süredir devam ediyorsa alerji, sinüzit, burun eti büyümesi veya burun içi yapısal bozukluklar gibi altta yatan nedenlerin mutlaka araştırılması gerekir. Sadece sprey kullanarak şikâyeti baskılamak geçici bir rahatlama sağlasa da kalıcı bir çözüm sunmaz.
Kortizonlu burun spreyleri, tıbbi adıyla nazal steroidler, özellikle alerjik rinit, kronik burun tıkanıklığı ve sinüzit gibi durumlarda iltihabı azaltmak amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bu spreyler damar büzücü spreylerden farklı olarak ani bir rahatlama sağlamaz; etkileri genellikle birkaç gün içinde ortaya çıkar ve düzenli kullanım gerektirir. Doğru endikasyonda ve hekim önerisiyle kullanıldığında oldukça etkilidirler. Ancak kortizonlu burun spreylerinin de bilinçsiz ve uzun süreli kullanımı bazı riskler taşır. Uzun süre kontrolsüz kullanıldığında burun mukozasında zayıflama ve burun kanaması görülebilir. Bazı kişilerde burun içinde yanma hissi, tahriş ve kabuklanma oluşabilir. Ayrıca spreyin geniz yoluyla boğaza akmasıyla boğazda mantar enfeksiyonuna yol açabilir.
Burun spreyleri doğru kullanıldığında faydalı, yanlış kullanıldığında ise bağımlılık ve çeşitli lokal ile sistemik yan etkilere yol açabilen ürünlerdir. “Bir fıs daha” düşüncesiyle kontrolsüz kullanım, basit bir burun tıkanıklığını kronik ve zor tedavi edilen bir probleme dönüştürebilir. Bu nedenle burun spreyleri mutlaka bir sağlık uzmanı kontrolünde kullanılmalıdır. Sağlıkla kalınız…












