Rahim ağzı (serviks) kanseri, kadınlarda görülen jinekolojik kanserler arasında önemli bir yere sahiptir. En dikkat çekici özelliği ise erken evrede saptandığında yüksek oranda önlenebilir ve tedavi edilebilir olmasıdır. Buna rağmen, hastalığın erken dönemde çoğu zaman belirti vermemesi, düzenli tarama programlarının ve toplumsal farkındalığın önemini artırmaktadır.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülsün Soypaçacı, rahim ağzı kanseri konusunda toplumda sıkça merak edilen soruları yanıtladı.
Rahim Ağzı Kanseri Her Yaş Grubunda Önemlidir
Rahim ağzı kanseri genellikle 30–65 yaş arasındaki kadınlarda daha sık görülmekle birlikte, HPV enfeksiyonu ile ilişkili olduğu için genç yaşlarda başlayan risk süreci söz konusudur.
Özellikle cinsel yaşamın başlamasıyla birlikte HPV ile karşılaşma olasılığı artar. Bu nedenle yalnızca ileri yaşlarda değil, uygun yaş grubundaki tüm kadınlarda tarama ve takip düzeni planlanmalıdır.
HPV Enfeksiyonu Yaygındır Ancak Her Zaman Kansere Yol Açmaz
HPV, oldukça yaygın bir virüstür ve yaşam boyunca birçok kişi bu virüsle karşılaşabilir. Çoğu vakada bağışıklık sistemi HPV’yi kendiliğinden temizler. Ancak yüksek riskli HPV tipleri, uzun süre vücutta kaldığında rahim ağzı hücrelerinde yapısal değişikliklere ve zamanla kansere giden sürece neden olabilir. Bu nedenle HPV varlığının düzenli olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Belirti Beklemek Tanıda Gecikmeye Yol Açabilir
Rahim ağzı kanseri erken evrelerde çoğu zaman belirti vermez. İlerleyen dönemlerde düzensiz vajinal kanama, ilişki sonrası kanama, kasık ağrısı veya anormal vajinal akıntı gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtiler görüldüğünde hastalık daha ileri bir evrede olabilir. Bu nedenle tanıda belirtiye değil, tarama testlerine güvenmek gerekir.
Smear ve HPV Testleri Taramanın Temelini Oluşturur
Rahim ağzı kanserine karşı en etkili korunma yöntemi düzenli tarama programlarıdır. Smear testi, rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri saptamaya yardımcı olurken; HPV testi, yüksek riskli virüs tiplerinin varlığını ortaya koyar. Bu testler sayesinde kanser gelişmeden önce öncü lezyonlar tespit edilebilir ve gerekli takip planlanabilir.
Düzenli Kontroller Tedavi Sürecini Kolaylaştırır
Tarama testleri ile erken dönemde saptanan hücresel değişiklikler, çoğu zaman basit tedavi ve yakın takip ile kontrol altına alınabilir. Erken tanı sayesinde hem cerrahi gereksinim azalır hem de hastanın yaşam kalitesi korunur. Bu nedenle düzenli jinekolojik muayeneler, koruyucu sağlık hizmetlerinin temel taşlarından biridir.
Op. Dr. Gülsün Soypaçacı
“Rahim ağzı kanseri, düzenli tarama testleri sayesinde erken dönemde saptanabilen ve büyük ölçüde önlenebilen bir hastalıktır. Kadınların yaş gruplarına uygun kontrollerini aksatmadan yaptırmaları, sağlıklarını korumanın en önemli adımlarından biridir.”













