Türkiye’de çalışan kadınların doğum ve annelik sürecine ilişkin hakları kanunlarla açıkça düzenlenmiş olsa da uygulamada pek çok kadın bu haklarını ya bilmiyor ya da kullanmaktan çekiniyor. Oysa doğum öncesinden başlayarak doğum sonrasına kadar kadın çalışanı koruyan ciddi bir hukuki çerçeve mevcut.
Bu yazıda, kadın çalışanların en sık merak ettiği doğum izni, süt izni ve iş güvencesine ilişkin temel hakları sade bir dille ele alıyorum.
- Doğum İzni (Analık İzni) Nedir?
Kadın çalışanlar için doğum izni, doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftadır.
- Çoğul gebelikte (ikiz, üçüz vb.) doğum öncesi süreye 2 hafta eklenir.
- Doktor onayıyla kadın çalışan, doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilir; çalıştığı bu süreler doğum sonrasına eklenir.
Bu izin ücretli izindir ve işveren tarafından engellenemez.
- Doğum Sonrası Ücretsiz İzin Hakkı
Kadın çalışan, 16 haftalık doğum izni bittikten sonra talep ederse:
- 6 aya kadar ücretsiz izin kullanabilir.
- Bu izin işverenin onayına bağlı değildir; kadın çalışanın talebi yeterlidir.
- Bu süre, kıdem hesabında dikkate alınmaz ancak iş akdini sona erdirmez.
- Süt İzni Nedir, Nasıl Kullanılır?
Kadın çalışanlar, çocuk 1 yaşına gelene kadar süt izni hakkına sahiptir.
- Günde toplam 1,5 saat süt izni verilir.
- Bu sürenin hangi saatlerde kullanılacağını kadın çalışan belirler.
- Süt izni ücretlidir ve çalışılmış sayılır.
Önemli bir yanlış bilinen nokta:
Süt izni bölünerek kullanılabilir ve işveren bu izni “toplu kullandırma” şartına bağlayamaz.
- Kısmi Süreli (Yarı Zamanlı) Çalışma Hakkı
Kadın çalışanlar, doğum sonrası belirli şartlarla:
- Çocuk ilkokul çağına gelene kadar
- Tam zamanlı çalışmadan yarı zamanlı çalışmaya geçme hakkına sahiptir.
Bu hak:
- İşverenin keyfine bağlı değildir.
- Kadının yazılı talebiyle kullanılır.
Ancak bu dönemde ücret ve primler çalışma süresine göre hesaplanır.
- Doğum Nedeniyle İşten Çıkarma Yasaktır
Kadın çalışanın:
- hamile olması,
- doğum izninde bulunması,
- süt izni kullanması
işten çıkarma gerekçesi olamaz.
Bu gerekçelerle yapılan fesihler:
- Geçersiz fesih
- hatta bazı durumlarda ayrımcılık olarak değerlendirilir.
Kadın çalışan bu durumda:
- işe iade davası,
- kıdem ve ihbar tazminatı,
- ayrımcılık tazminatı
talep edebilir.
- Analık Halinde İş Güvencesi ve Koruma
Hamilelik sürecinde kadın çalışan:
- Gece çalışmaya zorlanamaz.
- Sağlık raporu varsa hafif işte çalıştırılmalıdır.
- Hamileliği nedeniyle görev yeri keyfi olarak değiştirilemez.
Bu yükümlülükler, işverenin işçiyi koruma borcunun bir parçasıdır.
- Kadın Çalışanların En Sık Yaşadığı Hak Kayıpları
Uygulamada en sık karşılaşılan ihlaller şunlardır:
- Süt izninin kullandırılmaması
- Doğum sonrası “pasif göreve” çekilme
- Terfi sürecinin durdurulması
- Ücretsiz iznin baskı yoluyla istifaya çevrilmesi
- Doğum sonrası işten çıkarma
Bu uygulamaların hiçbiri hukuken kabul edilebilir değildir.
Sonuç: Annelik Bir Lütuf Değil, Hukuken Korunan Bir Haktır
Kadınların annelik sürecinde yaşadığı hak kayıpları çoğu zaman “işin gereği” gibi sunuluyor.
Oysaki kadının biyolojik ve annelik süreci, hukuken özel olarak korunur.
Kadın çalışanlar bu hakları bildikçe, doğum ve annelik kariyer için bir risk değil;
hukuken güvence altına alınmış doğal bir süreç haline gelir.












