• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

Güncel Kadın by Güncel Kadın
26 Şubat 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?
0
SHARES
6
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Bir Kavramın Belgelerle Açığa Çıkan Gerçek Anlamı

Bölücülük suçlaması çoğu zaman gerçeği susturmak için kullanılan silahtır.

Bir ülkeyi bölmenin tek yolu haritayı parçalamak değildir. Bir ülke, önce zihinlerde bölünür.

İnsanlar birbirine yabancılaştırıldığında, farklı düşünenler tehdit ilan edildiğinde, ortak gerçeklik ortadan kalkar. Coğrafya aynı kalır; toplum değişir.

Türkiye’de “bölücülük” kelimesi uzun zamandır bir güvenlik tanımı değildir. Bu kelime, tasfiyeyi meşrulaştıran siyasal araçtır.

Eleştiren bölücü ilan edildi.

Sorgulayan tehlikeli sayıldı.

İtiraz eden hedef haline getirildi.

Bölünmenin kendisi değil, bölünmeden söz edenler suçlandı.

ÜNİVERSİTELER: DÜŞÜNCENİN TASFIYESİ

Türkiye’de akademi yalnızca bilgi üreten bir alan olmadı; siyasal müdahalelerin doğrudan hedefi oldu.

1960 darbesi sonrasında 147 öğretim üyesi tek bir kararla üniversitelerden uzaklaştırıldı. Bu karar, düşüncenin idari emirle sınırlandırılabileceğini gösteren ilk büyük kırılmaydı.

1980 darbesi sonrasında kurulan YÖK ile üniversiteler merkezi denetime bağlandı. Akademik özerklik, güvenlik gerekçesiyle daraltıldı.

En büyük tasfiye ise 2016 sonrasında yaşandı.

OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile, tek imzayla:

125.000’den fazla kamu görevlisi ihraç edildi.

6.000’den fazla akademisyen üniversitelerden uzaklaştırıldı.

15 üniversite tamamen kapatıldı.

Bazı kürsüler boş kaldı.

Bazı bölümler kurumsal hafızasını kaybetti.

Bazı öğrenciler hocalarını bir gecede yitirdi.

Bu yalnızca meslekten çıkarma değildir. Bu, düşüncenin kamusal varlığının kesilmesidir.

 

MEDYA VE SANAT: HAFIZANIN KARARTILMASI

Aynı dönemde 179 medya kuruluşu kapatıldı.

Gazeteler susturuldu.

Ekranlar karartıldı.

Gazeteciler işsiz bırakıldı.

Sanat da hedef haline geldi.

Nazım Hikmet hapsedildi.

Yılmaz Güney sürgünde öldü.

Sayısız sanatçı eserleri nedeniyle hedef gösterildi.

Sanatın suçu çoğu zaman şuydu:

Gerçeği anlatmak.

Sanat hiçbir zaman ülkeyi bölmedi. Sanat, yaratılmış bölünmeyi teşhir etti.

DÜNYA TARİHİ AYNI YÖNTEMİ DEFALARCA GÖSTERDİ

1950’lerde ABD’de binlerce akademisyen ve sanatçı “komünist” suçlamasıyla kara listeye alındı. Bugün bu dönem, demokratik tarihin en karanlık “cadı avı” örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

1933’te Nazi Almanyası, muhalif akademisyenleri üniversitelerden uzaklaştırdı. Albert Einstein ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Almanya, kendi bilimsel gücünü kendi eliyle zayıflattı.

Stalin döneminde Sovyetler Birliği’nde on binlerce bilim insanı ve sanatçı tasfiye edildi. Bilim, gerçeğin değil, sadakatin alanına dönüştürüldü.

Sonuç değişmedi:

Düşünceyi tasfiye eden hiçbir devlet güçlenmedi.

EN SESSİZ BÖLÜCÜLÜK: EŞİTSİZ YAŞAM

Bir ülke yalnızca fikir ayrılıklarıyla bölünmez. Bir ülke, yaşam koşulları eşitsiz hale geldiğinde bölünür.

Sağlığa erişimin ayrıcalığa dönüşmesi, barınmanın güvenlik değil şans meselesi haline gelmesi, milyonlarca insanın yalnızca hayatta kalabilmek için yaşam kalitesinden vazgeçmek zorunda bırakılması, görünmeyen bir sınır yaratır.

Bu sınır haritalarda çizilmez.

Bu sınır, insanların hayat süresinde, güvenliğinde ve geleceğinde ortaya çıkar.

 

Bir kesim güvende yaşarken diğer kesim güvencesiz bırakılıyorsa, o toplum çoktan bölünmüştür.

ETİKETLEME: EN ESKİ SUSTURMA YÖNTEMİ

Yöntem her dönemde aynıdır:

Önce bir kelime seçilir.

Sonra o kelimeyle tasfiye meşrulaştırılır.

Dün “sakıncalı” denildi.

Dün “komünist” denildi.

Bugün “bölücü” deniliyor.

Kelime değişti.

Mantık değişmedi.

Hedef hiç değişmedi.

ASIL SORU

Bir ülkeyi eleştirmek bölücülük değildir.

Gerçekleri yazmak bölücülük değildir.

Hataları sorgulamak bölücülük değildir.

Gerçek bölücülük şudur:

Vatandaşları eşit olmayan hayatlara mahkûm etmek.

Gerçeği cezalandırmak.

Korku birlik üretmez.

Korku yalnızca sessizlik üretir.

Sessizlik ise hiçbir zaman birlik değildir.

TARİHİN DEĞİŞMEYEN HÜKMÜ

Tasfiyeler kayıtlardadır.

İhraç listeleri resmî gazetelerdedir.

Kapatılan kurumlar arşivlerdedir.

Gerçek değişmez:

Bir ülkeyi eleştirenler bölmez.

Eleştiriden korkanlar böler.

Susturanlar, bölünmenin mimarları olarak tarihe geçmiştir.

Aynı bayrak altında yaşayan insanların kaderi eşit değilse, o ülke haritada değil, hayatın içinde çoktan bölünmüştür.

 

 

Önceki Yazı

İpek Ilıcak Kayaalp: Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

Sonraki Yazı

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sonraki Yazı
Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

26 Şubat 2026
Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

26 Şubat 2026
İpek Ilıcak Kayaalp: Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

İpek Ilıcak Kayaalp: Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

26 Şubat 2026
8 Mart’ta Kendinizi ve Sevdiklerinizi Şımartmanın Yolları

8 Mart’ta Kendinizi ve Sevdiklerinizi Şımartmanın Yolları

26 Şubat 2026

Son Yazılar

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

26 Şubat 2026
Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

26 Şubat 2026
İpek Ilıcak Kayaalp: Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

İpek Ilıcak Kayaalp: Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı

26 Şubat 2026
8 Mart’ta Kendinizi ve Sevdiklerinizi Şımartmanın Yolları

8 Mart’ta Kendinizi ve Sevdiklerinizi Şımartmanın Yolları

26 Şubat 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

Yetişkin Aknesi Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?

26 Şubat 2026
Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

Aşkım Tan: Bölücülük: Bir suç mu, Yoksa bir yönetim tekniği mi?

26 Şubat 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.