Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (Oxfam KEDV) olarak üyesi olduğumuz Oxfam Konfederasyonu’nun “Afet Eşitsizliği Raporu” 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı.
Rapora göre en zengin binde 1’lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3,5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliği ne yol açıyor.
Ve aynı binde birlik kesimden bir kişinin tek başına emisyonu, Türkiye’deki sıradan bir insana göre 61 kat fazla.
Türkiye’deki en zengin yüzde 1’lik kesimin karbon emisyonu ise, nüfusun en yoksul yüzde 50’sinden bir insanın 64 daha katı. Bu oran, Türkiye ortalamasının 21 katı.
2025 yılında Türkiye’den kalkan özel jetlerin iklim krizine etkisi de küresel duruma benzer. Türkiye’deki özel jetler, 2025 yılında nüfusun en yoksul yüzde 50’lik kesiminden bir insanın bir yılda yaratacağı emisyona yalnızca 12,8 dakikada ulaştı.
Oxfam raporuna göre, Türkiye nüfusunun dörtte biri, yani 21 milyon insan yaşamlarında en az bir kez sel, kuraklık, aşırı hava olayları gibi iklim krizine bağlı tehlikelerle karşılaşıyor. Türkiye’deki insanların yüzde 10’u ise şu anda doğrudan iklim afetleri açısından risk altında. Türkiye’deki bu oran, yüksek gelirli ülkelere kıyasla 8 kat fazla.












