Bir dergi düşünün… 15 yıllık ömrünü öncelikle kadına, sanata, gerçeğe adamış.
Yazım dilinin ve kelimelerin gücüne inanarak çıktığı bu yolda, ülkemizin içinden geçtiği en sıkıntılı, en fırtınalı süreçlerde bile kadının her alanda başarılı olması için bir kutup yıldızı gibi ışık saçmaya devam etmiş.
Tam 15 yıl öncesini hayal edin…
Bir dergi çıkarmanın, üstelik odağına “kadın” temasını alarak yola koyulmanın zorluğunu bir düşünün.
Yayıncılık yapmanın bugün bile ne denli meşakkatli olduğunu gördükçe, 15 yıl önce atılan o ilk adımı bir “devrim” olarak nitelendirmekten kendimi alamıyorum.
Dile kolay, tam 15 yıl… Bu süre zarfında hayatımızda o kadar çok şey değişti ki…
Siyasetten insan haklarına, toplumsal dinamiklerden teknolojiye kadar upuzun bir yol katettik.
Fakat bu yolun bizi hep daha iyiye mi götürdüğü, yoksa geçmişin o naif günlerini mi aratır olduğu hâlâ derin bir tartışma konusu bence.
İnsanoğlu olarak bu 15 yılda; depremler ve pandemiler gibi hiçbirimizin aklına dahi gelmeyecek büyük sınavlardan geçtik.
Evlere kapandık, sevdiklerimizi kaybettik, ölümlere ve derin acılara şahit olduk.
Darbe girişimini yaşadık; gencecik, masum insanların kötü ruhların kurbanı oluşuna içimiz yanarak tanıklık ettik.
Ama biz öyle köklü, öyle kenetlenmiş bir ülkeyiz ki; can veririz de bir karış toprağımızı vermeyiz. Çok korktuğumuz, çok sarsıldığımız karanlık tünellerden geçtik.
Derken, dünyayı saran savaşlar başladı. Savaşan biz olmasak da ekonomimiz dünyadaki bu yangından payını aldı.
Siyasi belirsizlikler, toplumsal gerilimler ve “artık bu kadarı da olmaz” dedirten absürtlüklerle yüzleştik. Ülkemiz, belki de tarihinde ilk kez bu kadar yoğun ve keskin bir nefret diliyle karşı karşıya kaldı.
Ancak inanıyorum ki bu da geçecek…
Biz bu 15 yılda “asla yaşanmaz” dediğimiz ne kadar olumsuzluk varsa hepsini göğüsledik. İşte tam da bu karanlığın ve karmaşanın ortasında, Güncel Kadın dergisi hep bir umut ışığı olarak varlığını sürdürdü.
Kadının elindeki o güçlü kalemler hiç susmadı, susturulamadı.
Kadına yönelik ikinci sınıf yaklaşımlar her ne kadar eskiye nazaran şekil değiştirmiş olsa da, kadını yok saymaya çalışan zihniyet hâlâ var.
İşte bu yüzden Güncel Kadın dergisi, o zihniyetin karşısında her zaman dik durdu; kadınların elindeki kaleme sahip çıktı ve onlara hep
“Yazın, sesinizi duyurun!” dedi.
Bir kadın olarak, özellikle yazarlık hayatımın ilk adımlarında bu derginin bana verdiği desteği asla unutamam. Beni yazmaya davet etmesi, yolumu açması ve gelişimime katkı sunması, belki de bugün elimde tuttuğum bu kalemin gücüne vesile oldu.
Bana kattığı her kelime, yüreğime dokunduğu her an için Güncel Kadın dergisine kalpten bir teşekkürü borç bilirim.
” Sanat” denildiğinde sadece vitrindeki gösterişli dünyayı anlayanlara inat, sanatı gerçeklikle harmanlayıp kucaklayan, edebiyata gönüllü bir elçilik yapan bu kıymetli yayını yürekten kutluyorum.
Hiç susmayan, adaleti ve estetiği haykıran o güçlü kadın kalemleri hep var olsun!
Bu 15 yıllık serüvende Güncel Kadın dergisine emeği, kalbi, fikri geçmiş olan kim varsa her birine minnettarız.
Hepinizin yüreğine, emeğine ve kalemine sağlık. İyi ki varsın Güncel Kadın! Dergisi
Daha nice 15 yılları hep birlikte geçirmek dileğiyle.












