• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

Güncel Kadın by Güncel Kadın
24 Eylül 2026
in Sağlık
0
Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!
0
SHARES
9
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Uzmanlar, içsel gürültünün, zihnin sürekli düşünce üretmesinden çok, işlenmemiş duygular ve yoğun dijital uyaranlarla beslenebildiğini söylüyor. 

Bastırılmış duyguların zihinde tekrar tekrar işlenmeye çalışılmasının düşünsel yoğunluğu artırabileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Buse Arslan, “İnsan beyni hayatta kalabilmek için tehditleri fark etmeye ve olası riskleri önceden tahmin etmeye programlanmıştır. Dolayısıyla zihnimiz, olumsuz ihtimalleri olumlu olanlardan daha fazla işlemeye eğilimlidir.” dedi. Sürekli bildirim, sosyal medya ve içerik akışına maruz kalmanın da zihnin bilgileri işlemesine yeterince alan bırakmadığını aktaran Arslan, içsel sessizliğin zihni tamamen boşaltmak değil, düşüncelerle mesafe kurabilmek olduğunu vurguladı.

İçsel gürültü, çoğu zaman çözümlenmemiş duygusal deneyimlerle ilişkilidir!

İçsel gürültünün, zihinde aynı anda dolaşan düşünceler, kaygılar, geçmiş yaşantılar, geleceğe ilişkin senaryolar, öz eleştiriler ve bitmemiş duygusal süreçlerin oluşturduğu zihinsel yoğunluk olarak tanımlanabileceğini dile getiren Buse Arslan, “Birçok kişi bunu ‘zihnim hiç susmuyor’ ya da ‘sürekli bir şey düşünüyorum’ şeklinde ifade eder. Aslında beynimizin düşünce üretmesi son derece doğal bir süreçtir; sorun, bu düşüncelerin yoğunluğu arttığında ve kişinin günlük yaşamını etkilemeye başladığında ortaya çıkar.” dedi.

Psikolojik açıdan içsel gürültünün çoğu zaman çözümlenmemiş duygusal deneyimlerle ilişkili olduğunu aktaran Arslan, “İnsan zihni, belirsizlikleri tamamlamaya ve anlamlandıramadığı olayları işlemeye eğilimlidir. Bu nedenle bastırılmış öfke, ifade edilememiş üzüntü, yaşanmış bir kayıp, yoğun stres ya da geleceğe dair belirsizlikler zihinde tekrar tekrar işlenmeye çalışılır. Bu süreç uzadıkça düşünceler adeta üst üste binmeye başlar ve kişi zihinsel bir kalabalığın içinde yaşadığını hisseder.” şeklinde konuştu.

Zihni susturmak yerine, duyguyu anlamak gerekir! 

Beynimizin evrimsel işleyişinin de içsel gürültünün oluşmasında rol oynadığına değinen Arslan, “İnsan beyni hayatta kalabilmek için tehditleri fark etmeye ve olası riskleri önceden tahmin etmeye programlanmıştır. Dolayısıyla zihnimiz, olumsuz ihtimalleri olumlu olanlardan daha fazla işlemeye eğilimlidir.” dedi.

Kaygılı dönemlerde bu mekanizmanın daha da aktif hâle geldiğini ve kişinin henüz gerçekleşmemiş olayları tekrar tekrar düşünmeye başlayabileceğini kaydeden Arslan, şunları söyledi:

Klinik gözlemlerimizde içsel gürültünün yalnızca düşüncelerden değil, işlenmemiş duygulardan da beslendiğini görürüz. Bazen kişi ‘Neden bu kadar düşünüyorum?’ diye sorar; ancak asıl mesele fazla düşünmek değil, hissedilen duygulara alan açamamaktır. Duygular ifade edilemediğinde ya da bastırıldığında, zihin onları düşünce yoluyla çözmeye çalışır. Bu nedenle bazı durumlarda zihni susturmaya çalışmak yerine, zihnin anlatmaya çalıştığı duyguyu anlamak çok daha işlevsel bir yaklaşım olabilir.”

Sürekli yeni uyaranlarla karşılaşmak, zihnin aldığı bilgiyi işlemesine yeterince alan bırakmıyor!

İnsan zihninin yalnızca bilgi depolayan bir yapı olmadığına işaret eden Buse Arslan, “Aynı zamanda yaşadığı deneyimleri anlamlandırmaya, duygularını işlemeye ve zihinsel olarak dinlenmeye ihtiyaç duyar.” dedi.

Ancak dijital çağda günün neredeyse her anının yeni uyaranlarla dolu olduğunu hatırlatan Arslan, “Telefon bildirimleri, sosyal medya akışları, kısa videolar, haberler ve sürekli değişen içerikler dikkatimizi durmaksızın dış dünyaya yönlendiriyor. Psikolojik açıdan bu durum, zihnin doğal ritmini bozabiliyor. Çünkü beynin yalnızca bilgi almaya değil, aldığı bilgiyi işlemeye de ihtiyacı var. Sürekli yeni uyaranlarla karşılaşmak ise bu işleme sürecine yeterince alan bırakmıyor. Sonuç olarak tamamlanmamış düşünceler, çözümlenmemiş duygular ve bilişsel yük birikmeye başlıyor. Kişi günün sonunda fiziksel olarak yorulmasa bile zihinsel olarak tükenmiş hissedebiliyor.” açıklamasını yaptı.

Dijital molalar, içsel gürültüyü azaltabilir! 

Bir diğer önemli noktanın ise sosyal karşılaştırma olduğunu ifade eden Arslan, “Sosyal medya, insanların çoğunlukla başarılarını, mutlu anlarını ve hayatlarının seçilmiş kesitlerini paylaştıkları bir ortamdır. İnsan beyni ise bu görüntüleri çoğu zaman gerçek hayatın tamamıymış gibi değerlendirme eğilimindedir. Bunun sonucunda kişi farkında olmadan kendi yaşamını başkalarının en iyi anlarıyla kıyaslayabilir. Bu da yetersizlik hissini, performans baskısını ve öz eleştirel düşünceleri artırabilir.” dedi.

Ayrıca dijital dünyanın bizi sürekli meşgul ederek yalnız kalma becerimizi de etkileyebileceğini söyleyen Arslan, “Eskiden bekleme anları, kısa yolculuklar ya da sessiz zamanlar kişinin kendi duygu ve düşüncelerini işlemesi için doğal fırsatlardı. Bugün ise bu boşlukların büyük kısmı ekranlarla dolduruluyor. Oysa psikolojik açıdan zaman zaman uyaransız kalabilmek, zihnin dinlenmesi ve duyguların işlenebilmesi için oldukça değerlidir. Dolayısıyla sorun teknolojinin kendisi değildir. Asıl önemli olan, teknolojiyi nasıl kullandığımızdır. Gün içinde dijital uyaranlardan kısa molalar vermek, dikkatimizi bilinçli şekilde yönetmek ve zaman zaman sessizliğe alan açmak, içsel gürültünün azalmasına ve zihinsel dengeyi korumaya katkı sağlayabilir.” diye konuştu.

İçsel sessizlik, zihnin boşalması değil, düşüncelerle mesafe kurabilmektir!

İçsel sessizlik kavramının çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Buse Arslan, “Pek çok kişi bunu zihnin tamamen boşalması ya da hiç düşünce kalmaması olarak hayal eder. Oysa psikolojik açıdan böyle bir durum ne gerçekçidir ne de gerekli bir hedeftir.” dedi.

İnsan beyninin sürekli çevreyi değerlendirdiğini, geçmiş deneyimleri işlediğini ve geleceğe yönelik planlar yaptığını vurgulayan Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Düşünce üretmek, beynin en temel işlevlerinden biridir. Asıl önemli olan, düşüncelerin sayısından çok onlarla kurduğumuz ilişkidir. İçsel sessizlik, zihinde hiç düşünce olmaması değil; düşüncelerin kişiyi sürekli sürüklemediği, duyguların ve zihinsel süreçlerin daha sakin yaşandığı bir farkındalık hâlidir. Psikoterapide de hedef zihni boşaltmak değildir. Hedef, kişinin zihninden geçen her düşünceyi mutlak gerçek gibi algılamaması, onlarla arasında mesafe kurabilmesi ve dikkatini istediği yöne yönlendirebilmesidir. Böylece düşünceler var olmaya devam etse bile kişi onların baskısı altında hissetmez.

Mindfulness uygulamalarında zaman zaman insanların deneyimlediği dinginlik de aslında budur. Düşünceler tamamen kaybolmaz; ancak kişi onları yakalamak ya da onlardan kaçmak yerine gelip geçmelerine izin verir. İşte psikolojik anlamda içsel sessizlik, bu kabul ve denge hâline daha yakındır.”

Önceki Yazı

Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

Güncel Kadın

Güncel Kadın

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

24 Eylül 2026
Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

24 Eylül 2026
“Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması”nın jüri üyeleri

“Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması”nın jüri üyeleri

24 Eylül 2026
Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan: Unutkanlınızı “Yaşlılıktandır” diyerek göz ardı etmeyin!

Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan: Unutkanlınızı “Yaşlılıktandır” diyerek göz ardı etmeyin!

24 Eylül 2026

Son Yazılar

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

24 Eylül 2026
Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

24 Eylül 2026
“Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması”nın jüri üyeleri

“Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması”nın jüri üyeleri

24 Eylül 2026
Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan: Unutkanlınızı “Yaşlılıktandır” diyerek göz ardı etmeyin!

Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan: Unutkanlınızı “Yaşlılıktandır” diyerek göz ardı etmeyin!

24 Eylül 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

Psikolog Buse Arslan: Zihni susturmak değil, duyguyu anlamak önemli!

24 Eylül 2026
Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

Antalya Altın portakal film festivali’nde ulusal kısa film’de yarışacak filmler açıklandı!

24 Eylül 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.