VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Avfî’nin kaleme aldığı “Bir Kıssa Bin Hisse – Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri” adlı kitabın ikinci cildini okurlarla buluşturuyor. On üçüncü yüzyıl klasik Fars edebiyatının en önemli şaheserlerinden biri olan Cevâmiü’l-hikâyât, Avfî’nin özenle seçtiği anlatıların bir araya getirildiği kapsamlı bir hikâyeler mecmuasıdır. Osmanlı döneminde yalnızca seçili bir bölümü tercüme edilen, günümüz Türkçesine ise bugüne kadar çevrilmeyen bu eser, dolayısıyla günümüz okurları tarafından da pek bilinmiyor. Serinin ikinci cildinde, bu önemli eser ilk kez günümüz Türkçesiyle daha geniş bir okur kitlesinin karşısına çıkıyor.
VakıfBank Kültür Yayınları’nın klasik kitaplığı, Avfî’nin kaleme aldığı ve Elif Çeviker’in dilimize çevirdiği “Bir Kıssa Bin Hisse – Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri” adlı eserin ikinci cildiyle genişlemeye devam ediyor. On üçüncü yüzyıl klasik Fars edebiyatının en önemli şaheserlerinden biri kabul edilen Cevâmiü’l-hikâyât’tan derlenen hikâyeler arasından seçilen anlatıları bir araya getiren eser, bu önemli klasiği günümüz okurlarıyla buluşturuyor. Osmanlı döneminde yalnızca belirli bölümleri tercüme edilen Cevâmiü’l-hikâyât, günümüz Türkçesine bütünüyle kazandırılmamıştı. Serinin ikinci cildi olan “Bir Kıssa Bin Hisse – Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri”nde Avfî, insan ve toplum hayatını olumsuz etkileyen kötü huyları ele alıyor. Haset, hırs, açgözlülük, yalan, cehalet ve sözünde durmama gibi davranışlar, Kur’an, hadis ve klasik ahlak kitaplarına yapılan göndermelerle tanımlanırken, her biri ibret verici ve çoğu zaman mizahi nitelik taşıyan hikâyelerle örneklendiriliyor. Avfî, kötü huyları yalnızca tasvir etmekle kalmıyor; bunlardan kurtulmanın yollarını ve faziletli davranışlara ulaşmanın imkânlarını da gösteriyor. Hikâyelerinde birey ile kusuru arasında ayrım yaparak yargılayıcı değil, öğretici bir yaklaşım benimseyen Avfî, çoğu zaman anlatının sonunda kıssadan hisse niteliğinde, hikâyeden çıkarılması gereken dersi ve faydayı açıkça ortaya koyuyor. Yüzyıllar öncesinden aktarılan bu insan manzaraları, zamanın değişmesine rağmen insan tabiatının özünde ne denli aynı kaldığını yeniden düşündürüyor. Bu klasiği okurken bir kıssadan bin hisse çıkarmanız ümidiyle…













