YKS maratonunun ardından gözler tercih dönemine çevrilirken, Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden’den gençlere ve ailelere dikkat çeken bir uyarı geldi. Üniversite tercihlerini yalnızca sınav puanına göre şekillendirmenin uzun vadede ciddi hayal kırıklıklarına yol açabileceğini belirten Henden, “Meslek seçimi birkaç haftalık tercih telaşına sıkıştırılamayacak kadar önemli bir yaşam kararıdır.” dedi.
Her yıl yüz binlerce genç, üniversite tercih döneminde hayatlarının en önemli kararlarından birini vermeye çalışıyor. Ancak uzmanlara göre asıl sorun, bu kararın çoğu zaman çok geç verilmesi. Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, meslek seçiminin sınav sonrasında değil, bireyin kendini tanımaya başladığı yıllarda şekillenmesi gereken uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Tercih Dönemi, 12 Yıllık Birikimin Yerini Tutamaz
Toplumda meslek seçiminin lise son sınıfta başladığı yönünde yaygın bir algı bulunduğunu ifade eden Henden, bunun önemli bir yanılgı olduğunu söyleyerek,
“Meslek seçimi aslında çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde başlayan bir farkındalık yolculuğudur. Özellikle 9’uncu sınıf sonu ve 10’uncu sınıf başı, öğrencilerin ilgi alanlarını, güçlü yönlerini ve gelecek hedeflerini keşfetmeleri için kritik dönemlerdir. Tercih dönemindeki birkaç hafta, geride bırakılan yılların eksiklerini tamamlamak için yeterli değildir. Yanlış yönlendirmeler ve geç alınan kararların sonuçları, küresel ölçekte de görülüyor. Birçok öğrenci üniversiteye başladıktan sonra bölüm değiştiriyor ya da eğitimini yarıda bırakıyor.” dedi.
“En Yüksek Puanlı Bölüm” Her Zaman En Doğru Tercih Değildir
Üniversite tercihlerinde öğrencilerin sıklıkla puan, prestij ve gelir beklentileri üzerinden hareket ettiğini söyleyen Henden, bu yaklaşımın sürdürülebilir bir kariyer için yeterli olmadığını vurgulayarak, “Bir mesleğin popüler olması ya da yüksek gelir vaat etmesi, o mesleğin sizin için doğru olduğu anlamına gelmez. İnsanların önemli bir kısmı, toplumun beklentileriyle kendi potansiyellerini karıştırıyor. Sonuçta ortaya diploması olan ama yaptığı işten tatmin olmayan profesyoneller çıkıyor.” şeklinde konuştu.
Meslek Seçiminde Üçlü Denge Şart
Dr. Elgiz Henden’e göre doğru kariyer kararının temelinde üç önemli unsur bulunuyor: yetenek, ilgi ve değerler. Bir öğrencinin sadece sevdiği alanlara değil, aynı zamanda başarılı olabileceği becerilerine de odaklanması gerektiğini belirten Henden, şunları söyledi:
“Bir şeyi sevmek başka, o işi uzun yıllar sürdürebilecek yetkinliğe sahip olmak başka bir konudur. Aynı şekilde yetenekli olduğunuz bir alanda çalışmak da tek başına mutluluk getirmez. İlgi alanlarınız, yaşamdan beklentileriniz ve kişisel değerleriniz de meslek seçiminin ayrılmaz parçalarıdır.”
Yapay Zeka Çağında Mesleklerin Değil, Yetkinliklerin Önemi Artıyor
Teknolojik dönüşümün iş dünyasını kökten değiştirdiğini vurgulayan Henden, gençlerin sadece bugünün değil yarının dünyasına da hazırlanması gerektiğini ifade ederek,
“Bugün çok popüler görünen bazı meslekler birkaç yıl sonra tamamen farklı bir yapıya dönüşebilir. Yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme birçok iş tanımını yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle gençlerin sadece meslek unvanlarına odaklanması yeterli değil. Analitik düşünme, problem çözme, öğrenme çevikliği ve teknoloji okuryazarlığı gibi beceriler geleceğin asıl sermayesi olacak.” dedi.
‘Geleceğin Meslekleri’ Söylemine Dikkat
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan “en çok kazandıran meslekler” ya da “iş garantili bölümler” söylemlerinin gençleri yanıltabildiğini belirten Henden, başarıyı belirleyen unsurun meslek adı değil, kişinin o alandaki gelişim ve üretim kapasitesi olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Hiçbir bölüm tek başına başarı garantisi sunmaz. Başarıyı belirleyen; kişinin öğrenmeye açıklığı, etik yaklaşımı, özgün bakış açısı ve kendini geliştirme isteğidir. Trendleri takip etmek önemlidir ancak yalnızca trend olduğu için yapılan tercihler uzun vadede mutsuzluk yaratabilir. Üniversite sınavı hayatınızın tamamını belirleyen bir son durak değildir. Tercih süreci ise kendinizi tanıma yolculuğunun başlangıcı olmamalıdır. Bugün vereceğiniz kararları sadece puanınıza değil, yeteneklerinize, ilgi alanlarınıza ve yaşam değerlerinize dayandırın. Meslek seçimi başkalarının sizin adınıza yazacağı bir hikaye değil; sizin kendi potansiyelinizi ortaya çıkaracağınız uzun bir yolculuktur. Manipülatif vaatlere değil, bilimsel verilere, gerçek araştırmalara ve kendi öz sesinize güvenin. Çünkü doğru meslek, yalnızca iyi bir kariyer değil, aynı zamanda anlamlı bir yaşamın da temelidir.”













