• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında

Güncel Kadın by Güncel Kadın
2 Haziran 2026
in Yazarlar
0
Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında
0
SHARES
11
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

DÜNYA MİRASINA KARŞI SESSİZ SAVAŞ

Bu bir kaplumbağa yazısı değildir.

Bu, insanlığın kendisinden başka canlılarla birlikte yaşama becerisini kaybetmeye başlamasının yazısıdır.

Bu, doğanın sınırlarını zorlayan ekonomik modelin, kontrolsüz tüketimin ve sınırsız büyüme anlayışının yazısıdır.

Bu, dünya mirasına karşı yürütülen sessiz savaşın yazısıdır.

Geçtiğimiz günlerde Fethiye Çalış Plajı’nda, Fethiye Kent Konseyi Ekoloji Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren Kumun Bekçileri gönüllüleriyle tanıştım.

Yürüttükleri çalışma ilk bakışta yerel bir çevre hareketi gibi görülebilir.

Oysa mesele çok daha büyüktür.

Çünkü korumaya çalıştıkları yalnızca birkaç yuva değildir.

Yalnızca bir sahil değildir.

Yalnızca bir canlı türü değildir.

Korumaya çalışılan şey, insanlığın ortak mirasıdır.

Caretta carettalar milyonlarca yıldır Akdeniz kıyılarına dönmektedir.

İnsanlığın yazılı tarihinden çok daha uzun süredir bu sahillerin sessiz tanıkları olarak varlıklarını sürdürmektedirler.

İnsan uygarlıkları ortaya çıkmadan önce de bu gezegendeydiler.

Bugün kullandığımız devletlerden, sınırlardan, şehirlerden ve ekonomik sistemlerden çok daha eski bir yaşam döngüsünün temsilcileridir.

Bu nedenle caretta carettalar yalnızca biyolojik bir tür değildir.

Onlar gezegenin yaşayan hafızasıdır.

Onlar dünya mirasıdır.

Türkiye bu mirasın korunmasında sıradan bir ülke değildir.

Bu nedenle Dalyan’da kaybedilen bir yuva yalnızca Türkiye’nin kaybı değildir.

Fethiye’de zarar gören bir caretta yalnızca yerel bir sorun değildir.

Bu kayıp, insanlığın ortak mirasında açılan bir eksilmedir.

Dalyan.

Fethiye.

Patara.

Belek.

Anamur.

Samandağ.

Akdeniz’in en önemli yuvalama alanlarının önemli bir bölümü Türkiye kıyılarında bulunmaktadır.

Bu nedenle Türkiye yalnızca kendi kıyılarını korumamaktadır.

Türkiye, insanlığın ortak mirasının önemli bir bölümünü korumaktadır.

Bu sorumluluk yalnızca çevre politikası değildir.

Medeniyet sorumluluğudur.

Bilim insanlarının yıllardır ortaya koyduğu veriler son derece çarpıcıdır.

Denize ulaşan yavruların yalnızca çok küçük bir bölümü erişkin yaşa ulaşabilmektedir.

Yaygın kabul gören hesaplamalara göre yaklaşık bin yavrudan yalnızca biri yetişkinliğe ulaşabilmektedir.

Bu gece denize ulaşan bin yavru varsa, yaklaşık dokuz yüz doksan dokuzu yaşam mücadelesini kaybedecektir.

Doğa zaten son derece ağır bir eleme uygulamaktadır.

İnsan müdahalesi ise o bir yavrunun şansını da elinden almaktadır.

İnsan faaliyetleri ise bu zorluğu katlayarak artırmaktadır.

Sorulması gereken soru açıktır:

Doğanın zaten elediği bir yaşam mücadelesine insanın müdahale etmeye hakkı var mıdır?

Deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü milyonlarca yıldır büyük ölçüde değişmeden devam etmektedir.

Dişi carettalar yumurtlamak için doğdukları kıyılara dönmektedir.

Bu dönüş çoğu zaman yaklaşık 25 ila 30 yıllık bir yaşam döngüsünün sonucudur.

Bugün kaybedilen her yavru yalnızca bugünün kaybı değildir.

Yaklaşık otuz yıl sonraki neslin de kaybıdır.

Bugün yok edilen her yuva, gelecekten eksiltilmiş bir yaşamdır.

Yumurtlamak için kıyıya çıkan carettalar karanlığa ihtiyaç duyar.

Yavrular yönlerini ay ışığı ve yıldızların denizdeki yansımalarına göre belirler.

Modern kıyı yaşamı ise geceyi ortadan kaldırmaktadır.

Sahil aydınlatmaları.

Projektörler.

İşletme ışıkları.

Reklam panoları.

Telefon ekranları.

Yavrular yönlerini şaşırmaktadır.

Deniz yerine karaya yönelmektedir.

Bitkin düşmektedir.

Ölmektedir.

Şunu açıkça söylemek gerekir:

Bir yavru carettayı bazen avcı öldürmez.

Bazen kapatılmayan bir lamba öldürür.

Sorun yalnızca ışık kirliliği değildir.

Sorun aynı zamanda gürültüdür.

Sorun aynı zamanda işgaldir.

Sorun aynı zamanda insanın kendisini doğanın sahibi sanmasıdır.

Gece saatlerinde yuvalama alanlarına giren insanlar.

Telefon flaşlarıyla yapılan çekimler.

Yüksek sesli müzikler.

Kontrolsüz sahil kullanımı.

Merak adı altında yapılan müdahaleler.

Bütün bunlar tek bir soruyu gündeme getiriyor:

Bir canlı kendi yaşam alanında huzur bulamıyorsa, istilacı kimdir?

Sorun yalnızca kıyılarda da yaşanmamaktadır.

Akdeniz genelinde yapılan araştırmalar, her yıl yaklaşık 132 bin deniz kaplumbağasının balıkçılık faaliyetleri nedeniyle ağlara takıldığını göstermektedir.

Yaklaşık 44 bininin yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir.

Bu sayı bazı ilçe nüfuslarından daha fazladır.

Aradaki fark, bu kaybın sessiz gerçekleşmesidir.

Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir.

Bu rakamlar her yıl sessizce yok olan on binlerce canlıdır.

Sürat tekneleri ve pervane darbeleri nedeniyle yaralananların sayısı ise her yıl artmaktadır.

Bir insanın birkaç dakika daha hızlı gitme isteği başka bir canlının hayatına mal olabilmektedir.

Burada sorulması gereken soru da açıktır:

Konfor hakkı mı daha değerlidir, yaşam hakkı mı?

Mesele yalnızca Türkiye’nin sorunu değildir.

Florida’da da aynı mücadele verilmektedir.

Yunanistan’da da.

İspanya’da da.

Meksika’da da.

Avustralya’da da.

Sorun caretta carettalar değildir.

Sorun, insanlığın büyüme anlayışı ile gezegenin sınırları arasındaki çatışmadır.

İnsan genişlemektedir.

Doğa daralmaktadır.

İnsan tüketmektedir.

Yaşam alanları küçülmektedir.

İnsan büyüdüğünü düşünmektedir.

Gezegen ise yoksullaşmaktadır.

İnsanlık tarihi boyunca miras kavramı çoğu zaman taş yapılar üzerinden tanımlandı.

Piramitler korundu.

Saraylar korundu.

Katedraller korundu.

Anıtlar korundu.

Oysa Piramitler yaklaşık dört bin beş yüz yıllıktır.

Caretta carettaların ataları ise yüz milyonlarca yıldır bu gezegendedir.

Bir duvar zarar gördüğünde ayağa kalkıyoruz.

Bir bina yıkıldığında uluslararası kampanyalar başlatıyoruz.

Peki milyonlarca yıllık bir yaşam döngüsü tehdit altına girdiğinde neden aynı duyarlılığı göstermiyoruz?

Taşı koruyoruz.

Duvarı koruyoruz.

Binayı koruyoruz.

Peki yaşamı neden korumuyoruz?

Caretta carettalar yalnızca ekolojik değer değildir.

Bilimsel değerdir.

Kültürel değerdir.

Turizm değeridir.

Doğa mirasıdır.

Dünya mirasıdır.

Bir türün yok oluşu yalnızca biyolojik bir kayıp değildir.

İnsanlığın ortak hafızasından bir sayfanın kopmasıdır.

Kumun Bekçileri gönüllülerinin önemi tam da burada ortaya çıkmaktadır.

Korudukları şey yalnızca yuvalar değildir.

Hatırlattıkları şey yalnızca çevre bilinci değildir.

Onlar çok daha temel bir gerçeği hatırlatmaktadır:

Bu dünyanın sahibi değiliz.

Bu gezegenin tek sakini değiliz.

Bu kıyıların tek kullanıcısı değiliz.

Medeniyet sahip olmakla değil, paylaşabilmekle ölçülür.

Yerel yönetimlere görev düşmektedir.

Turizm sektörüne görev düşmektedir.

Denetim mekanizmalarına görev düşmektedir.

Balıkçılara görev düşmektedir.

Tekne sahiplerine görev düşmektedir.

Vatandaşlara görev düşmektedir.

Yuvalama alanları tavizsiz biçimde korunmalıdır.

Işık kirliliği etkin biçimde denetlenmelidir.

Sürat tekneleri sıkı kurallara tabi tutulmalıdır.

Balıkçılıkta koruyucu yöntemler yaygınlaştırılmalıdır.

Çevre eğitimi kampanya olmaktan çıkarılıp yaşam kültürüne dönüştürülmelidir.

Vicdanın durduramadığını hukuk durdurmalıdır.

Çalış Plajı’ndan ayrılırken aklımda caretta carettalar kadar insanlık vardı.

Çünkü mesele bir türün geleceğinden çok daha büyüktür.

Mesele, insanın kendisinden başka canlılara yaşam hakkı tanıyıp tanımayacağıdır.

Mesele, birlikte yaşamayı öğrenip öğrenemeyeceğimizdir.

Çünkü bir türün yok oluşu, yalnızca doğanın kaybı değildir.

İnsanlığın ahlaki bilançosuna yazılmış bir başarısızlıktır.

Caretta carettalar milyonlarca yıldır aynı kıyıya dönmeyi başarıyor.

İnsanlığın hâlâ öğrenemediği şey ise o kıyıları paylaşabilmek.

 

 

Önceki Yazı

“Bir Anne Hakkında” Dünya prömiyerini 28. Şanghay Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirecek

Sonraki Yazı

İnci Nur Ülkü: Yalnız ebeveynler maratonu tek başına koşuyor!

Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sonraki Yazı
Aile içi problemler, çocukların okula gitme isteğini olumsuz etkiliyor

İnci Nur Ülkü: Yalnız ebeveynler maratonu tek başına koşuyor!

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Otrera çanta’dan kontrollü büyüme hamlesi

Benek Karaca: “Tüketici Artık Ürün Değil, Aidiyet Satın Alıyor”

2 Haziran 2026
Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

2 Haziran 2026
Aile içi problemler, çocukların okula gitme isteğini olumsuz etkiliyor

İnci Nur Ülkü: Yalnız ebeveynler maratonu tek başına koşuyor!

2 Haziran 2026
Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında

Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında

2 Haziran 2026

Son Yazılar

Otrera çanta’dan kontrollü büyüme hamlesi

Benek Karaca: “Tüketici Artık Ürün Değil, Aidiyet Satın Alıyor”

2 Haziran 2026
Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

2 Haziran 2026
Aile içi problemler, çocukların okula gitme isteğini olumsuz etkiliyor

İnci Nur Ülkü: Yalnız ebeveynler maratonu tek başına koşuyor!

2 Haziran 2026
Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında

Aşkım Tan: Caretta Carettalar değil, insanlığın geleceği tehdit altında

2 Haziran 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Otrera çanta’dan kontrollü büyüme hamlesi

Benek Karaca: “Tüketici Artık Ürün Değil, Aidiyet Satın Alıyor”

2 Haziran 2026
Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

Dünya çocuk edebiyatının liderleri İstanbul’da buluşuyor

2 Haziran 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.